• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Samsun 14 °C
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 16 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

“CİVAN-MEHMET” ve “KAVAK NÜFUS DEFTERLERİ”…/3

Ali Kayıkçı

DEREBAHÇELİ/ALİ KAYIKÇI
  “CİVAN-MEHMET” ve “KAVAK NÜFUS DEFTERLERİ”…/3     *Vatan sevgisi, îmândandır.”, “Allahü teâlâya îmândan sonra en fazîletli ibâdet,    vatan savunmasıdır.”
                                 (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)   
 S
aygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere “Târih, insanların zaman ve mekân içinde geçirdikleri gelişmeleri ve bu insanların psiko-fizik hareketlerini, bu hareketlerin sebep-netice münâsebetlerine dayanan ortak değerlerini araştırır ve tasvir eder”. Kısası târih, “anılmaya değer hâdiselerin hikâyesidir.” (Türkiye Gzt. Yeni Rehber Ansiklopedisi, C. 18, s. 349)     Bugün sizlere; yaşadıkları “Kavak Kazası”nda, Osmanlılar döneminde, 1834-1844) yıllarında gerçekleştirilen sayımlarla ilgili “Nüfus Defterlerinde Türk Haneler”  adı altında yayımlanan bir araştırma-inceleme eserinden ve dolayısıyla da bunu gerçekleştiren iki güzide “Tarih Araştırmacısı-Öğretmen Yazar” kardeşimizden bahisle işbu araştırmamızı burada noktalamak  istiyoruz:  Alfabe değişikliklerinin ardından gelen bu “dil devrimi” ile de “uydurukça sözcük” virüsüne maruz kalan güzel Türkçemiz; ülkelerimiz arasındaki ekonomik bağları güçlendirecek yerde, âdeta ambargo koymakta ve düşmanların keyfine keyif katmaktadır…
 Üstâd Şâir ve Yazar Yavuz Bülent Bâkiler'in tespit ve yazdığına göre, “Hiçbir Türk cumhuriyetinde: “Özgürlük, koşul, gereksinim, önlem, örneğin, gökçe yazın, yır, dize, doğa, okul, öğretmen, saptamak, neden… gibi kelimeler yoktur. Türk cumhuriyetlerinin Türkçelerinde sel-sal ekleri de kat'iyyen kullanılmamaktadır.”          Öyleyse tekrar başa dönerek söyleyelim: 
 *“Bugünden sonra; divanda-dergâhta, bargâhta, mecliste-meydanda Türkçeden
    başka dil konuşulmaya!..” (Karamanoğlu Mehmet Bey–12 Mayıs 1277)   *“Türk demek, dil demektir. Milliyetin çok belirgin niteliklerinden biri dildir. Türk
    milletindenim, diyen insan, her şeyden önce ve mutlaka, Türkçe konuşmalıdır.”                                                                  ( K. Atatürk–17 Şubat 1931)   Hem “Türkçe konuşalım” ve hem de “Türkçe yazalım”;  “Agop”un ve “Ataç”ın istediklerini ve dikte ettirdiklerini  değil!..  Aşağıdaki “sözcükler” bizden değildir:     Zor-zorunlu: (sy: IX, 5, 8, 9, 10, 12), görev (IX),  neden-le (IX, 1, 5, 8, 18, 19, 20, 50, 82, 87, 89, 91, 97), içerik (IX, X), özlem (IX), değinmek (X), örnek –örneğin (X, 12, 39, 50, 78, 89, 92), saptamak (X, 9, 10, 15, 91), veri (X, 2, 3, 37, 82), evrensel (XI), yerel (XI, 10, 18), bellek (XI), oluşum-oluşturmak (1, 6, 7, 10, 17, 20, 37, 45, 50, 60, 89), evre (1), etkin-lik (1, 5, 8, 9), ötürü (1), öngörü (1, 20), kırsal (1, 2, 87), amaç (1, 2, 10, 15, 82), yönetici (1, 3, 14, 20), koşul (1, 7, 15), sorun (2, 8, 37), öneri (2, 12), etken (2, 15, 38, 41), oran-sal (2, 3, 20, 56, 67, 68, 76, 87, 92, 97), kent (2, 12), yükümlü (3, 6, 20), kanıt (3, 18), düzen (6), değinmek (6, 103), olanak (6), yetenek (7), yönetim (7, 8), ek (7), olasılık (7, 11, 81), karşın (7), olasılık (7, 11, 81), karşın (7), alan (8, 39), sosyal (8, 76, 77, 78), yön (8), doğal (8, 17, 39, 86),  ayrıcalık (9), ulus (9), örgüt (9), olumlu (9), öncelik (10), kuşku (10), saygın (10), yöntem (11, 12, 37, 50, 51, 103), ötürü (11), ayrıntı (11, 52), kez (12, 90), tüm (14, 48, 82, 105), birey (15, 20, 103, 105), girişim (15), içermek (20, 98), varsayım (20), düzey (22), öğe (37), tarihsel (37), önem (37), yaşam (37, 38, 76, 86), dinsel (37), sözcük (37, 60), geğreksinim (37), ilişki-n (15, 37, 38, 60, 76, 78, 80), etmen (55),  toplum (60),  olgu (60, 67), sonuç (62, 87), azımsanmak (71), anımsatmak (76), ruhsal (76, 78), fiziksel (76, 78), yanıt (89) ve çıkarım (89).        Biz bu konuları başta “İşte İnsan/2” (Samsun-Mart 1999, Samsun Haşet Kitâbevi Yy. s. 51-80), “Yaş 65 Yolun Yarısı Eder/1, 2, 3”  Samsun-Ocak 2012, Mayıs 2012, Ağustos 2012, SAY-DER Yy.) adlı eserlerimizde olmak üzere “Denge Gazetesi” ile “Demokrasinin Müdafii Gazetesi”  ve “Samsun Manşet Gazetesi” isimli mevkutelerde yer alan “köşe yazıları”mızda defaatle dile getirdik, bundan böyle de ilgililerin gönül buruklukları ile karşılaşsak da “doğruları  -Dil Üstâdlarımız gibi, yazılı ve sözlü bir şekilde-  haykırmaya” devam edeceğiz…  
Bakınız, rahmetli Üstâdımız Necip Fâzıl bu konuda ne diyor ve o engin kültürü ile neyi-nasıl söylüyordu:
“Ruhsal, parasal, soyut, boyut, yaşam, eğilim;
Ya bunlar Türkçe değil, ya ben Türk değilim!
Oysa halis Türk benim, bunlar işgâlcilerim…”
O'nun mânevî rûhaniyetine ve affına sığınarak birkaç mısra da biz karalayıp bu meseleye noktayı koymak istiyoruz:
* - * - * - * -* -
 Dilim seni, dilim dilim dilen var;
 Dilim sana, engerekçe zehrini;
 Dökmek için, Agop'ça bin bilen var;
  Târihime, karşı gizli kinini;
  Yüze gülüp, ardımızdan gülen var…

 Dilim seni, “arı” sokmuş şişirmiş;
 “Ataç”çılar, ateş yakmış pişirmiş;
 “Pamuk”çular, sosyalizme taşırmış;
  Sabataycı, gizli tutmuş dînini;
  Kürtçü gibi, eyâlete bölen var…

 Dilim seni, mazimizden koparıp;
 Timur ile, Babür'lerden aparıp;
 Lâtinceyle, Grekçeyi bir karıp;
  Ateistçe, çorba yapıp beynini;
  TDK' da, bu yolda kaç ölen var…
   == 2 ==
 Dilim seni, Yûnuslayıp sarmadan;
 Ömer gibi, Seyfeddîn'ce görmeden;
 Gençosman'ca, destanlara vurmadan;
  Yesevî'de, îmân ile aynını;
  Âkif ile, al bayrakta şölen var…

  Dilim seni, Hacıemin hocada;
 Bâkiler'le, hem serbestte-hecede;
 Necip Fâzıl, şimşek zîndan gecede;
  Görür daim, evvelini-âh'rini…
  Safahat'ta, Çile gibi çilen var…
 
 Seyyid Ahmet, Tarık Buğra, Kabaklı;
 Karahan'lar, Banarlı'lar hep haklı;
 Ârif Nihat, bayrak ardında saklı;
  Mânâ derin, okuyoruz zâh'rini;
  Risâle'de, bir Bediüzzaman var…
 
 KAYIKÇ'Ali, Kukul hoca yıllardır;
 “Dilim” dedi, nice makâle vardır;
 Göz nûrunu, ak sayfada karartır;
  YÖK'ten-mök'ten, istemez O mihrini;
  Hakk katında, nice ödül-dünyâlar…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim