• BIST 89.695
  • Altın 145,930
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Samsun 7 °C
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 9 °C
  • TÜRFAD dan Hamdi Tezol'a Moral Ziyareti
  • OSMAN ÖZKÖYLÜ’DEN KRİTİK TOPLANT
  • ÇARŞAMBASPOR 3'TE 3 YAPTI !
  • TÜRFAD dan Hamdi Tezol'a Moral Ziyareti
  • OSMAN ÖZKÖYLÜ’DEN KRİTİK TOPLANT
  • ÇARŞAMBASPOR 3'TE 3 YAPTI !

ÇIKMAZA GİRDİK ÇOCUK” ...

Ali Kayıkçı

DEREBAHÇELİ/ALİ KAYIKÇI

  “ÇIKMAZA GİRDİK ÇOCUK” ...
   “Türk demek, dil demektir. Milliyetin çok belirgin niteliklerinden
                                                        biri dildir. Türk milletindenim, diyen insan, her şeyden önce ve
                                                                       mutlaka, Türkçe konuşmalıdır.”  (K. Atatürk)   

S
aygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere son zamanlarda, başta “Türkiye Gazetesi” ve “Millî Gazete” olmak üzere; diğer yazılı ve görülü bâzı basın yayın kuruluşlarımız âdeta bir “Uydurukça/Arı dil” istilâsına uğramış ve  ulu önder “Atatürk”ün bir dönem denediği, sonradan da yapılan yanlış gidişten ve hatâlı uygulamalardan vazgeçmiş olduğu unutulup gitmiştir…
 Bakınız Sizlere, “Falih Rıfkı Atay”ın ifâdesi ile “O”nun böylesi bir yola nasıl düşürüldüğü ve sonrasında da nasıl bundan kurtulduğunun kısacık bir bilgisi:
 (Yıl 1934… M. Kemal Türkiye'yi ziyaret eden İsveç veliahdı şerefine verdiği yemekte bir konuşma yapar…
 “Altes Ruayal; bu gece, ulu konuklarımıza, Türkiye'ye uğur getirdiklerini söylerken, duyduğum, tükel özgü bir kıvançtır. Burada kaldığınız uzca, sizi sarmaktan hiç durmayacak ılık sevgi içinde, bu yurtta, yurdunuz için beslenmiş duyguların bir yankısını bulacaksınız. İsveç-Türk uluslarının kazanmış oldukları utukuların silinmez damgalarını tarih taşımaktadır. Süerdemliği, önü, bu iki ulus, ünlü sanlı sözlerinlin derinliğinde sonsuz tutmaktadır. Ancak, daha başka alanda da onlar erdemlerini o denlü yaltınklı yöndemle göstermişlerdir. Bu yolda kazandıkları utkular, gerçekten daha az özençe değer değildir. Avrupa'nın iki bitim ucunda yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları olarak baysak, önürme, uygunluk kıldacıları olmuş bulunuyorlar; onlar bugün en güzel utkuyu kazanmaya anıklanıyorlar: Baysal utkusu…”
 İşte ulu önder “Atatürk”ün o günkü hitâbeti bu. Nerede meşhûr “Nutuk”taki  o şehâne dil, nerede bu uyduruk “söylev”?..
 Nitekim “Atatürk”, bunun büyük bir çıkmaz olduğunu kısa sürede anlar ve yine “Atay”ın ifâdesi ile, “Bir gün beni yanına çekip; 'Çocuk, çıkmaza girmişizdir. Dili bu çıkmazda bırakamayız, tabii yola döneceğiz' demişti” diyerek  yanlışta ısrardan vazgeçer… (Bkz: Türkiye Gzt. 10.04.2011, s. 20)
 Ancak gel gör ki, “Atatürkçü geçinen İnönücüler” bu yanlışa tekrar dört elle sarılırlar ve “O”nun 1938'de aramızdan ayrılmasını fırsat bilerek “maddî mânevî” topyekûn bir saldırıya geçerler…
 Bakınız bu konuda “İsmet İnönü- Hatıralar, c. 2. S. 223”de bunu nasıl dillendirmektedir:
 “Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı, okuma-yazmanın yaygınlaşmasını sağlama değildir. Devrimin temel gayelerinden biri, yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap-İslam dünyası ile bağları koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı. Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik. Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı.”
 İşte “Millî Şef”ten bu direktifleri alan ve akla –hayâle gelmez maddî-mânevî destekler karşısında iyice şımaranlardan ve yazılarına “A. Dilaçar” imzasını atan “Agop Martayan” ile “Ataç” imzasını kullanan “Nurullah Ataç”; biri gayrimüslim, diğeri ateist olan iki yazarın öncülüğünde edebiyatımız bugünlere taşınmış olur.
 “Derin Tarih Dergisi”nin Aralık-2013 tarihli nüshasında “Araştırmacı-Yazar Sn. Mustafa Armağan”ın belirttiği üzere “Atatürk” birgün o meşhûr “Andımız”ın ilk mûcîdi “Dr. Reşit Galip”i bir hadise üzerine rezil etmesi gibi, eğer 10-15 yıl daha yaşasa ve bu büyük tahribatları görse idi, muhtemelen “İnönü” için “Mareşal Fevzi Çakmak”a  verdiği “gizli talimat”ın benzerlerini mutlaka “Agop” ile “Ataç” için de verir  ve  onların, birinci ismin zamanında Bulgaristan'a kaçması gibi bu defa “Ataç” ile birlikte Rusya'ya kaçmasına fırsat vermezdi, diyoruz ve hepinizi kalbî sevgi ve saygılarımızla selâmlıyoruz…  
    - * - * - * - * - * -
 “Nutuk”u yazan dâhi, “Agop”a nasıl kanmış;
 “Ataç” bir başka hain, “Ateizm”e inanmış;
 “Güneş Dil Teorisi”, bir kocaman yalanmış… 
 “Çıkmaza girdik çocuk, tabii yola dönmeli!..”;
 Diyen bunu Atatürk, bilmem nasıl aldanmış?..

 “Nutuk”u yazan dâhi, “Veliahd”a ne diyor?
 Öyle lâflar ediyor, kendi hayret eyliyor;
 “Agop” yumurtladıkça, “Ataç” başka peyliyor…
 “Çıkmaza girdik çocuk, tabii yola dönmeli!..”;
 Diyen  bunu Atatürk, Falih Rıfkı söylüyor…

 “Nutuk”u yazan dâhi, ne hâllere düştü bak;
 Milât öncesi sanki, 34 değil ırak;
 Oku Falih Rıfkı'yı, hakîkate çek merak!...
 “Çıkmaza girdik çocuk, tabii yola dönmeli!..”;
 Diyen bunu Atatürk; tekrar oku, gözlük tak!..

 “Nutuk”u yazan dâhi, şimdi kalkıp bir baksa;
 Göz atsa satırlara, bu nasıl okumaksa;
 “Sel-sal” ekler uyduruk, Batı'dan aşırmaksa…
 “Çıkmaza girdik çocuk, tabii yola dönmeli!..”;
 Mutlaka bunu derdi, gazete çıkarmaksa…

 “Nutuk”u yazan dâhi, İnönü'yü bir duysa;
 Göz atsa “demeç”lere, “Kurultay”a bir uysa;
 “Devrimler”le devirmek, maksat İslâm'mış oysa…
 “Çıkmaza girdik çocuk, tabii yola dönmeli!..”;
 Mutlaka bunu derdi, hakkı yerine koysa…

 KAYIKÇ'Ali asıl bu, doğruların doğrusu; 
 Bir “uyduruk dil” çıktı, uğruların uğrusu;
 “Agop-Ataç” bir başta, eğrilerin eğrisi…
 “Çıkmaza girdik çocuk, tabii yola dönmeli!..”;
 Bunu derdi Atatürk, takmaz Ermeni-Rus'u…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim