• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Samsun 19 °C
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 26 °C
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 

“CÜCE”LERİ, “YÜCE” DİYE YUTTURDUN!..

Ali Kayıkçı

*“Onlar sağır, dilsiz ve kördür, bu hâllerinden dönüp îmân etmezler!”     (Kur’ân-ı Kerîm, Bakara Sûresi, âyet 18)         *“Kalbleri var, ama anlamazlar; gözleri var, ama görmezler; kulakları var, ama işitmezler.”, (…) “Onları doğru yola çağırsan işitmezler. Sana bakarlar, ama görmezler.”(Kur’ân-ı Kerîm, Araf Sûresi, âyet 179, 198)                            *“Mü’minler, mü’minleri bırakıp kâfirleri velî (dost) edinmesinler. Kim böyle yaparsa,  Allah ile ilişiğini kesmiş olur.”(Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet: 28)
*“Düşmanınız olan kavmi takip etmekte gevşeklik göstermeyin!..”; “Sakın hâinlerin savunucusu olma!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 103 ve 105’den)
*“Bazı şiirler, elbette apaçık bir hikmettir…”, “Hikmetli söz müminin yitiğidir. Onu nerede bulursa, hemen alır.”,  “Büyüleyici sözler gibi, hikmetli şiirler de vardır...”, “Şâir Hassan’ın sözleri, düşmana ok yarasından daha tesirlidir…”, “Şiir, bir söz ki, güzeli daha güzel, çirkini daha çirkindir...” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi vesellem”)
*“Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı, okuma-yazmanın yaygınlaşmasını sağlama değildir. Devrimin temel gayelerinden biri, yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap-İslam dünyası ile bağları koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı. Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik. Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı.” (İsmet İnönü- Hatıralar, c. 2. S. 223)
*“Artık 1935’teyiz. On iki senelik bir müddet zarfında, yeni Türk, kendine yeni bir ruh, yeni bir ahlâk, yeni bir tarih, hattâ, Allah’ı artık Tanrı diye andığı için, diyebilirim ki yeni bir Allah yaratmıştır.” (Kemalizm-Tekin Alp; Cumhuriyet Gazete ve Matbaası-İstanbul 1936, s. 171.
*“Kamalizm, bütün dinlerin üstünde bir yaşamak dinidir.”(CHP Edirne Milletvekili Şeref Aykut)
*“Bugünden sonra; divanda-dergâhta, bargâhta, mecliste-meydanda Türkçeden başka dil konuşulmaya!..”
(Karamanoğlu Mehmet Bey–12 Mayıs 1277)
*“Türkiye’ye gideceğim. Yeryüzünde iki Türk var ise, biri mutlaka benim. Ben Türk’üm, ama Jön Türk değilim.”(S.Abdülhakîm Arvâsî: Doğu Anadolu’nun Gerçeği;   S.  Ahmet Arvâsî; Ankara–1988, s. 75)
*“Türkiye’nin en mühim dâvâsı, hiç şüphesiz, dil dâvâsıdır.” (Prof. Dr. Mehmet Kaplan-Nesillerin Rûhu, s. 150) 
*“Millî dil, sâdece yaşayan nesillerin dili değildir. O, geçmiş ve geleceği ile bir milleti kucaklar. Onun için, milletler ve devletler, ‘millî dil politikalarını’ sâdece yaşayan nesillere göre değil, geçmiş ve geleceklerini de düşünerek plânlamak zorundadırlar. Halk, ‘yaşayan dille’ konuşur ve yazar, fakat aydınlar, hiç olmazsa kendi sahalarında ‘en geniş mânâsı ile millî dilini’ anlamak mecburiyetindedirler.” (S. Ahmet Arvâsî-Size Sesleniyorum)
*“Kültür; bizim millî unsurumuz, dayanağımız, geleceğimizdir.” (Prof. Dr. Ayhan Songar)
*“1930’lar milliyetçiliğinin ırkçılığa yaklaştığı, ilmî temellerden uzaklaştığı iddia edilebilir. Ancak daha ağır hata, din unsurunu bertaraf eden bir milliyetçilik anlayışıdır ki, bu Türk milliyetçiliğinde mümkün değildir. Zira İslâm olmaksızın Türk milliyeti düşünülemez.” (Yılmaz Öztuna-Türkiye Gazetesi, 23.10.1994)
*“Türkçeye mâlolmuş, milletimiz tarafından anlaşılan ve kullanılan Arapça ve Farsça asıllı kelimeleri atarken, asıl hedefleri, Türk insanının dinî inancı ile olan bağlarını koparmaktı.” (Prof. Dr. İsmet Miroğlu-Türkiye Gazetesi, 27.11.1995
*“İsrail, 1948’de kurulurken 5 bin yıl evvel kullanılan İbraniceyi resmi alfabe olarak kabul etti. Kaybolup giden bir dil, yeniden hayat buldu. (…) Tek parti zihniyetinin Osmanlı muhalefeti, İslâm düşmanlığından ileri gelmektedir. İslâm’a düşman olanlar; imâna da, ezâna da, namâza da, camiye de, elifbaya da düşmandır.” (Rahim Er-Türkiye Gazetesi; 11.12.2014, s. 3
*“Bizce şiir, mutlak hakikati arama işidir… Mutlak hakikat Allah’tır…”,  “Şiir, Allah’ı sır ve güzellik yolundan arama işidir… Şiir, türlü tecelli yoluyla Allah’tan gelir; ve bütün bu perdeleri devirerek Allah’a yol açmaya doğru gider…”,  “Şâir odur ki; renk, çizgi, ses, ahenk, hacim, pırıltı, ışık, buud, hareket, eda, mânâ, her tecelliyi şiir, şiiri de Allah için bilir…”, “Renk renk hâtıralarım, oda oda silindi/Anne kokan bir Türkçem vardı, o da silindi.” (Necip Fâzıl Kısakürek-Çile)
*“Şiir, nesirden bambaşka bir hüviyettedir. Şiir duygusunu lisan hâline getirinceye kadar yoğurmak, onu çok toplu bir madde hâline sokmak, o kadar ki, mısra güyâ hissin ta kendisi imiş gibi okuyucuya samîmî bir vehim vermek”tir. (Yahya Kemâl Beyatlı)
*“Şiir; bir sahrada milletin nazarından olmayan çiçekleri, bir buket hâlinde yoğun güzellikleri ile karşımıza çıkarma sanatıdır.” (A. Tevfik Ozan)
*“Şiiri olmayan bir dâvânın, başarı şansı yoktur.” (Suphi Saatçi-Kerkük Güldestesi)
*“Türk eriyiz, silsilemiz kahraman/Müslüman’ız, Hakk’a tapan Müslüman…”  (M. Âkif Ersoy; Safahat, s. 533)
*“Edebiyâta edepsizliği onlar soktu/Yoksa din nâmına ahlâka taarruz yoktu.” (M. Âkif Ersoy-Safahat, s. 369)    
*“Ruhsal, parasal, soyut, boyut, yaşam, eğilim/Ya bunlar Türkçe değil, yahut ben Türk değilim!
Oysa halis Türk benim, bunlar işgâlcilerim/Allah Türk’e acısın, yalnız bunu dilerim…”  (N. Fâzıl Kısakürek-Çile, s. 344)
*“Türk ve Türk Milleti; belli bir ırkın değil, kökeni ne olursa olsun, herkesi kapsayan ve kuşatan bir milletin adıdır. Türkiye Cumhuriyetini kuran halka, Türk Milleti denir ilkesi ile Anayasa’nın 66. maddesindeki Türk Devletine vatandaş olan herkese Türk denir.” (Danıştay 8. Dairesi; 18.02.2011 Kararı)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
“Kültür-Sanat Dergilerimizin yüz akı”larından biri olan ve “Elazığ”dan ülkeye ve bütün dünyâya seslenen “Bizim Külliye Dergisi”nin eski bir (2004-21’inci) sayısında, Sn. “Rıfat Araz”ın “Türk Şiirinin Dünü ve Bugünü Üzerine” konulu makâlesini okurken oldukça dikkat çeken bir bilgi ile karşılaştık:
Sayın Araz, bir dönemin çokça reklâmı yapılıp öne çıkarılan isimlerinden biri olan “Cahit Sıtkı Tarancı”nın “Abbas” isimli şiirinin, “Charles Baudelaire”in “İçe Kapanış” başlıklı şiirinden kopyalandığını belirtmekte ve bu “taklitçiliği/hırsızlığı” gözler önüne sermektedir. 
C. Baudelaire: “Derdim, yeter, sakin ol, dinlen biraz artık;/Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam. (…) Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin/Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte” derken bizim malûm böyyük şâirimiz(!) C. S. Tarancı, bakınız neler yumurtlamış:
“Haydi, Abbas, vakit tamam/Akşam diyordun işte oldu akşam/Kur bakalım çilingir soframızı/Dinsin artık bu kalp ağrısı./Şu ağacın gölgesinde olsun;/Tam kenarında havuzun. (…) Bas kırbacı sihirli seccadeye!” 
Efendim; “Yaş 65 Yolun Yarısı Eder/2” (Samsun, 29 Mayıs 2012) adlı eserimizin 17’inci sayfasında belirttiğimiz gibi,  C. S. Tarancı (1910-1956), “Dante” gibi bir kâfirin ve fâcirin ağzına bakmış ve “Yaş 35, yolun yarısı eder” demiş. Bu “Dante”ci ve bu “35 yaşçı Cahit” için, “Üstâd Gazeteci-Yazar Ahmet Kabaklı” (Türk Edebiyatı; İstanbul-1978, c. 3, s. 286)’nda aynen şöyle demektedir: 
“Manevî inançları zayıf”, “…dinî, tasavvufî bir inancı olmayan” kişi demektedir. Günümüz “Üstâd Şâir, Gazeteci-Yazar ve Fikir Adamı Yavuz Bülent Bâkiler” ise bir yazısında O’nun hocası ve üstâdım dediği “Tevfik Fikret” için şu tespitlerde bulunmaktadır: “Tevfik Fikret; dinsiz, îmansız, kitapsız, Allahsız bir şairdir. Bu kanaatte oluşumun sebebi, şunun-bunun iddiası değildir, bizzat Tevfik Fikret’in kendi açıklamaları, kendi şiirleridir” (Fazla bilgi için bkz: Türkiye Gazetesi-04.02.2012, s. 3)  
İşte bu “itikâdı bozuk/küfür ehli” şâir ve yazarları “Böyyük şâir, Böyyük yazar, Böyyük fikir adamı/edebiyatçı” diye okullarımızda karşımıza çıkaran ve bizlere yutturmaya çalışan “Tanzimatçı/İttihatçı kafalar ve elbette ki bir kısım CHP’lilerdir. 
“Edebiyâta edepsizliği sokan” bu kalemşorlar, bu şâir ve yazar bozuntuları; bugünkü mâneviyatsız gençliğin yegâne müsebbipleridir... 
Diyoruz ve elbette ki bu konuda da sahnede öncelikle hep aynı partilileri görüyoruz:
    = = =* = = = 
“Cüce”leri, “yüce” diye yutturdun;
Sen “Nasıl bir partisin ey CHP?!..”
“Ateş”leri,  bize elle tutturdun; 
Sen “Nasıl bir partisin ey CHP?!..”

“Edepsizi”, “edîb” diye tanıttın; 
 “Millî Şef”ten, “millî”siz bir anıttın;
“Darbecisin”, “Menderes”te kanıttın;
Sen “Nasıl bir partisin ey CHP?!..”

“Dîne söven”, “Türk’e söven” baş tacı;
“Ateistler”, “Yazar” olmuş ne acı;
“Halide”miz, “tesettürlü”(!) bir bacı;
Sen “Nasıl bir partisin ey CHP?!..”

“Kopyacılar”, “uydu kafa” hep Sende;
“İhtilâlcı-Teröristler”, ensende;
“Özgür… Özgür!..” deyip “hür”ü yensen de;
Sen “Nasıl bir partisin ey CHP?!..”

“Vali” senin, “İl Örgütü” başında;
“Fâtiha” yok, “ışık” yazar taşında;
“Karne” gördüm, “vatandaş”ın aşında;
Sen “Nasıl bir partisin ey CHP?!..”

“Din-Diyânet”, neden Senle taşlanır?
“Hoca-Hacı”, neden Senle haşlanır?
“Malûm Batı”, neden Senden hoşlanır?
Sen “Nasıl bir partisin ey CHP?!..”

“HDP”ye, neden “koltuk değnek”sin?
Bir gün “Evet!”, bir gün “Hayır!” oynaksın!
“İttihat” kim, “târih”lere bir baksın!..
Sen “Nasıl bir partisin ey CHP?!..”

KAYIKÇ’Ali, “Kriptolar” saklıdır;
Çoğu işler, “Dönmelerin” aklıdır;
“Örgüt” derler, malûm “6 Ok”ludur;
Sen “Nasıl bir partisin ey CHP?!..”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim