• BIST 94.008
  • Altın 190,976
  • Dolar 4,6948
  • Euro 5,4894
  • Samsun 23 °C
  • Ankara 25 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Samsun Haberler TV
  • Samet Asatekin ile 2 yıllık imza atıldı
  • Canberk Dilaver Samsunspor'da
  • Samsun Haberler TV
  • Samet Asatekin ile 2 yıllık imza atıldı
  • Canberk Dilaver Samsunspor'da

ÇOCUKLARIN KALBİNİ NE AĞRITIYOR?

ÇOCUKLARIN KALBİNİ NE AĞRITIYOR?
Büyüme çağındaki çocuk göğüs ağrısı çektiğinde, aileler önce kalp doktorlarının kapısını çalıyor.

Oysa çocukluk çağında görülen bu göğüs ağrılarının yüzde 85’inin kalp ile bir ilgisi yok.  Peki çocukların “kalbini” ne ağrıtıyor?

 

Medical Park Samsun Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. İrfan Oğuz Şahin’e göre çocuklarda görülen göğüs ağrıları sindirim,  solunum, iskelet veya kas sistemindeki bir sorunun belirtisi olabilir. İşte çocuklarda görülen göğüs ağrıları ve nedenleri:

 

  • Göğsün tek tarafında ve üzerine baskı uygulandığında ağrı, hassasiyet ve nefes almada güçlük olarak beliren kaburga iltihaplarının nedeni bilinmiyor. Kas ve iskelet sistemindeki bu hastalık kremler ve sıcak uygulamalarla tedavi ediliyor.

 

  • Ağrı kesicilerle tedavi edilen ve “kayan kaburga sendromu” olarak da bilinen kaburga anormallikleri de çocuklarda göğüs ağrısına neden olabiliyor.

 

  • Çocuklarda çok sık görülen bir hastalık olan zatürre, akciğer zarı hastalıkları ve zedelenmeleri, egzersize bağlı astım atakları da göğüs ağrısı yapabiliyor. 

 

  • Reflü, gastrit, ağır beslenme gibi diyet problemlerinin de benzer ağrılara neden olduğunu belirten Uzm. Dr. Şahin, çocuklardaki göğüs ağrılarına en çok psikolojik sorunların neden olduğunu söylüyor ve ekliyor  “Panik atak, depresyon, arkadaş ve ebeveyn ayrılması, yakın ölümü, okul başarısızlığı gibi nedenler de çocuklarda göğüs ağrısı yapabilir. Nedeni bilinmeyen ve psikolojik olan bu göğüs ağrılarıyla çok sık karşılaşıyoruz” diyor.

ENDİŞE EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR

Çocuklardaki göğüs ağrıları genellikle tam yeri tarif edilemediğinde,  ezici tarzda olduğunda, egzersiz sırasında ortaya çıktığında ve göğsün sol tarafından karın boyun ve kol bölgelerine yayılmaya başladığında kalp ile ilişkilendiriliyor. Ağrı hafiflese ya da geçse bile çocuk ağrıdan önceki neşeli haline geri dönemiyor.  Vakanın geçmişinde bayılma, bayılacak gibi olma, çarpıntı, önceden geçirilmiş bir kalp ameliyatı hikâyesi veya  ailede kalp nedenli erken bir ölüm varsa, uzmanlar bu göğüs ağrısının kalp ile ilgili olabileceği görüşünde.

 

YA KALBİNDE SORUN VARSA…

Şah damarı darlığı, akciğer damarı darlığı, mitral kapak çökmesi, akciğer damar tansiyonu, kalp kasının aşırı gelişmesi, koroner arter problemleri ve kalp enfeksiyonları, çocuklarda görülen kalp sorunları olarak sıralanıyor. Bunlardan en sık görüleni ise kalp zarı iltihaplanması. Kalp zarı iltihaplanmasına virüs, bakteri ve romatizmal hastalıklar ile olabiliyor.  Hastaların ağrısı yatmakla artarken, oturup öne eğilme de ise azalıyor.

Çocuklardaki kalp hastalıklarını tespit etmek genellikle elektrokardiyografi ve ekokardiyografi ile mümkün oluyor. Bu hastalıkların tedavisi, takip ve ilaç ile olabileceği gibi, acil ya da yarı acil anjiyografi ve cerrahi müdahalenin gerekeceği durumlar da olabiliyor.

Çocuklarda ekokardiyografi ile tespit edilemeyen kalp rahatsızlıklarına da rastlanıyor. Koroner arterlerin doğuştan veya sonradan oluşmuş nadir anomalilerinden kaynaklı damar hastalıklarının tanısında kan tahlilleri ve anjiyografi gerekiyor.

 

GÖĞÜS AĞRISI BİR İŞARET Mİ?

Ailelerin bütün bu ilgisine ve tıptaki ilerlemelere rağmen televizyonlarda aniden düşen ve ölen çocuklara, gençlere ve hatta sporculara rastlayabiliyoruz.  Bu sporcuların bazılarının çok birçok testten geçtikten sonra sahaya çıktığını da unutmamak gerek…  Bu hastaların  ölüm nedenlerinin göğüs ağrısı veya göğüs ağrısına neden olan kalp hastalıkları olup olmadığı halen tartışmalı bir konudur. Çünkü ani kardiyak ölüm vakalarının geçmişi gözden geçirildiğinde, bu kişilerin morarma, çabuk yorulma, nefes alamama, kilo alamama gibi belirgin şikayetlerinin olmadığı görülür. Bu hastaların çok az bir kısmı ise ani bayılma-ölüm gerçekleşemeden “ritim bozukluğu” tanısı almaktadır.  Kısaca “Ani kardiyak ölüm”lerin çok büyük bir kısmı aslında bu üzücü durum yaşanana kadar kendini gizleyen ritim problemlerinden kaynaklanmaktadır. 

 

ANİ KARDİYAK ÖLÜM NEDİR?

Ani kardiyak ölüm önceden olmayan semptomların ortaya çıkmasını takiben ilk bir saat içinde gerçekleşen ve bir kalp hastalığına bağlı olan ölüm şeklidir. Bu ölümlerin nedeni kalbin ritim problemleridir. Bu problem aslında doğuştan itibaren kalp ritmi  normal olan ancak genetik yatkınlık nedeniyle sonradan riritm bozukluğu yaşamaya başlayan çocuklarda görülür. Bu çocukların genellikle aile ya da akrabalarında bayılma ve ani ölüm hikâyesi vardır. Hasta doğduktan sonra uzun bir süre hiçbir problem yaşamaz ve kalp ritmi normaldir. Ancak bir seferlik yaşayacağı ritim problemi hastayı bayıltabilir ve hatta öldürebilir.

 

Bu hastalıkların tanısı oldukça zordur. Şüphe duyulan hastalar sadece bir poliklinik muayenesi ile değil, 24 saat süren EKG kaydı, hatta 15-20 günlük devamlı EKG kaydı ile incelenir. Çok ciddi şüphe duyulan ve bahsettiğimiz EKG kaydı ile bir hastalık tanısı konamayan vakalar için cilt altına yerleştirilen ve aylarca vücutta kalabilen EKG kaydediciler üretilmiştir. Tanıları çok zor ve bulguları çok dramatik olan bu hastalıklar, neyse ki oldukça nadir görülmektedir. Ancak görüldüğü zaman da çocukların ailelerini tedirgin etmekte ve bu konuda doktorlara danışmaya sevk etmektedir.

 

ANİ KARDİYAK ÖLÜM RİSK GRUBU

Dr. İrfan Oğuz Şahin, ani kardiyak ölüme neden olabilecek hastalık tanınamadığı müddetçe hastanın bu riskten kurtulamayacağını belirtiyor. Tanı net olmadığı müddetçe başlanabilecek koruyucu bir ilaç bulunmuyor. Bu hastalar aldıkları tanıya göre özel kalp pilleri ve ilaçlar ile tedavi ediliyor. Aile hikâyesi olan hastaların tetkiklerinde herhangi bir bulguya rastlanmamış bile olda , dikkatle takip edilmeleri, riskin ağırlığına göre testlerinin geniş ve ısrarcı tutulması hayati önem taşıyor.

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Ekmekte tuz oranı deniz suyuna yakın20 Mart 2018 Salı 12:46
  • En sık rastlanan kalp hastalıkları hangileridir?03 Mart 2018 Cumartesi 14:34
  • 'İlk üç yaşta ekran ve dijital araçlar zararlı'07 Şubat 2018 Çarşamba 13:25
  • 'Alo 171'e 7 yılda rekor başvuru07 Şubat 2018 Çarşamba 13:24
  • Açık renkli gözlülerde göz kanseri riski daha yüksek07 Şubat 2018 Çarşamba 13:22
  • Diyet saç döker mi?07 Şubat 2018 Çarşamba 13:19
  • Gül hastalığı nedir?31 Ocak 2018 Çarşamba 13:43
  • Sivilceleriniz ne anlatıyor?31 Ocak 2018 Çarşamba 13:40
  • Tuz bağımlılığından nasıl kurtuluruz31 Ocak 2018 Çarşamba 13:37
  • Diş eti hastalıklarına yol açan 7 neden!31 Ocak 2018 Çarşamba 13:34
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim