• BIST 90.210
  • Altın 214,668
  • Dolar 5,3878
  • Euro 6,0966
  • Samsun 13 °C
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Rotaryanlar işlerini bilir!
  • Denge Gazetesi Cebinizde
  • Samsun'da Bir İlk
  • Rotaryanlar işlerini bilir!
  • Denge Gazetesi Cebinizde
  • Samsun'da Bir İlk

ÇOK GÜZEL BİR YAZI

Adnan Bahadır

Bugün biraz siyasetten uzak bir köşe yazısı yazmak istiyorum. Siyasi mülahazalarımı www.samsunhaberler.tv www.dengegazetesi.com.tr ve Facebook Denge Gazetesi sayfamızda bugün verilen görsel yayınımızda değerlendirdim. Birkaç gün önce bir arkadaşımdan bir yazı geldi, yazıyı kimin yazdığı belli değil ama adeta duygularıma tercüman olduğundan yazı çok hoşuma gitti. Yazı başta şahsım olmak üzere inanan her Müslümanın dikkatle okuması gereken bir yazı, zira içerisinde bulunduğumuz durumu o kadar güzel anlatmış ki yazıyı bir solukta okudum. Şimdi sizleri yazıyla baş başa bırakıyorum:

 

Bir Örneklik Devrimine İhtiyacımız var 

Bugün 106 İlahiyat Fakültemiz, 10 bin İlahiyat akademisyenimiz, 314 bin İlahiyat talebemiz var. 1607 İmam Hatip Lisemiz, bu liselerde görev yapan 44 bin öğretmenimiz, 504 bin İmam Hatip öğrencimiz, 100 binin üzerinde din görevlimiz var. Binlerce derneğimiz, STK’mız, vakfımız, tarikatımız, cemaatimiz, yardım kuruluşlarımız, medrese ve İslami ilimler merkezlerimiz var. Buralarda görev alan hocalarımız, başkanlarımız, üyelerimiz, yönetim kurullarımız, şeyhlerimiz, müritlerimiz, gönüllülerimiz ve tüm bunların aileleri, eşleri ve çocukları var.

 

Peki, neden hâlâ sabah namazlarında camilerimiz boş? Neden gençler arasında deizm artıyor? Neden yapılan röportajlarda gençlerimiz büyük oranda gusül abdestini bile bilmiyor?  Neden yapılan anketlerde gençler kendisini farklı kimliklerle tanımlıyor? Neden hâlâ gençlerimizi terör örgütlerinin pençesinden kurtaramıyoruz, neden boşanma oranlarımız evlilik oranlarımızı geçiyor?  Neden hala kadına ve çocuğa şiddeti konuşuyoruz? Neden faiz bu kadar yayılıyor? Neden 35 milyon milli piyango bileti satılıyor? Neden içki tüketiminin önüne geçemiyoruz? Neden hâlâ rüşvetten, iltimastan, torpilden, ihaleye fesat karıştırmaktan yakınıyoruz? neden kul hakkından, haksızlıktan ve adaletsizlikten dert yanıyoruz. Neden? Neden? Neden?

 

Çünkü örnekliğimizi ve etkileyiciliğimizi kaybettik. Çünkü niteliğimizi ve eminliğimizi kaybettik. Çünkü savunduğumuz değerleri önce kendimiz yaşamayı ihmal ettik. Çünkü temsilden ziyade tebliğe önem verdik, bilinçten ve şuurdan ziyade bilgiyi önceledik. Yaşanılabilir bir Müslümanlıktan ziyade savunulabilir bir ideolojiye dönüştürdüğümüz İslamcılığı tercih ettik. Dışarıda güç, sayı ve kalabalık peşinde koşarken içeriden çürüdüğümüzü fark edemedik. Tartışılmaması gereken ne varsa tartıştık. Önceliklerimizi kaybettik. Hem toplumu hem de kendimizi din yorgunu yaptık… Bugün şehrin sokaklarında, üniversitelerimizin kampüslerinde, fabrikalarımızın koridorlarında, devlet dairelerimizde, okullarımızda, adalet saraylarımızda ve hatta bakanlıklarımızda ve meclisimizde yürüdüğü zaman her kesimden insanın parmakla gösterip, hayranlıkla bakabileceği, örnek alacağı, etkileneceği Müslüman şahsiyetlere ihtiyacımız var… Bir vakfa, bir büroya, bir dergâha, bir üniversite odasına, bir konferans salonuna, bir gazete köşesine hapsolmayan,  şişirilmiş değil, hormonlu değil, Çin malı da değil, sosyal medya kahramanı da değil, doğal ve sahici, örnek Müslüman şahsiyetlere ihtiyacımız var…

 

Gizemli değil tesirli, olağanüstü değil sıradan, hayatımızın içinde dolaşan, dokunabileceğimiz, konuşabileceğimiz, dertleşebileceğimiz, beraber gülüp, beraber ağlayabileceğimiz, örnek Müslüman şahsiyetlere ihtiyacımız var… Bakınca Allah’ı ve ahireti hatırlayabileceğimiz, konuşunca ilmimizi arttırabileceğimiz, ibadet bilinciyle, ahlakıyla, sabrı ve samimiyetiyle, eminliğiyle örnek alabileceğimiz Müslüman şahsiyetlere ihtiyacımız var… Aynı pazardan ve marketten alışveriş yapabileceğimiz, aynı düğüne ve cenazeye katılabileceğimiz, aynı parkta çocuklarımızı gezdirebileceğimiz, aynı mitingde slogan atabileceğimiz, aynı sohbette diz kırabileceğimiz, halkın içinde, sıradan fakat belirgin, farkında olmadan hürmet edebileceğimiz Müslüman şahsiyetlere ihtiyacımız var… Yanında gıybet ettiğimiz zaman bizi uyaracak, yamulduğumuz zaman bizi düzeltecek, gevşediğimiz zaman tutup kaldıracak, eksenimiz kaydığında geri döndürecek, içi dışı bir, özü sözü bir, kızınca da, sevinince de değişmeyen gerçek Müslüman şahsiyetlere ihtiyacımız var… Camide de aynı, evde de aynı, sohbette de aynı sokakta da aynı, değişmeyen, değiştirilemeyen, kılıktan kılığa, renkten renge girmeyen, gizli ajandası olmayan, kamusal alanda da, özel hayatında da aynı ilke ve prensiplere göre hareket eden, emrolunduğu gibi dosdoğru olan Müslüman şahsiyetlere ihtiyacımız var… Allah böyle Müslümanlardan olabilmeyi nasip eylesin…

 

  • Yorumlar 11
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim