• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 7 °C
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 7 °C
  • "Galibiyetlere alıştık"
  • PEKŞEN AİLESİNİN EN MUTLU GÜNÜ
  • Final Etabı Programı Belli Oldu
  • "Galibiyetlere alıştık"
  • PEKŞEN AİLESİNİN EN MUTLU GÜNÜ
  • Final Etabı Programı Belli Oldu

BUGÜN “DARBE” YARIN, BİR “İZMİHLÂL”DIR!..

Ali Kayıkçı

*  “Ey Rabbimiz!.. Eşlerimizden, gözümüzün nûru olacak kimseleri  (genç nesli) bizlere ihsân eyle!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Furkân Sûresi, âyet 74)

*   “Yemin olsun ki asra, insan mutlak bir hüsranda; ancak, îmân edip sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hep hakkı tavsiye edenler ve               sabrı tavsiye edenler müstesna!”    (Kur’ân-ı Kerîm-Asr Sûresi;  âyet: 1-3)

*   “Her nefs (canlı) ölümü tadacaktır.”     (Kur’ân-ı Kerîm-Âl-i İmrân Sûresi;  âyet: 185)  

“Hayâ îmândandır. Îmânı olan cennettedir. Hakiki mânâda Allahü teâlâdan hayâ etmek, kötü düşüncelerden uzak durmak, helâl lokma yemek ve ölümü hatırlamaktır. Âhireti isteyenler, dünyânın süsünden, zînetinden uzaklaşır. İşte bunları yapmak, Allahü teâlâdan hakkıyla korkmak demektir.”, “Hayâ ile îmân, beraberdirler. Biri gidince, diğeri onu tâkib eder.”, “Fuhuş insanın lekesi, hayâ zînetidir.”, “Bir kadın, güzel koku sürünüp, göz alıcı güzel elbiseler giyerek bir toplumun övnünden geçerse, zinâ işlemiş gibi günâha girer.”, “Âhir zamanda ümmetimin kadınları vücutlarını gösterecek elbiseler giyecekler, saçlarını da deve görgücüne benzetecek şekilde topuz yapacaklardır. Onlar lânetliktir.”, “Herkes baksın diye (süslü) elbise giyen, onu çıkartıp atıncaya kadar, Allah’ın rahmetinden uzak olur.”, “Örtülü olan çıplaklara… lânet edildi.”,  “İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar.”, “İnsanlara vâiz olarak (öğüt ve ibret verici nasîhat edici olarak) ölüm yetişir.”, “Ölümü çok hâtırlayınız. Onu hâtırlamak, insanı günâh işlemekten korur ve âhirete zararlı olan şeylerden sakınmağa sebep olur.”, “Günâhından tevbe eden kimse, hiç günâh işlememiş gibidir.”  (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)                                                                                                   

 *  “Hayâsız insan, halk içinde çıplak oturan kimse gibidir.” (Hz. Ebû Bekir “r. anh”)                                                          

 *  “Âdem “aleyhisselâm” cenâb-ı Hakka, (Yâ Rabbî! Ehl-i nârın ameli nedir?)  diye suâl eyledi. Cenâb-ı Hak dahi (Bana şirk etmek ve gönderdiğim Resûl-i kirâmı tekzîb etmek ve kütüb-i ilâhiyyemde olan emr-ü nehyimi tutmayıp âsî olmaktır) buyurdu.”

*   “… Diğer bir fırka ise, avret yerleri gâyet büyümüş, cerâhat ve irin akar. Onların fenâ kokusundan etrafta bulunanlar gâyet rahatsız olur. Bunlar, zinâ yapanlar ve başları, saçları, kolları, bacakları açık sokağa çıkan kadınlardır.”  (Kıyâmet ve Âhiret-Îmâm-ı Gazâlî; İhlâs A. Şti Yy, İst. 1985, s. 7, 43) 

*   “Kul hayâ sâhibi olduğu zaman, hayırlı ve iyi işlere yapışır. Hayâ kalbe yerleştiği zaman, nefsin arzu ve istekleri ondan uzaklaşır.”  (Ebû Süleymân-ı Dârânî)

“Bir ülkenin en büyük gücü; tankı, topu, tüfeği değil, îmânlı evlâtlarıdır.” (Prof. Dr. Necmettin Erbakan-54. Hükûmet Başbakanı)

* ”Ne ibrettir kızarmak bilmeyen çehren/Bırak kardeşim tahsili; git önce edep, hayâ öğren!..”,  “Oyuncak sanmayın! Ahlâk-ı millî, rûh-i millîdir/Onun iflâsı en korkunç ölümdür: Mevt-i küllîdir.” (M. Âkif Ersoy) 

* “Batı dargın, Doğu dargın, gök dargın/Ön, ard, üst, alt taşla örülü kaldı.                                                                        Hâsılı, yaktılar baba evini/Ne sözü, ne izi, ne külü kaldı.                                                                                                  Çözdük her müşkülü derlerse, de ki:/Sonunda var olma müşkülü kaldı.”  (Necip Fâzıl Kısakürek)

 

 

 S

 

aygıdeğer Okuyucularımız!..

“Türkiye Gazetesi”nin bir dönem “Kültür-Sanat Sayfası” sorumluluğunu da üstlenmiş yazarlarından “Sn. Halime Gürbüz”;  son yıllarda, özellikle de bu son yaz aylarında cadde ve sokaklarımızda “arz-ı endam” eyleyen “pespaye” bir görünümü konu edinerek 27 Ağustos 2016 günlü “Kaş Yaparken Göz Çıkarmak” başlıklı köşe yazısında (sy: 2) şöyle demektedir:

                “Delinin biri kuyuya taş atıyor, kırk akılı çıkartamıyor. Moda bu işte!

Birilerinin uydurdukları sayesinde tek tip insanlar olmak, hem bedenen hem de zihnen. Birileri bizimle dalga geçiyor, kuytuda da kıs kıs gülüyor… Tıpkı kıyafetin üstüne atleti tes giydikleri, kombinezonu elbise diye yutturdukları, Hürrem saçı diye ‘saçlarda karamel rengi ve ara tonları’ sloganıyla kadınları tepesi paslı vida şeklinde dolaştırdıkları gibi.

Şahtık şahbaz olduk avuçla para dökülen lağımcı çizmeleriyle, pardon, desenli lastik çizmelerimizle. Üzerine ‘yırtık kot’ modasına çıktı, insanlar ortalıkta pitbull saldırısından sağ kurtulmuş gibi gezindi ses etmedik. Ha gerçi böyle giyinene ‘la yırtık!’ desek olay çıkartır. Ama ortada bir ‘yırtık’lık vardır işte. Umarım ikinci bir emre kadar ülke sathında yasaklanır.

Erkek pantolonları kısaldı; bilekte ve dar paça. Akımın öncüleri futbolcular, koca koca adamlarda ‘düdük’ gibi pantolonlar! Kısa paça, kıllı bacaklar, çorapsız ayakkabı, dükkânı su başmış esnaf gibi orta dolaşan birçok ‘eeerkek’e rastlıyoruz. Gittikçe balet taytına çevrilen dar pantolonlar… Gelecekten endişe ediyoruz…

Moda diye etek giyecek erkekler, kuyruk takacak kadınlar ve uzun uzun baksan da cinsiyeti anlaşılamayacak ara formlar oluştu…”

Avrupalı bir Yazar ve Fikir Adamı olan Dr. Winfield Scott Pugh, tercüme edilerek  ülkemizde yayınlanan “Cinsi Bilgiler Mecmuası, S. 11, s. 41”deki bir makâlesinde (Bkz: İşte İnsan/2-Ali Kayıkçı, s. 289), böylesi kimseler için şu ifadeleri kullanmaktadır: Birçok kimseler de vücutlarının şu veya bu kısımlarını teşhir etmekten hoşlanırlar. Bunu yaparken cinsî bir heyecan, ürperti duyarlar. Buna bilhassa kadınlarda o kadar çok rastlanır ki, artık normal bir hâl sayılmaya bile başlamışr.”

Biz de “Fazla söze ne hacet?” diyoruz ve Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile başbaşa bırakıyoruz…

Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

                = = = * = = =

“Beden Eğitimi”, “Futbol Şortları”;

Cadde-pazarlarda, canlı mankende;

Üstünde bir atlet, noksan kortları!..

Dövmeler-şekiller, kolda-ensende;

“Hippi” desem değil, fark akortları!..

 

Kız-kadınlar “tayt”lı, marka kotları;

Kimi “dizden yırtık”, ayna butları;

“Çiklet” çiğnemede, şiş avurtları!..

Dövmeler-şekiller, kolda-ensende;

Her hâli isyânda, şer tâğûtları!..

 

“Hürriyet”ten “Pırtık”, olmuş da çıkmış;

Eski “ar-hayâ”dan, solmuş da çıkmış;

“Parfüm”ü boşaltmış, dolmuş da çıkmış!..

Dövmeler-şekiller, kolda-ensende;

Terine karışmış, makyajı akmış!..

 

“Çorap” “diz altı”ydı, şimdi var’la- yok;

“Jersey inek” gibi, memeliler çok;

“Göbek”ler açıkta, el gözüne sok!..

Dövmeler-şekiller, kolda-ensende;

“Ciğer 5 para”ya, derisi de Fok!..

 

“La Yırtık” deseniz, sizi suçlarlar;

“Karakol” yakalar, hâkim azarlar;

“Moda” köle yapar, tüccar pazarlar!..

Dövmeler-şekiller, kolda-ensende;

Tasvirden acizdir, şâir-yazarlar!..

 

KAYIKÇ’Ali der ki, “Bu nasıl hâldir?

Sırt-döş ortalıkta, apaçık baldır;

Bugün “Darbe” yarın, bir izmihlâldir!..

Dövmeler-şekiller, kolda-ensende;

“Neslin maya”sını, şimden ihlâldir!..

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim