• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Samsun 15 °C
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 16 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

BU “SEVGİ GÖNÜL”DEN, “CESARET ÖZ”DEN!..

Ali Kayıkçı

(Şırnak’ta şehîd olan Özel Harekât Polis Memuru hemşehrimiz Ersan Gülpınar’ın aziz hâtırasına)
*“Doğru yol gösterildikten sonra Peygamber aleyhisselâma uymayan ve îmânda ve amelde mü’minlerden ayrılan kimseyi küfr ve irtidâdda bırakır ve Cehennem’e atarız. O Cehennem, çok kötü bir yerdir.” (Kur’ân-ı Kerîm-Nisâ Sûresi, âyet 104)
*“İçinizden kim irtidâd eder de kâfir olarak ölürse, yaptığı (iyi) işler dünyâda da âhirette de boşa gitmiştir. Onlar o ateşin (Cehennem’in) arkadaşlarıdır. Onlar orada (bir daha çıkmamak üzere) ebedî (sonsuz) kalıcıdırlar.” (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet 217)
*“Kim bir mü’mini müteammimden (kasten) öldürürse, artık onun cezası Cehennem’de ebedî kalmaktır; Allah ona gazab etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.”, “Mallarını, canlarını fedâ ederek din düşmanları ile Allah rızâsı için cihâd eden Müslümanlar, oturup ibâdet edenlerden daha üstündür. Hepsine de, Cennet’i söz veriyorum.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet, 93- 94)
*Mehmetçik veya Ahmetçiğin günlük duâsı: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır dök, kalblerimize kuvvet ve sebat (dayanma gücü) ver ve bizi kâfirler (hainler, bölücüler, mürtetler, ateistler, komünistler)e karşı bize yardım et, bizi muzaffer kıl/zafere kavuştur!”, “…Ey Rabbimiz! Bizleri bağışla ve bize acı! Sensin mevlâmız! Bizi, seni tanımayanlara karşı, zafere ulaştır! Kahrolsun kâfirler!”  (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet 250 ve 286’dan)  
*“İşte biz böylece, kazandıkları günâhlardan dolayı zâlimlerin bir kısmını, diğer bir kısmına dost yaparız.”, “…Şu muhakkak ki, zâlimler felâh bulmazlar/kurtuluşa/muratlarına ermezler.” (Kur’ân-ı Kerîm; En’âm Sûresi, âyet 129, 137’den)  
*“Düşmanınız olan kavmi takip etmekte gevşeklik göstermeyin!..”;  “Sakın hâinlerin savunucusu olma!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 103 ve 105’den)
*“…âhirete inanmayanlar, derin bir dalâletle (sapıklıkla) azap içindeler.” (Kur’ân-ı Kerîm;  Sebe Sûresi, âyet 8’den)
*“…Allah’ın insanları birbiriyle önlemesi olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulup gitmişti.” (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 251’den) 
*“Hubb’ül vatan minel îmân”/Vatan sevgisi îmândandır.”, “El vahdetü rahmetün ve’l-fırkatü azabün (Birlikte râhmet, ayrılıkta azâb vardır)”, “Allah yolunda cihâd eden kimselerin hâli, gündüzleri oruçlu olup, gecelerini ibâdetle geçiren, Allahü teâlânın âyetlerine itâat eden, namâz ve oruçtan dolayı hiçbir gevşeklik hissetmeyen kimsenin hâli gibidir ki, yine Allah yolunda cihâd eden üstündür.”, “Bütün ibâdetlere verilen sevâb, Allah yolunda gazâya verilen sevâba göre, deniz yanında bir damla su gibidir.”, “Denizde cihâd edenin karadakine üstünlüğü, on gazâ yapmak kadardır.”, “Bir gâziye veya mücâhide yardım edeni, Cenâb-ı Hakk mahşerde (gölge olmayan günde) gölgelendirir.”, “Hassan bin Sabit’in beyitleri, düşmana ok ve kılıç darbesinden daha çok tesirlidir.”, “Ey Hassan! Sen müşriklerin yüz karalarını ortaya koydukça Cebrail seninledir. Ashabım silâhla harp ettiği gibi sen de dille harp et!..”,  “Ümmetim, kötü din adamlarından çok zarar görecektir.” “Hiçbir mü’min (…) mü’mine karşı kâfire yardım etmeyecektir.”,  “Mü’minler, birbirlerinin Allah yolunda dökülen kanlarının öcünü almakla mükelleftirler.”, “Fîsebîlillah (Allah yolunda) Mücâhid olanlar, en ufak bir zorlama ile bir senelik oruç bedeli ve bir senelik gece ibâdeti hak ederler.”, “Allah yolundaki bir mücâhidin misâli, gündüz oruç tutup gece ibâdet eden bir kimseye benzer. Tâ ki dönünceye kadar. “,  “Allah, Peygamberlerin duâsını kabul ettiği gibi, onların duâsını da kabul buyurur.”, “Bir kimsenin, bir mü’mini sebepsiz yere öldürdüğü kat’i delilerle sabit olunca, öldüren hakkında kısâs hükmü tatbik olunacaktır.” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
* “İrtidâd: Müslüman iken, İslâm dînini terk etmek, başka bir dîne geçmek, ateist   (dinsiz) ve mürted olmak” (Sözlük)
*   “Devlete isyân etmemek, kanunlara karşı gelmemek vâcibdir.”       (Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; 123. Baskı, İst. 2012, s. 438)
*   “Vâcib: Kur’ân-ı Kerîm’de açık olmayarak bildirilmiş veya bir sahabenin açıkça bildirmesi ile anlaşılmış olan emirler. Kurban kesmek, fitre vermek, vitir namâzında kunut duâlarını okumak, (erkekler için) bayram namâzlarını kılmak… gibi.” (Dînî Terimler Sözlüğü; c. 2, s. 280)
*    “Cihâd: Allah yolunda O’nun ismini yüceltmek, İslâm dînini yaymak için; can, mal, söz, neşriyat ve diğer vâsıtalarla çalışmak, gayret göstermek, muhârebe etmek. Cihâd üç türlü yapılır: Birincisi beden ile yani her türlü harp vâsıtası ile yapmaktır. İkincisi, her türlü neşir, basın ve yayın vâsıtası ile İslâmiyet’i insanlara yaymak ve duyurmaktır. Bu cihâdı İslâm âlimleri yapar. Üçüncüsü ise, duâ ile yapılan cihâddır. Bütün Müslümanların bu cihâdı yapmaları farz-ı ayndır.” (Türkiye Gazetesi Dînî Terimler Sözlüğü, c. 1, s. 71)                                                                                                                                                         *    “Gazâ: Harp maksâdıyla düşmana yönelmek, sefere çıkmak, gayr-i Müslimlerle çarpışmak. İnsanların İslâmiyet’i işitmeleri, Müslümanlıkla şereflenmeleri yahut Müslümanların; dînine, vatanına ve nâmusuna saldıran düşmanı def etmek için en gelişmiş silâhlardan istifâde ile can, mal ve her türlü propaganda ve neşir vâsıtasını kullanarak savaşmak. Gazâ Ordusu: Allahü teâlânın rızâsı için O’nun dînini yaymak, din, nâmus ve vatanlarını korumak için düşmanla savaşan Müslüman askerler”  (a.g.e. c. 1, s. 141)  
*“Biz bu ülkeleri, Allahü teâlânın izniyle silâh kuvveti ile aldık. Temiz, samimi Müslümanlarız; bid’at ve hurafe nedir bilmeyiz. Bu sebepledir ki Allahü teâlâ, hâlis Türkleri azîz kıldı.” (Sultan Alpaslan-Ahlât/Malazgirt, 1071) 
*“Yeryüzündeki 1,5 milyar Müslüman bir araya toplanmalı. Bakınız bu Siyonistler, kendi ülkelerini birleştiriyor, Avrupa Birliği’ni kuruyor.  Bize gelince, Osmanlı’yı yıktığı yetmiyor, şimdi de Türkiye’yi parçalamak istiyorlar.”  ( Prof. Dr. Necmettin Erbakan-TBMM, 1991) 
*“PKK örgütü AB’nin gerçekleştirdiği bir örgüttür. 33 bin insanımızın ölmesine AB sebep olmuştur. AB, Türkiye’deki terör örgütlerini gizli ve açık desteklemiştir. AB, TC’nin yeniden palazlanıp Osmanlı gibi olma korkusunu yaşamaktadır.”  (15.04.2003; Tuncer Kılınç-MGK Genel Sekreteri)
*“Rusya ve bu işte menfaati olan AB devletleri, bir kısım Kürtleri önce Komünist, sonra Kürtçü yaptılar. Şimdi omuz omuzalar. Tarih, DAEŞ’in arkasında İngiliz kurnazlığının olduğunu herhâlde yazacaktır. O noktada dile gelmeyen bir İngiliz-Amerikan mücadelesi sezilmekte. Hepsinin arkasındaysa Yahudi sinsiliği mevcut. İsrail’in rüyası hakikat olsun diye Irak üçe, Suriye dörde parçalanma maksadı güdülüyor. Sıraya güneydoğu katılmak istenmekte. ‘Nil ile Fırat arası Büyük İsrail’ hayata geçsin isteği hep var. (…) Her gün aslanlar gibi ana kuzusu şehidler veriyoruz. Sur’da şehid düşen uzman çavuş Selçuk Paker’in annesi Sevgi Paker adlı yiğit kadın, ‘Niye ağlayacakmışım? Ben, bu topraklara şehid verdim. Allah, her anaya nasip etsin!..’ diyerek tek damla göz yaşı dökmeden oğlunu uğurladı.” (Rahim Er-Türkiye Gazetesi, 02.02.2016, s. 3) 
*“Ümmetin olduğumuz devlet yeter/Hizmetin kıldığımız izzet yeter!..” (Süleyman Çelebi-Mevlîd-i Nebi)                                                                                               *“Vur pençe-i Ali’deki şemşir aşkına/Gülbangı, âsmânı tutan pir aşkına!..” (Y. Kemâl Beyatlı)
*“…Toprak diye sevdim yurdu/Peygamber öyle buyurdu/Şehîdlerim ordu ordu/Verdim toprağa, toprağa!  Sevenlerin yurdu toprak/Canım istiyordu toprak/Canevimden vurdu toprak/Girdim toprağa, toprağa!” (Abdullah Satoğlu)                                                                                                                                                                          
*“Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü/Kız kardeşimin gelinliği, şehîdimin son örtüsü.” (Ârif Nihat Asya)                                        
*“Savaş dediğin söz değil/Bayrak dediğin bez değil/Vatan için bir kez değil/Bin ölmüşlüğümüz vardır.” (Niyazi Y. Gençosmanoğlu)
*“Bu destan kitaplara nakşedilecektir.”  (Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan-Beştepe Külliyesi; Şehîd Yakınlarına ve Gâzilere Şeref Madalyası Töreni, 17.03.2016)
                                                                                                                                               
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere,  “24 Temmuz 2015 sonrası Terörle Mücâdele”de; “420’yi aşan sayıda; asker, polis ve korucuyu şehîd” vermiş durumdayız…
Bu “şehîdlerimizin cenâze törenlerinde, yürek burkan ve gözyaşlarına sebebiyet veren” yüzlerce hadise yaşandığı da hepimizin malûmudur…
Bizler için asıl olan; (bir önceki köşe yazımızda da belirttiğimiz gibi) onların azîz rûhlarına “Fâtihalar göndermek” yanında, “ne için ve niçin şehîd olduklarını unutmadan, onları hayırla yâd etmek” ve “geride bıraktıklarına sâhip çıkmak” , haklı dâvâlarını bütün cihâna duyurmak olmalıdır…
Yeri ve zamanı geldiğinde; pusmadan ve susmadan, “neme lâzım”, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” demeden,  doğruları en az bir kere de tarafımızdan haykırmak olmalıdır…
Meselâ; Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde PKK’lı teröristlerin saldırısında yaralanıp, taburcu olan “Jirki aşiretinin lideri, 65 yaşındaki Tahir Adıyaman” gibi dağı taşı ve özellikle de “Kandil”i inletircesine ve de onların ağababalarına bu “Köroğlu”vari sesi dinletircesine seslenmelidir: “Eğer siviller olmasaydı, hepsinin kellesini alacaktık…”
Bu söz; PKK’lı 5-6 teröristin Beytüşşebap yolunu keserek kimlik kontrolü yapması, lise öğrencilerinin de içinde bulunduğu otobüsteki bazı kızları dağa götürmek için teşebbüste bulunması, Tahir Efendinin de içinde bulunduğu araca ateş edilmesi üzerine çıkan çatışma sonrasında hainlerin kaçarak izlerini kaybettirmeleri hadisesi üzerine söylenmiş. (Bkz: Türkiye Gazetesi; 21.04.2016, s. 11)
Bir başka örnek olay ise “Ameliyat sonrası rapor almak hakkı olmasına rağmen Nusaybin’deki operasyona katılan arkadaşlarının yanına koşan ve keskin nişancı tüfeğiyle vurulan ve kaldırıldığı hastanede şehîd olan Trabzonlu Jandarma Uzman Çavuş Ethem Hacımahmutoğlu” imzasını taşıyor. (Bkz: a. g. gzt.: 24.04.2016, s. 12)
Hele bir de “Kahraman Yüzbaşı Alper Kalem” var ki, “PKK’lıların kullandığı 80 binayı 8 günde kontrol altına almasından dolayı ödüllendirilmiş bir subay.” Bu komutan, Nusaybin’deki çatışmalara bir ân önce katılabilmek için komutanına, “Bizi ne zaman aşağı alacaksınız, taburum dört gözle o ânı bekliyor” diye ricada bulunan, çatışmaya girdiğinde de şanlı bayrağımızı cami minaresine çıkarak kendi elleriyle dalgalandıran örnek bir rütbeli. Bir sokak çatışmasında şehîd olup Amasya’da toprağa verilen, iki kız evlât babası bir başka kahraman  (Bkz: a. G. Gzt.: 02.05.2016, s. 1, 12)
Diyoruz ve bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakıyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    = = = * = = =
Bu “sevgi gönül”den, “cesaret öz”den;
“Yiğitlik kökten”dir, “soy-sopa” bağlı…
O “kalbin yapısı”, bellidir “söz”den;
İster “aşiret” de, istersen “dağlı”;
Bir “sevdâ” ki sıcak, “ateşten-köz”den!..

Bu “sevgi târih”ten, gelir “mazi”den;
Sâde “şehîd” değil, her bir “gâzi”den;
Birlikte “fetih”ten, her “megâzî”den…
Bir “sevdâ” ki sıcak, “ateşten-köz”den;
Müşterek “vatan”dan, şu “arazi”den…

Bu “sevgi dînden”dir, “cihâd aşkı”ndan;
“Koşma”dan, “türkü”den, “bozlak meşki”nden;
“Tehdit” alsa da, her bir “şaşkın”dan…
Bir “sevdâ” ki sıcak, “ateşten-köz”den;
“Dal-budak”lar salar, her bir “ışkın”dan…

“Rapor almak” varken, “cepheye” koşmak;
“Gâzi”yken “şehîdlik”, “aşkı”yla coşmak; 
 “Engel”den “hendeği”, “sabır”la aşmak…
Bir “sevdâ” ki sıcak, “ateşten-köz”den;
“Nusaybin”de “bayrak-hilâl”le taşmak...

“Baba Mehmet Ali”, oğlu “Yüzbaşı”;
Adı “Alper Kalem”, “öğretmen eşi”;
“İki kızı yetim”, “1’le 10 yaşı”…
Bir “sevdâ” ki sıcak, “ateşten-köz”den;
“Harbiye”den gelir, bu “iksir-aşı!..”

KAYIKÇ’Ali der ki, “Okudum-yazdım; 
Bu bir ‘sırr-ı ebed”, sanma ki çözdüm; 
Kalemle “haine”, ‘İmralı’ kazdım!..
Bir ‘nâr-ı Cahîm’ ki, ‘ateşten-köz’den; 
‘Sehpa’ya tekmeyi, ben vurayazdım!..” 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim