• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Samsun 8 °C
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • SAMSUNSPOR'DAN 4 TRANSFER DAHA
  • İYİ NİYET YETMİYOR
  • ADANADEMİR HAZIRLIKLARI BAŞLADI
  • SAMSUNSPOR'DAN 4 TRANSFER DAHA
  • İYİ NİYET YETMİYOR
  • ADANADEMİR HAZIRLIKLARI BAŞLADI

BU ÖYLE BİR “TOHUM” Kİ, TARLALAR “DİKEN” DOLDU…

Ali Kayıkçı

*    “Sakın hâinlerin savunucusu olma!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 105’den) 
*  “Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı, okuma-yazmanın yaygınlaşmasını sağlama değildir. Devrimin temel gayelerinden biri, yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap-İslâm dünyası ile bağlarını koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı. Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik.  Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı.”           (İsmet İnönü-Hatıralar, C. 2, s. 223)
*     “Artık 1935’teyiz. On iki senelik bir müddet zarfında, yeni Türk, kendine yeni bir ruh, yeni bir ahlâk, yeni bir tarih, hattâ, Allah’ı artık Tanrı diye andığı için, diyebilirim ki yeni bir Allah yaratmıştır.”    (Kemalizm-Tekin Alp; Prof. Dr. M. Fuad Köprülü’nün önsözü ile Cumhuriyet Gazete ve  Matbaası-İstanbul 1936, s. 171.)    
 *  “Kamalizm, bütün dinlerin üstünde bir yaşamak dinidir.”-CHP Edirne Milletvekili Şeref Aykut    
*    “Doktora yapmak için İtalya’ya gitmiştim. Papaz öğrencilerin de bulunduğu bir konferansa katılmıştık. Bir yemek saatinde, biraz yüksek sesle, (Bismillâhirrahmânirrahîm) demiştim. Yanımda oturan Papaz, bana nereli olduğumu sordu. Türkiyeliyim dedim. ‘Ülkenizde, başka böyle söyleyen gençler var mı?’ dedi. Çok insan olduğunu söyledim. Bunun üzerine, ‘Eyvah! Bizim bütün plânlarımız bozuldu. Biz 50 yıl sonra, Türkiye’de (Allah) diyecek kimse kalmasın diye program yapmıştık. Demek ki, her şey altüst oldu’ dedi.” (Dr. Enver Ören’den Hasan Yavaş; Türkiye Gazetesi, 18.11.2015, s. 17)
*    “İngilizceden, Fransızcadan, Latinceden her Allahın günü dilimize bulaşan şunca kelime karşısında sus-pus olup oturanlar, bizim bin yıldan beri konuşup durduğumuz, Türkçeleştirdiğimiz kelimelere karşı, acaba neden böyle saldırıyorlar? İstanbul’daki beş yüz yıllık, bin yıllık çınarları kesip yerlerine cılız akasya dikenleri katil diye, hain diye lânetleyen diller, acaba neden bin yıllık kelimelerimizi katledenlere alkış tutuyorlar?” (Y. Bülent Bâkiler-Somuncu Baba Dergisi; Temmuz-Ağustos 2004, s. 31)
 *    “İsrail, 1948’de kurulurken 5 bin yıl evvel kullanılan İbraniceyi resmi alfabe olarak kabul etti.  Kaybolup giden bir dil, yeniden hayat buldu. (…) Tek parti zihniyetinin Osmanlı muhalefeti, İslâm düşmanlığından ileri gelmektedir. İslâm’a düşman olanlar; imâna da, ezâna da, namâza da, camiye de, elifbaya da düşmandır.”   (Rahim Er-Türkiye Gazetesi; 11.12.2014, s. 3)
*  “(Sözcük) kelimesi, kelimenin karşılığı ise, bu “Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi-8” kitabında, (İlâ-yi kelimetullah)ı, (Kelime-i tevhîd)i ve (Kelime-i şahâdet)i nasıl diyeceksiniz?”, “…dil mes’elesi, hem dînî hem de millî bir mes’eledir; üzerimize yüklenen bir vazifedir. Bu sebeple; her kelimeyi/sözü yerli yerinde, usûlüne göre kullanmamız gerekir.”) (M. Hâlistin Kukul; Denge Gazetesi-22.05.2015, s. 9; 22.11.2015, s. 12)  
*    “İttihat ve Terakki Partisi, Arapça konuşma ve yazışmayı yasakladı.” (Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci-Türkiye Gazetesi; 23.11.2015, s. 16)                                                                                                                                 *   “Ruhsal, parasal, soyut, boyut, yaşam, eğilim/Ya bunlar Türkçe değil yahut ben Türk değilim! Oysa halis Türk benim, bunlar işgâlcilerim/Allah Türk’e acısın, yalnız bunu dilerim…”,   “Bu yurda her belâ içinden gelir/“Hep”leri, hep, hiçin hiçinden gelir.”    (N. Fâzıl Kısakürek-Çile)
*    “Yıl 1945’tir. Maârif Vekâleti, Rektörlüklere talimat göndererek, fakültelerin, üniversite bütçelerinden bastıracağı kitaplarda kullanılacak kelimelerin, Vekâletçe kabul edilen kelimelerle (yâni uydurukçayla) yazılmış olma mecbûriyeti koymuş ve bu hususta da, üniversite hocalarının yazdığı makâleleri ve kitapları incelemek için heyet bile kurmuştur.” (Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil-Türkçe Meselesi” 
*    “Türkiye’nin en mühim dâvâsı, hiç şüphesiz, dil dâvâsıdır.”    (Prof. Dr. Mehmet Kaplan-Nesillerin Rûhu, s. 150) 

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
 Yukarıda “serlevha” olarak sunduğumuz tespitlerden anlaşılacağı üzere; 1930’lu yıllarda bir “Arı dilcilik”, “ Öz Türkçecilik”, “Dilde arılaştırma” gibi bir takım uyduruk gâyelerle; aslında “İslâmiyet’e ve Osmanlıya” karşı “devlet eliyle” bir tasfiyecilik hareketi başlatılmıştı. Bu hareketin çeşitli yer ve zamanlarda hâlen daha azalarak veya çoğalarak devam ettirildiği de yine malûmunuzdur…
Önceki hafta; Eğitimci-Şâir ve Yazar Ağabeyimiz M. Hâlistin Kukul Hocamız ile gerçekleştirdiğimiz ve “Bozulma Lisanla Başlar” başlıklı seri röportajda da belirtildiği gibi bu işe,  başta “Millî”siz “Milli Eğitim Bakanlığı” ile “YÖK”e bağlı “ÖSYM” gibi kuruluşlar ve bâzı yazılı ve görülü basın-yayın müesseseleri ve kalemşor (yazar)lar…  “dünün haşaratları”nın bıraktığı yerden bütün hızları ile devam etmektedirler…
Misâl verecek olursak,  Sayın Kukul Hocamıza kulak verelim; (Denge Gazetesi-23-24.11.2015, s. 12) ne diyordu: “Geçen yıllarda da yazdım. Üniversite giriş imtihanı sorularındaki Türkçe bir felâkettir. Defalarca geniş makâlelerle vaziyetin vahametini îzaha çalıştım. Nafile!.. Meselâ; 2005’te ÖSS’de 45 Türkçe sorusu sorulmuş ve 28 (yapıt) denmiş de, hiç (eser) denmemiş; 23 (sözcük) denmiş de, hiç (kelime) denmemiş; 11 (yaşam) denmiş de, hiç (hayat) denmemiş; 9 (doğa) denmiş de, hiç (tabiat) denmemiş… Niçin acaba?.. 
2006 ÖSS’deki 30 Türkçe sorusunda; 12 (sözcük) var, hiç (kelime) yok; 10 (yaşam) var, hiç (hayat) yok; 11 (yapıt) var, hiç (eser) yok… Niçin acaba?.. 
2009 ÖSS Türkçe Soruları 30 tane: 13 (sözcük)e rağmen, hiç (kelime) yok; 30 (yapıt)a rağmen, hiç (eser) yok; (birey) ucûbesi var da (fert, şahıs, zat ve kişi) yok; 3 (ulus) var da, bir tane (millet) yok… Niçin acaba?..”
2011 YGS’de 40 Türkçe sorusu var. 22 (sözcük)e rağmen, bir tane (kelime) yok; 15 (öykü/öykücü) var ammâ bir (hikâye/hikâyeci) yok… Niçin acaba?..
Yıl 2012: 23 (sözcük) var, hiç (kelime) yok; 19 (yapıt) var, hiç (eser) yok; 13 (yaşam)a karşılık sâdece 3 (hayat)  var… (Büyük başarı!!!) Tabiî ki, doğa’dan uygar’a, özgür’den örneğin’e, koşul’a kadar nice “sözcükler”… sıra sıra!..  
Kaldı ki; bunların yanında, bugün ilk, orta ve lise kitapları, Hasan Âli Yücel Türkçesi’yle dopdoludur: Tıklım tıklım!..” 
 Bu “Niçin acaba?..” sorusunu “Âşığımıza” da sorduk. Bakınız ne dedi ve neyi nasıl söyledi?:
    = = = * = = =
Bu öyle bir “tohum” ki, tarlalar “diken” doldu;
“Sözcük”ler “pıtrak” gibi, “dil”imize takılmış;
“Agop-Ataç” çift sürdü, “H. Âli” “ağa” oldu…
“Necip” “Çile” çekmeye, “kodes”lere atılmış;
“İlâhî Yûnus Emre”, şehre inince soldu…

Bu öyle bir “tohum” ki, “ÖSS” hep “hasat”ta;
“YÖK” boşa “çoban” olmuş, “korucular vasat”ta;
Sözde bir “Dil Kurumu”, o da kalmış “kesat”ta…
“Necip” “Çile” çekmeye, “kodes”lere tıkılmış;
“Milli Eğitim” “zilli”, oyunları “fesât”ta…

Bu öyle bir “tohum” ki, “TRT” saçar durur;
“AST” tiyatro yerine, “sözcük”le açar vurur;
“Basın” malûm ellerde, “satır”dan uçar vurur…
“Necip” “Çile” çekmeye, “kodes”lere tıkılmış;
“Levent Kırca” Boğaz’da, “rakı”yı içer vurur…

Bu öyle bir “tohum” ki, kökü tâ “30”larda; 
“Maârif” kazma-kürek, “çuvallar” omuzlarda; 
“Verim-merim” kim sorar, “diş” var “diş” domuzlarda…
“Necip” “Çile” çekmeye, “kodes”lere tıkılmış;
“Genetik bir özellik”, “C.H.P.” rumuzlarda…

Bu öyle bir “tohum” ki, “rüzgâr”la bulaşıyor;
“Kamalizm” tarlasında, “Tekin’ler” dolaşıyor;
“Kukul Hocam” her sene, gördükçe bi şaşıyor…
“Necip” “Çile” çekmeye, “kodes”lere tıkılmış;
KAYIKÇ’Ali “boy verdi”, tepesini aşıyor…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim