• BIST 81.712
  • Altın 147,331
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Samsun 7 °C
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 7 °C
  • MUSTAFA SEVGİ BİLDİĞİNİZ GİBİ !
  • TARAFTAR DAHA NE YAPSIN !
  • YİNE DEPLASMAN HÜSRAN ! 2-0
  • MUSTAFA SEVGİ BİLDİĞİNİZ GİBİ !
  • TARAFTAR DAHA NE YAPSIN !
  • YİNE DEPLASMAN HÜSRAN ! 2-0

“DAVAM” KİTABI “2. BASKI”YA GİRERKEN/3

Ali Kayıkçı

*  “Allahü teâlâ Peygamberini hidâyet ve hak din İslâmiyet ile gönderdi. İslâm dînini diğer dinler üzerine üstün kıldı. (Muhammed aleyhisselâmın hak) peygamber olduğuna şâhid olarak Allah yeter.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Fetih Sûresi, âyet: 28)  
*   “Ey Rabbimiz!.. Eşlerimizden, gözümüzün nûru olacak kimseleri  (genç nesli) bizlere ihsân eyle!..”                                        (Kur’ân-ı Kerîm; Furkân Sûresi, âyet 74)                                                                                                                       
 *  “Şânım hakkı için, size öyle bir kitap indirdik ki, bütün şân ve şerefiniz ondadır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?..” (Kur’ân-ı Kerîm; Enbiyâ Sûresi, âyet 10) 
* “Oku o yaratan Rabbinin adıyla!.. Oku, o keremine nihayet olmayan Rabbindir, kalem ile yazmayı öğreten O’dur. O, insana bilmediği şeyleri öğretti. Sakın okumamazlık etme!..  Çünkü insan,  muhakkak azgınlık eder.” (Kur’ân-ı Kerîm; Alak Sûresi, âyet 1, 3-6)
*   “Bir zaman gelir ki, İslâmiyet’e yapışmak, elinde ateş tutmak gibi güç olur.”, “El-Küfru milletun vâhide (Küfür tek millettir)” , “Bazı şiirler, elbette apaçık bir hikmettir…”, “Hikmetli söz müminin yitiğidir. Onu nerede bulursa, hemen alır.”,  “Büyüleyici sözler gibi, hikmetli şiirler de vardır...”,  “Şâir Hassan’ın sözleri, düşmana ok yarasından daha tesirlidir…”,  “Şiir, bir söz ki, güzeli daha güzel, çirkini daha çirkindir...” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi vesellem”)  
*  “Öldükten sonra yaşamak isterseniz, ölmez bir eser bırakınız!..”  (Hz. Ali “r. anh”)
 * “Kitap, istikbâle yollanan bir mektuptur.”  (Mevlânâ Celâleddîn Rûmî “r. aleyh”)   
 *“Bir şehir için olmazsa olmaz üç şey vardır: Kanalizasyon,  hamam, kütüphâne.   Kanalizasyonla şehrin kirlerini yıkarız, hamamda bedenlerimizi, kütüphânelerde ise rûhlarımızı…”   (Fâtih S. Mehmet)                         
*    “Bilgilerin doğru olması kâfi değil. Esas olan yazarıdır. Yazarının rûhâniyyeti satırların arasında dolaşır. Yazan ihlâslı birisi ise, okuyan istifâde eder. İhlâslı değilse, fâsıksa, habîs rûhu kitâba aks eder. Okuyan zarar görür de haberi bile olmaz. İşte,  Müslümanlar böyle kitâpları okuyunca kalblerinde bir kararma meydana gelir. Kitâbı yazan, yazdığından daha mühimdir. Temiz su, temiz borudan geçerse temiz olur. Temiz su, pis borudan geçerse temiz olur mu?.. Pis borudan akan sudan şifâ olmaz.” ( Hüseyin Hilmi Işık “r. aleyh” Efendi; Eyüp/İstanbul, 1911- Eyüp/İstanbul, 2001)                          
*  “Kitap insanı, insan dünyâyı değiştirir.”   (Hekimoğlu İsmail/Ömer Okçuoğlu)
*   “Dünyâyı nasıl insansız düşünemezsek, insanı da kitapsız düşünemeyiz.”   (Suut Kemâl Yetkin)                                                                         
*    “Bir ülkenin en büyük gücü; tankı, topu, tüfeği değil, îmânlı evlâtlarıdır.”,   “İslâm; bütün insanlığı eşit haklara sahip görür, hakkı üstün tutar, sömürüyü reddeder, kimsenin kimseye kul ve köle olmasını kabul etmez. Bu yüzden Siyonizm tarihi boyunca, hep hakkı üstün tutan İslâm’ı hedef almıştır.”,  “Ey Genç Kardeşim! Hayat; doğruyla yanlışın, güzelle çirkinin, faydalıyla zararlının, adaletle zulmün mücâdelesinden ibarettir. İslâm sâdece Müslümanlara değil bütün dünyaya huzur ve barış getirecek değerleri bünyesinde taşımaktadır. Gençler de bu barışın teminatıdır. Barış, kardeşlik, sevgi, adalet ve huzur, tüm insanlığın ortak talebidir.” , “Bu meseleyi (Irak-Kuveyt ihtilâfını) barış yoluyla çözmek için 22 gün 22 gece sürekli çalıştık. Konferanslarda, toplantılarda, ikili temaslarda hep bu meseleyi ve barışın nasıl sağlanacağını konuştuk. O kadar çok ülke, şehir dolaşıp o kadar çok yerde konakladık ki bazen gece uyandığımda hangi şehirde olduğumu, hangi otelde yattığımı hatırlamak için bir müddet düşünmek zorunda kalıyordum. Bütün     bu temaslar sırasında Arapça konuşmalarda yoğun bir şekilde duyduğum ‘Ezmetü’l-Haliç’ (Körfez Krizi) sözü, Türkiye’ye döndükten sonra da günlerce kulaklarımda çınlamaya devam etti.” (Prof. Dr. Necmettin Erbakan-54. Hükûmet Başbakanı)
                                           
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Eserin 4. Bölümü olan “İslam Birliği Davamız”, sayfa 119’dan başlamakta ve 148. sayfada sona ermektedir. Burada, yukarıda “serlevha” olarak verdiğimiz rahmetli “Prof. Dr. Necmettin Erbakan”ın sözlerinin devamında da aynen şöyle denilmektedir:
“Heyhat ki heyhat!.. Çok yazık! Krizin tarafları olan Irak ve Kuveyt yönetimlerinin basiretlerinin ve idraklerinin bağlanması, hırslarının ve egolarının ağır basması, resmin tamamını görmeye bir türlü yanaşmamaları, yaptığımız onca ikazların önem ve ciddiyetini kavrayamamaları, Siyonistlerin işlerini kolaylaştırdı. Siyonizm’in kuklası olan Amerika ve Batılı müttefikleri; bütün ağır silâh ve güçleriyle Irak’ın üzerine çullandı. Günlerce Irak’ın büyük şehirleri havadan dövüldü, ezildi. Çöl Harekâtı’yla Saddam Hüseyin’in bütün kara güçleri yok edildi. Sivil-asker ayrımı yapılmadan Bağdat, Basra on binlerce sortilik saldırılarla bombalandı. Emperyalizmin önündeki en önemli bentlerden biri olan Irak çökertildi; kendini savunamaz hâle getirildi. Kuveyt’te tek bir Irak askeri kalmadı. Hepsi çıkarıldılar ama Irak’a geçmelerine bile müsaade edilmedi. Çekilmekte olan tüm Irak birlikleri; konvoylar, Halı Süpürme Operasyonu denen vahşi bombardımanlarla, acımasızca yakıldılar, yok edildiler. Çöl yollarında on binlerce askerî kamyon, tank, cip vesaire imha edildi. Irak Ordusu’nun savaşma yeteneği adamakıllı azaltıldıktan sonra savaş bitti. 
Körfez Krizi’ni güçlü bir barış projesiyle bitirmeye çalışırken Müslüman ülkeleri bekleyen bu korkunç akıbetleri ve sonuçları tahmin etmek zor değildi. İslam dünyası şimdi tarumar ve harap bir hâldedir. Akdeniz’in etrafındaki Müslüman ülkeler, birer birer emperyalizmin kontrolüne geçmiş, Türkiye ve İran kuşatılmıştır. Siyonist Ezen Güç’ün baltası havaya kalkmış, tepemize ne zaman inecek diye bekliyoruz.”
Diğer bölümlerde olduğu gibi bu bölümdeki açıklama/konuşma/beyânat veya yazının ne zaman ve nerede kaleme alındığını maalesef bilemediğimiz için; bu tarihten (?) sonra geçen yıllar içerisinde ülkemizin ve bütünüyle de İslâm Dünyası’nın hangi bâdireleri atlattığını tam olarak söyleyemiyor isek de başlatılan “Arap Baharı” ile;
-“BOP Projesi” ve “Hedef Ülkeler” kapsamında; Suriye, Libya, Mısır, Yemen, Fas, Tunus, Cezayir, Afganistan… gibi İslâm ülkelerine,
-Türkiye’de “28 Şubat”tan “Gezi Parkı” ve “17 Aralık Operasyonları”na,
-Güney Asya’da, Bosna-Hersek’te, Kafkaslar’da, Filistin’de, Burma’da, Orta Afrika’da… yaşanan Müslüman kıyımlarında,                                               -Birleşmiş Milletler’in Güvenlik Konseyi oyunlarına kadar, hep bunları gördük ve görmeye de devam ediyoruz…
Niçin?.. O’nun kurduğu “D-8’ler” olmadığı, “İslâm NATO”su, “İslâm Ortak Pazarı”, “Müslüman Barış Gücü” vs. kurulamadığı, “İslâm Dinarı”na geçilemediği için değil de nedir?!..
Diyoruz ve bu his ve düşünceler ile kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı baş başa bırakıyoruz:
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…                                          * - * - * - * - * -     
Müslümanlar, 3-5 kâfir elinde; 
Kırıldıkça, kırılıyor; gün-begün!..
Müslümanlar, 3-5 kâfir dilinde…
Bölündükçe, bölünüyor gün-begün; 
Birkaç gâfil, nice haîn selinde…

Bölündükçe, feryâd-figân boşuna; 
Siyonist’in, bunlar gider hoşuna; 
“Ezen Güç”ün, düşmeye gör av’cuna…
Birkaç gâfil, nice hain selinde; 
Hangi kedi, acır kafes kuşuna?..

3-5 kâfir; Amerika, Rusya, Çin;
Fransa’sı, İngiliz’i; var niçin?
AB ile, olur sanma hür seçim…
Birkaç gâfil, nice hain selinde;
Haçlı güruh, saklar bize gizli kin…

Irak-Kuveyt, yakın târih çap-canlı;
Saddam malûm, Humus’tan eli kanlı; 
İran-Irak, sorsan iki îmânlı…
Birkaç gâfil, nice hain selinde; 
Şehîd düştü, milyonla delikanlı… 

Körfez gitti, pek oldu ABD’ye; 
Suudîler, düştü daha öteye; 
“Ezen Güç”ler, kese kattı keseye…
Birkaç gâfil, nice hain selinde;
Müslümanlar, bel bağlamış nereye?..

Kayıkç’ali, ERBAKAN’a kulak ver!..
Hak sözüne, kulak verir, kara yer;
Kara yer ki, sağırları bir gün yer…
Birkaç gâfil, nice hain selinde;
Kimi vardır, sırlar verir, kimi ser… 
                            (Devam edecek)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim