• BIST 107.693
  • Altın 143,178
  • Dolar 3,5353
  • Euro 4,1382
  • Samsun 29 °C
  • Ankara 26 °C
  • İstanbul 24 °C
  • KOMBİNELER SATIŞA ÇIKTI 
  • ÇAĞRI ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI
  • ÇARŞAMBASPOR TOPBAŞI YAPTI 
  • KOMBİNELER SATIŞA ÇIKTI 
  • ÇAĞRI ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI
  • ÇARŞAMBASPOR TOPBAŞI YAPTI 

“DAVAM” KİTABI “2. BASKI”YA GİRERKEN/4

Ali Kayıkçı

*  “Allahü teâlâ Peygamberini hidâyet ve hak din İslâmiyet ile gönderdi. İslâm dînini diğer dinler üzerine üstün kıldı. (Muhammed aleyhisselâmın hak) peygamber olduğuna şâhid olarak Allah yeter.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Fetih Sûresi, âyet: 28)  
*   “Ey Rabbimiz!.. Eşlerimizden, gözümüzün nûru olacak kimseleri  (genç nesli) bizlere ihsân eyle!..”                                        (Kur’ân-ı Kerîm; Furkân Sûresi, âyet 74)                                                                                                                       
 *  “Şânım hakkı için, size öyle bir kitap indirdik ki, bütün şân ve şerefiniz ondadır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?..” (Kur’ân-ı Kerîm; Enbiyâ Sûresi, âyet 10) 
* “Oku o yaratan Rabbinin adıyla!.. Oku, o keremine nihayet olmayan Rabbindir, kalem ile yazmayı öğreten O’dur. O, insana bilmediği şeyleri öğretti. Sakın okumamazlık etme!..  Çünkü insan,  muhakkak azgınlık eder.” (Kur’ân-ı Kerîm; Alak Sûresi, âyet 1, 3-6)
*   “Bir zaman gelir ki, İslâmiyet’e yapışmak, elinde ateş tutmak gibi güç olur.”, “El-Küfru milletun vâhide (Küfür tek millettir)” , “Bazı şiirler, elbette apaçık bir hikmettir…”, “Hikmetli söz müminin yitiğidir. Onu nerede bulursa, hemen alır.”,  “Büyüleyici sözler gibi, hikmetli şiirler de vardır...”,  “Şâir Hassan’ın sözleri, düşmana ok yarasından daha tesirlidir…”,  “Şiir, bir söz ki, güzeli daha güzel, çirkini daha çirkindir...” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi vesellem”)  
*  “Öldükten sonra yaşamak isterseniz, ölmez bir eser bırakınız!..”  (Hz. Ali “r. anh”)
 * “Kitap, istikbâle yollanan bir mektuptur.”  (Mevlânâ Celâleddîn Rûmî “r. aleyh”)   
 *“Bir şehir için olmazsa olmaz üç şey vardır: Kanalizasyon,  hamam, kütüphâne.   Kanalizasyonla şehrin kirlerini yıkarız, hamamda bedenlerimizi, kütüphânelerde ise rûhlarımızı…”   (Fâtih S. Mehmet)                         
*    “Bilgilerin doğru olması kâfi değil. Esas olan yazarıdır. Yazarının rûhâniyyeti satırların arasında dolaşır. Yazan ihlâslı birisi ise, okuyan istifâde eder. İhlâslı değilse, fâsıksa, habîs rûhu kitâba aks eder. Okuyan zarar görür de haberi bile olmaz. İşte,  Müslümanlar böyle kitâpları okuyunca kalblerinde bir kararma meydana gelir. Kitâbı yazan, yazdığından daha mühimdir. Temiz su, temiz borudan geçerse temiz olur. Temiz su, pis borudan geçerse temiz olur mu?.. Pis borudan akan sudan şifâ olmaz.” ( Hüseyin Hilmi Işık “r. aleyh” Efendi; Eyüp/İstanbul, 1911- Eyüp/İstanbul, 2001)                          
*  “Kitap insanı, insan dünyâyı değiştirir.”   (Hekimoğlu İsmail/Ömer Okçuoğlu)
*   “Dünyâyı nasıl insansız düşünemezsek, insanı da kitapsız düşünemeyiz.”   (Suut Kemâl Yetkin)                                         
*    “Son otuz yıldan beri, ille de Kıbrıs, Kıbrıs, Kıbrıs demelerinin temelinde yatan sebep budur. Kıbrıs, Karpaz Yarımadası’yla elini Türkiye’nin bağrına uzatmış, Türkiye’nin koynunda bulunan bir adadır. Bu Ada, maazallah, yabancıların elinde olacak olursa, buradan Anadolu’ya sıçramak, buradaki hava üstlerinden Anadolu’nun her yerine süratle ulaşmak çok kolaylıkla mümkün olur. Hatta buradaki orta menzilli füze rampalarıyla, Anadolu’nun çeşitli yerlerini tahrip etmek mümkündür. Kıbrıs, Akdeniz’in ortasında yüzen büyük bir uçak gemisine benziyor. Bunu ele geçiren Akdeniz’e hâkim olur. Bundan dolayıdır ki Türkiye için hayatî  önemi vardır. Kıbrıs’ta en ufak bir taviz verilmeye kalkışıldığı takdirde bu, çorap söküğü gibi gelir. Önce Kıbrıs’ın elden gitmesini doğurur. Arkasından Ege gelir, arkasından Doğu Anadolu gelir, arkasından Ermenistan gelir, Pontus gelir,  Bizans gelir.”  (Prof. Dr. Necmettin Erbakan-54. Hükûmet Başbakanı)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
“Kıbrıs Davamız” başlığı altında, eserin 149-164. sayfalarında yayınlanan bu bölümde; rahmetli “Erbakan Hoca” Kıbrıs’ın târihçesi hakkında bilgiler verdikten ve buranın Osmanlılar zamanında “40 bin şehîd”le “Haçlı”nın pençesinden kurtarıldığını belirttikten ve;  1960, 1963 ve 1967 yıllarında Rûmlarının gerçekleştirdiği katliâmların akabinde 1974’e gelindiğinde, EOKA Lideri Sampson’un, adayı Yunanistan’a “ilhak” etme kararı ile bu cinâyetlere tekrar başlandığını, bu son olayların ise kendilerinin Hükûmet ortağı oldukları döneme rastladığını ifâde eyledikten sonra da şöyle devam etmektedir:
“Bizden önce, bilindiği gibi Sayın İsmet İnönü başbakandı. Kıbrıs’ta büyük katliamlar oldu. Bu katliamlar karşısında sadece Ada’nın üstünde bir uçak uçurdu. Oluk oluk kan akarken hiçbir şey yapamadı. Onun arkasından Sayın Demirel geldi. O, uçağı da uçuramadı. Ama, ne vakit, 1974’te Millî Görüş Hükümet’e koalisyon ortağı olarak dahi olsa iştirak edince iş değişti. Ada’da katliam başladığı zaman, Sampson, ensesinde hakkın, adaletin, Millî Görüş’ün pençesini buldu. Kıbrıs Barış Harekâtı’yla, Kıbrıslı mücahitler ve kahraman ordumuz modern savaşın en ileri örneklerini bütün dünyaya parmak ısırtacak şekilde gösterdi. Çünkü Kıbrıs Savaşı, denizde, havada ve karada yapılmış kombine bir savaştır. Parlak bir askerî harekâtla Kıbrıs kurtarılmıştır. O günden bugüne kadar da Kıbrıs’ta, oluk oluk akan kan durmuş, Ada’ya huzur ve barış gelmiştir.
Ne yazık ki bu Ada, dış mihraklar tarafından İsrail’in emniyeti için kullanılmak isteniyor. Siyonizm’in Kıbrıs’taki hedefi şudur: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kaldırılsın, Müslümanlar çekilsin, Ada ile hiçbir ilgileri kalmasın; böylece Kıbrıs’ı bütünüyle elimize geçirelim, oradaki Dikelya’yı bir Amerikan üssü yapalım; bu üs vasıtasıyla İsrail’in emniyetini koruyalım! Çünkü İsrail, her ne kadar kurulmuş ise de bir buçuk milyarlık İslam âleminin ortasında bulunduğu için, hep korkulu rüyayla yaşıyor. Bir gün bunlar birleşir, beni denize dökerlerse diye korkuyor.” 
Ve, “serlevha”da devam eden sözlerinden de anlaşılacağı üzere bu “korku”nun bir netîcesi olarak Kıbrıs, tek devlet olarak kabul edilmiş ve Rûm kesimi AB’ye üye olarak alınmıştır. 
Ve, yine O’nun deyişiyle “Kıbrıs Barış Harekâtı, Osmanlı’nın toprak kaybetmeye başladığı Karlofça Antlaşması’ndan bu yana, son 300 yılda kazanılan en stratejik zaferdir.”
Sonraki satırlarda da rahmetli Erbakan’ın içeride Hükûmet ortağı CHP’ye, dışarıda da Ecevit’e karşı yürüttüğü mücâdele anlatılmakta; askere verilen “Yürüyün! Harekâtı başlatın!..” komutu ile zaferin nasıl kazanıldığı, târihî bir ibret belgesi olarak dile getirilmektedir…
 Diyoruz ve bu his ve düşünceler ile kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımızla Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı baş başa bırakıyoruz…
 Kalbî sevgi ve saygılarımızla!..                                           * - * - * - * - * -                                                    “MSP” çalıştı, “Erbakan” koştu; 
“Yükleyin!..” deyince, “Harekât” coştu; 
“Semih Sancar Paşa” verince muştu…
“G-5 Hattı” yandı, korktu “Larnaka”;
“New York” la “Atina”, birden tutuştu…

“Ecevit: Ateşkes, ateşkes-barış”;
Ağızlar açıldı, gözler bir karış;
“Butros Gali” aktör, “BM”yle yarış…
“G-5 Hattı” yandı, korktu “Larnaka”;
“Ay-yıldız” kavuştu, boşaldı Maraş…

“Güzelyurt-Magosa”, ediyor şenlik; 
“Butros” “salam” keser, kaynatır demlik; 
“Biz”den alıp “Rûm”a, yapacak “temlik”…
“G-5 Hattı” yandı, korktu “Larnaka”;
“İsrail” sevmezmiş, dikenlik-tellik…

KAYIKÇ’Ali der ki, “Asker” kazandı; 
“Eceruf” zafere, haksız uzandı; 
“Hoca” doğru idi, “doğru” yazandı…
“G-5 Hattı” yandı, korktu “Larnaka”;
“Eoka’cı Rûmlar”, barış bozandı…
                            (Devam edecek)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim