• BIST 97.651
  • Altın 145,042
  • Dolar 3,5684
  • Euro 3,9748
  • Samsun 20 °C
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 17 °C
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI

BUNLAR “OTÇU” OLMUŞ!..

Ali Kayıkçı

*“Şüphesiz ki Allah îmân edip salih amel işleyenleri, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İnkâr edenler ise dünyâda zevk edip geçinirler. Hayvanların yediği gibi yerler. Onların varacakları yer ateştir.” “Çünkü onlar Allah’ın indirdiğini beğenmeyen kimseler: Melekler, onların yüzlerine ve arkalarına vurarak canlarını alırken durumları nasıl olacak? Bu onların Allah’ı gazaplandıran şeylere uymaları ve O’nun rızâsına sebep olacak şeyleri beğenmemelerinden dolayıdır. Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır.”     (Kur’ân-ı Kerim-Muhammed Sûresi, âyet 12, 26-28’den)  
*“Ey îmân edenler!.. Şeytanın adımlarını takip etmeyin!.. Kim şeytanın adımlarını takip ederse, şüphesiz o şeytan çirkin ve kötü şeyler emreder…”  (Kur’ân-ı Kerîm-Nûr Sûresi, âyet 21’den)
*“Şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yalnız ve yardımsız bırakır.” (Kur’ân-ı Kerîm- Furkân Sûresi, âyet 29’dan)

*“ Mü’min kadınlara söyle; gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, zînetlerini açmasınlar!..” (Kur’ân-ı Kerîm-Nûr Sûresi, âyet 31’den)
*“Hayâ îmândandır. Îmânı olan Cennet’tedir.”, “Hayâ ile îmân, beraberdirler. Biri gidince, diğeri onu tâkib eder.”, ,“Örtülü olan çıplaklara ve erkek gibi giyinen kadınlara… lânet edildi.”, “Komşu kadına ve arkadaşların kadınlarına şehvet ile bakmak, yabancı kadınlara bakmaktan 10 kat daha günâhtır. Evli kadınlara bakmak, kızlara bakmaktan 1000 kat daha çok günâhtır. Zinâ günâhları da böyledir.” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)  
 
*“Hayâsız insan, halk içinde çıplak oturan kimse gibidir.”  (Hz. Ebû Bekir “r. anh”)                
*“Kul hayâ sâhibi olduğu zaman, hayırlı ve iyi işlere yapışır. Hayâ kalbe  yerleştiği zaman, nefsin arzû ve istekleri ondan uzaklaşır.” (Ebû Süleymân-ı Dârânî) 
*“Kızların, kadınların; başları, kolları, bacakları açık gezmeleri harâmdır. İnce, dar, süslü, renkli şeylerle örtünerek gezmeleri de harâmdır. Böyle gezenler, Allahü teâlâya âsî oldukları, günâha girdikleri gibi, bunların başında bulunan baba, zevc (koca), birâder ve amcadan hangisi, böyle gezmeye rızâ verir ise, bu da, isyân ve günâhta ortak olur.”  (Îmâm-ı Gazâlî; Kimyâ-i Seâdet)
*“Hür olan kadınlardın ellerinden ve yüzlerinden başka her yerleri, bilekleri, sarkan saçları ve ayaklarının altı, namâz için Hanefî’de avrettir.” (İbn-i Âbidîn)      
*“Kurallar insanlar içindir; ancak günümüz insanı, “özgür yaşam” (o ne demekse!) için kural mural tanımıyor! Havalar iyice ısındı, artık yaz geldi ya; etrafımıza baktığımızda, bilhassa kadınların giyim kuşamında, kılık kıyafetinde bir curcuna yaşandığına şahit oluyoruz…
Tesettürlüsü de tesettürsüzü de ne yapacağını şaşırmış vaziyette! Kimisi omzunu açmış, kimisi gerdanını, kimisi de sırtını!.. Ya “kapalı”ların, “inançlı”ların yaptığına ne demeli?!..
Parlak bir eşarp, janjanlı ve bütün vücut hatlarını belli eden bir pardösü!.. Parfümleri ha keza! Yanınızdan geçerken kokunun ağırlığından burnunuzun direği kırılıyor… Hele bazılarının caddede-sokakta fütursuzca sigara tüttürmeleri, çiklet çiğnemeleri ve dondurma yemeleri yok mu? Pek çirkin ve “hafifmeşrep” bir görüntü arz ediyor… Bir de yolda-belde, parkta, markette bir tanıdıklarıyla karşılaşmaya görsünler? Aman yâ Rabbi! Sanki evde kendi aralarında konuşuyorlarmış gibi rahat hareketler, kahkahalar, şakalaşmalar…”(Ahmet Demirbaş-Türkiye Gazetesi, 27.06.2012, s. 15)
*   “Araştırmaya göre; dîni hassasiyeti en zayıf yaş aralığı 18-25 olurken, 5 vakit namâz kılanların oranı yüzde 24, Cumâyı kılanların oranı yüzde 31, hiç namâz kılmayanların yüzdesi ise 18, âhirete inananların oranı yüzde 81, inanıyorum ama şüphelerim var diyenlerin oranı ise yüzde 9 ve hiç inanmayanların ise yüzde 4. Halkın yüzde 65’i, son yıllarda toplumda bir ahlâkî çöküntü yaşandığını düşünüyor.” (Türkiye Gzt. 13.07.2015, s. 12) 
*   ”Ne ibrettir kızarmak bilmeyen çehren/Bırak kardeşim tahsili; git önce edep, hayâ öğren!..”, “Oyuncak sanmayın! Ahlâk-ı millî, rûh-i millîdir/Onun iflâsı en korkunç ölümdür: Mevt-i küllîdir.” (M. Âkif Ersoy)  

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Genç kız ve kadınlar var; cadde ve sokaklarda, iş yerlerinde, resmî-özel kurum ve kuruluşlarda… Kimisi var; döşünü açmış iyice, göğüslerinin çatalı öylece ortaya çıkmış… Kimisi var; bir omzunu, bâzısı ikisini birden gözler önüne sermiş… Sırtını, kol ve bacaklarını güneşe vermiş… Arsız ve fütursuz davranışlar ile de “ar’sız/ahlâksız kişilere” âdeta “göz banyosu dâvetiyesi” çıkarmakta… Bunun birkaç mânâsı var ki, çokları bunun farkında bile değil… Birincisi; benim dinle-diyanetle,  (hâşâ) Allah korkusu ile Cennet ve Cehennem ile ilgim yok; ben öyle şeylere inanmam demek (Haşâşiyye/Tabiatçı/Otçu inançlı) …  İkincisi ise; ey erkekler, ben öyle yüzüne bakılacak güzellikte bir kız-kadın değilim… Bakın; benim güzel olan yanım; döşüm, omuzlarım, sırtım, kol ve bacaklarım; bakacaksanız buralara bakın, demek (Teşhirci)… “Cinsi Bilgiler Mecmuası”ndan alarak bizim “İşte İnsan/2; Samsun Haşet Kitabevi-Samsun, Mart 1999” adlı eserimizin 289. sayfasında yaptığı açıklamalarına yer verdiğimiz Dr. Winfield Scott Pugh , bu konuda şunları söylemektedir: “Birçok kimselerde vücutlarının şu veya bu kısımlarını teşhir etmekten hoşlananlar, bunu yaparken cinsî bir heyecan, ürperti duyarlar. Buna bilhassa kadınlarda o kadar çok rastlanır” demekte ve Batı toplumlarında başlayan bu rûhî hastalığa dikkat çekmektedir. Diyoruz ve bu his ve düşünceler ile kaleme aldığımız ve geçen yıl da Siz Saygıdeğer Okuyucularımız ile paylaştığımız bu seri yazımızın sonuncusunda, aşağıdaki mısralarımız ile Sizleri bir kere daha  baş başa bırakıyoruz…

Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
* - * - * - * - *- 
Döş açık, sırt açık, omuzlar açık; 
Giysiler, var-yokta, akıllar şaşkın…
Ninem görse der ki, bu kızlar kaçık!..
Bunlar “otçu” olmuş, çayıra düşkün; 
Yaz gelince gayri, yaylâlara çık!...

Döş açık, sırt açık, kollar da öyle; 
Sanma ev içinde, yollar da öyle; 
Röntgenci köşede, kollar da öyle…
Bunlar “otçu” olmuş, çayıra düşkün; 
Baksan yüzlerine, kelleden pişkin!...

Döş açık, sırt açık, bacaklar öyle; 
Çarşı-pazar gezer, kaynaşmaz köyle; 
Anne-baba yok mu, bir akıl söyle!..
Bunlar “otçu” olmuş, çayıra düşkün; 
İneği-öküzü, şaşkın mı şaşkın!...
            === 2 ===
Ne yüzüme bir bak, ne “hüner” ara; 
Ne bir “meziyet” var, yarayı sara; 
“Maharet” sorarsan, bak bacaklara!..
Hayat zevk ve sefa, istekler nefsî;
Her şeyde özgürlük, dahası-hepsi!..

Ne yüzüme bir bak, ne anamı sor; 
Şeytan aklım örtmüş, beynimde bir kor; 
“Ev-ocak olmak” mı, bu iş bana zor!..  
Hayat zevk ve sefa, istekler nefsî;
Her şeyde özgürlük, dahası-hepsi!..

Ne yüzüme bir bak, var mı “hayâ” de; 
Ne “soy-sopu” mu sor, nasıl “maya” de; 
Sen var mısın benle, gel “uçmaya” de!..
KAYIKÇ’Ali bunlar, “haşarat” hepsi; 
Dumura uğramış, bir “epilepsi”…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim