• BIST 107.217
  • Altın 140,822
  • Dolar 3,5243
  • Euro 4,0982
  • Samsun 26 °C
  • Ankara 30 °C
  • İstanbul 28 °C
  • GÖKAY İRAVUL İMZALADI 
  • CANBERK AYDIN KAYSERİSPOR'DA 
  • SAMSUNSPOR KALDIĞI YERDEN
  • GÖKAY İRAVUL İMZALADI 
  • CANBERK AYDIN KAYSERİSPOR'DA 
  • SAMSUNSPOR KALDIĞI YERDEN

Bu Nasıl Yeni Sene?..

Ali Kayıkçı

 “Müslüman, Müslüman"ın kardeşidir. Onu düşmana teslim etmez. Din kardeşinin ihtiyacını karşılayanın, Allah da ihtiyacını karşılar. Müslüman"dan bir sıkıntıyı giderenin Allah da Kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir.”
                  Hz. Muhammed (S.A.V.)
 “Benim dünümü ve bugünümü dünyada yankılar yapacak bir ustalıkla ortaya koyacak romancım, hikâyecim, tiyatro yazarım, senaristim, film yapımcım nerede? Şu anda yeryüzünde bin bir acı içinde kıvranan Müslüman kavimlerin, cemiyetlerin dramını kim dile getirecek? Kara ve kızıl emperyalizmin zulüm ve şiddetini kimler işleyecek? Hani nerede benim şâirlerim?..”
              S. Ahmet Arvasî (R.A.)  
 
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
 1998 yılında yayımlanan “Samsun"da Kültür-Sanat” isimli eserimizin birinci cildinde, Âşık Şefkatî"den alarak neşrettiğimiz, bu son haftaların siyasî durumuna pek çok uyan bir şiiri var.  9 dörtlük hâlindeki bu deyişten birkaç dörtlüğü aynen alıyoruz:
 “Avrupa, Amerika/Hak deyince kör bunlar,
 Köpeklerle sofrada/Birlik yemek yer bunlar…

 Temelden kökten zinâ/Olamaz haktan yana,
 Müslüman"ın başına/Şeytan kadar şer bunlar…

 Hep şerre bayrak açar/Doğru her şeyden kaçar,
 Müslüman kanı içer/İnsan eti yer bunlar…

 Var mı ki insan yanı/Kirletirler cihânı,
 İslâm"ın can düşmanı/Kalleş pislikler bunlar…”
  * - * - * -    
 Osmanlı döneminde 400 yıl hakimiyet sağladığımız, 1917 yılında İngilizlere karşı yapmış olduğumuz 3 muharebenin ardından ayrılmak zorunda kaldığımız Filistin toprakları üzerinde; malûm devletlerin, âdeta “nesebi gayri sahih” çocuğu olarak 60 yıl önce dünyâ sahnesine çıkartılan İsrail için, bu ifâdelerden bir kaçı, nasıl da şıp diye uyuşuveriyor değil mi?..
 Ağzına sağlık üstâd… Tezenene güç-kuvvet!..
 Sözü, şiirle açtığımıza göre, müsaadenizle şiirle devam ettirelim Saygıdeğer Okuyucularımız:
   *-*-*-*-*-  
İsrail Gazze"yi vurdu, şu kadar ölü…
Sen; ye-iç, vur-vur patlasın, çal-çal oynasın;
Nasılsa ölen Müslüman, değil kelp dölü…
 İnsan olan âhlanırdı, kükrerdi basın;
 Tel-Aviv"e tükrük yağar, taşar Lût Gölü…
   *-*-*-*-*-  
İsrail Gazze"yi vurdu, “Derhal ateş kes!”,
“Haddini bil ey Yahûdi, aldırmam nefes!..”
Diyen var mıdır acaba, duydun mu bir ses?..
 İnsan olan âhlanırdı, kükrerdi basın;
 Filistin"de Müslüman"sa, öldürün-asın!.. (!)
   *-*-*-*-*-  
İsrail Gazze"yi vurdu, “Şenlik Noel"de”,
“Zevk dolu, güzel yılbaşı; Hamas"sız belde”,
“İsrail"e yakışmaz O, bitsin ilerde… (!)
 İnsan olan âhlanırdı, kükrerdi basın;
 “Susun bire gâfiller” der, “Sesiniz kesin!..”
   *-*-*-*-*-  
İsrail Gazze"yi vurdu, “Saddam arama”;
“Tantanacı İran merhem olmaz yarama”;
“BM göstermelik, AB; oynar drama…”
 İnsan olan âhlanırdı, kükrerdi basın;
 Atlanırdı Fâtih, Yavuz; gelirdi kesin!..
    * - * - * -  2 - * - * - *
 Baş"sız başsız, başlar var;
 Yol ayrı kardaşlar var,
 Akıl ermez işler var;
  Bu nasıl yeni sene?..
  Yahudi çökmüş ensene!..
    * - * - * - 
 Zalim vurur ve suçlar,
 Boşa gitti pabuçlar,
 İşte Haçlı son Buş"lar;
  Bu nasıl yeni sene?
  Emperyalist bir kene!..
    * - * - * - 
 Sebil Müslüman kanı,
 İşte sarmış her yanı,
 Kim kurtarır cihânı?
  Bu nasıl yeni sene?
  Eskidi bak kaç tane!..
     * - * - * - 
 Orda burada kuklalar,
 Bildik oyunlar oynar,
 Haykırsam sesim kaynar;
  Bu nasıl yeni sene?
  Söz sende söyle anne!..
    * - * - * - 
 Sen çalış onlar yesin,
 Adına Batı desin,
 İnan modern kölesin;
  Bu nasıl yeni sene?
  Ne örf var ne anane!..
    * - * - * - 
 Kore der yollar seni,
 Kriz der sallar seni,
 Yoklar durur enseni;
  Bu nasıl yeni sene?
  Deme sakın zamâne!..
    * - * - * - 
 Onu sayarsan varsın,
 Çağırmadan duyarsın,
 Sen 24 ayarsın;
  Bu nasıl yeni sene?
  Bu defa da sen dene!..
    * - * - * - 
 O akıllı biz keriz (!),
 “Sahip Sesi”dir deriz, 
  Üçgen Kondalize Riz;
  Bu nasıl yeni sene?
  Filistin bir virâne!..
    * - * - * - 
 KAYIKÇI der kararım:
 Osmanlı"yı ararım,
 Sen yolcuysan ben varım;
  Bu nasıl yeni sene?
  Ümitler kaldı yine!..
    * - * - * - 
 Diye söylesek yanlış mı söylemiş oluruz a dostlar?..
 Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

 
********************************************************************
 D e r e b a h ç e l i
   A L İ   K A Y I K Ç I

     Dünyâ ile Ukbâ…

  “Allahü Teâlâ size… iki bayram (Ramazan ve Kurban bayramı) ihsân buyurdu.”  “Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan duâ, tövbe ret olunmaz. Fıtr (Ramazan) ve Kurban bayramının birinci geceleri, Şâban (ayının) on beşinci (Berat) gecesi ve Arefe gecesi.” 
                        Hz. Muhammed (S.A.V.)

 Saygıdeğer Okuyucularımız!..
 Bilindiği üzere; Arabî aylardan Zilhicce ayının 10. günü Kurban Bayramı, 9. günü ise Arefe"dir.
 Ramazan Bayramındaki 3 güne karşılık Kurban"da bu süre 4 gündür. Bu günler; günâhların af edildiği, Müslümanların da sevinçli ve neşeli olduğu günlerdendir. (İyd, yâni bayram günleridir.)  Diğer bir ifâde ile de;  Allahü teâlânın emirlerine uyulup, yasaklarından sakınılarak, günâh işlemeden, haram lokma yemeden geçirilen günler, demektir.
 2008 yılının son ayının 7 ve 8. günlerinde, Arabî aylardan olan Zilhicce"nin 9 ve 10. günlerinde; elhamdülillâh nasip oldu, yeni bir Arefe günü ve Kurban Bayramı yaşadık.
 Dünyâ çapında yaşanan bir ekonomik kriz döneminde,  ülkemiz de bundan az veya çok elbette ki bir pay aldı. Bundan böyle de almaya devam edecek. Ancak asla unutmayalım ki, geçmiş zamanlarda insanlarımız, bunların çok daha fazlasıyla karşılaştı ve çok daha uzun süreli sıkıntılar ve acılar çekti.
 O zamanlar; yokluk içerisinde fukaralık yaşarken, şimdilerde varlık içinde sâdece sıkıntı çekiyoruz. Bunu asla unutmadan ve göz ardı etmeden hâlimize şükredelim ve şöylece bir hulûsi kalp ile Rabbimize hamd eyleyelim!..  
 Kalbî sevgi ve saygılarımızla… 
  * - * - * -
Bir mübârek ayın, kutlu gecesi;
Arefe gününün, İhlâs müjdesi;
Kabir ziyâreti, âhiret sesi;
 Dünyâ ile ukbâ, tek bir liradır;
 Bir tarafı yazı, öbür turadır…
 
Bir mübârek ayın, kurbanlar günü;
Hayır-hasenâtın, bin bir düğünü;
Parayla âhiret, îmân düğünü;
 Dünyâ ile ukbâ, tek bir liradır;
 Bir tarafı yazı, öbür turadır…

Bir mübârek ayın, tebrîk zirvesi;
Hacılar seçkisi, Kâbe hurması;
“Hayvan hakçı”ların, tepki zırvası;
 Dünyâ ile ukbâ, tek bir liradır;
 Bir tarafı yazı, öbür turadır…

Bir mübârek ayın, kazanç kapısı;
Kevser Sûresi"nin, temel yapısı;
KAYIKÇI der Allah, için hepisi;
 Dünyâ ile ukbâ, tek bir liradır;
 Bir tarafı yazı, öbür turadır… (*)

------------------------------------------  
(*): Saygıdeğer Okuyucularımız!.. Araya, “güncel” bâzı konular
       girdiği için, geç kalan, ancak önemli gördüğümüz bu yazımızı, Sizlere
       sunmadan edemedik. Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

  *************************************************************************  
 D e r e b a h ç e l i 
   A L İ   K A Y I K Ç I 
  
  Kim Kimin Anası, Kim Kime Baba?..
 Saygıdeğer Okuyucularımız!..
 Zaman zaman mahalle aralarında, cadde ve sokaklarda oynayan çocuklar görürsünüz; yahut da okul yolunda veya okuldan dönen… Kız veya erkek…
 Hani derler ya “bacak kadar boylu” çocuklar… Ama, dillerinde bir lâf var ki, daha çok nine ve dedelere yaraşan bir söz: Kızım!.. Oğlum!..
 Bu kelime ve bu hitaplar; bir anne-babanın evlâdına veya bir büyükbabanın/dedenin veyahut da büyükannenin/ninenin torununa olduğu kadar aile çevresinden bir başka büyüğün seslenmesinde “aile bağı/sevgi” duygularını ifâde ettiği için, ne güzel bir sözdür. Fakat, aynı yaşlardaki ve özellikle de çocukluk çağındaki kişiler arasında geçtiğinde; bir bayağılık, bir adilik, bir terbiyesizlik göstergesi olup çıkmakta değil midir?..
 Nasıl olmasın ki:
- “Oğlum/Kızım!..” diye hitâp etmekte olan kişi; karşısındakine bu sözle, “Sen benim sulbümden geldin, ben senin baban (veya büyük baban)ım, senin annen (veya anneannen) benim karımdır” mânâsına söylemiş olmuyor mu?..
- “Oğlum/Kızım!..” diye hitâp etmekte olan kişi; karşısındakine bu sözle, “Ben senin, ailemiz içerisindeki bir büyüğünüm. Sen bu bakımdan bana saygı göstermek, sözlerimi dinlemek…  mecburiyetindesin!..” mânâsına söylemiş olmuyor mu?..
- “Oğlum/Kızım!..” diye hitâp etmekte olan kişi; karşısındakine bu sözle, “Her ne kadar sen benim kan ve sıhriyet (evlilik) yoluyla akrabam değilsen de okulda öğretmenin, mahallede/toplumda bir büyüğün olduğum için beni dinle, beni say!..” mânâsına söylemiş olmuyor mu?..
- “Oğlum/Kızım!..” diye hitâp etmekte olan kişi; karşısındakine bu sözle, “Ben; yaşta-başta, akılda-fikirde, gün görüp-yaşamışlıkta, bilgide-beceride… her bakımda senden ilerideyim” mânâsına, gururlanmak bakımından söylemiş olmuyor mu?..
Elbette ki bu ve mânâların, düşüncelerin ve sözlerin hepsi de yanlıştır. İfâde
bakımından yanlıştır, mânâ bakımından yanlıştır, sosyoloji (içtimâiyat) ilmi ve Türkçe bakımından yanlıştır… Hele bu yanlışlığın bir kız çocuğu veya genç kız tarafından yaşdaşı genç kıza karşı “Kızım!..” diye uluorta söylenerek yapılmış olması… daha da büyük bir yanlıştır, çirkin bir ifâdedir ve oldukça da ayıptır… Aileden, okuldan ve çevreden; uygun bir eğitim ve terbiye almayışın, sözlü bir göstergesidir… (Fazla bilgi için bkz: İşte İnsan;Kadın, Erkek ve Kadın-Erkek İlişkileri-Ali Kayıkçı, Haşet Kitabevi, Samsun 1999, c. 2, s. 285-286)
 * - * - * -
Kim kimin anası, kim kime baba?
Görsen de şaşarsın, duysan da şaşar;
Kızım der seslenir, demez merhaba;
 Nerden çıktı bu söz, ve nasıl yaşar?
 Kendi nahif amma, demesi kaba…
* - * - * -
Kim kimin babası, olmuş mu ergen?
Elif gibi vücut, sanırsın dirgen;
Ar-hayâ yoksunu, ahlâk kemirgen;
 Kırmalı dilinde, kürekle yaba;
 Kendi nahif amma, demesi kaba…
 * - * - * -
Kim kimin anası, kim kime kız?
Bu nasıl hitâptır, dil endazesiz…
Duyunca buna siz, neler dersiniz?..
 Öyle demeli ki, yemişçe sopa;
 Kendi nahif amma, demesi kaba…
 * - * - * -
Kim kimin babası, kim kime evlât?
Bu nasıl kabalık, ne berbat hitâp…
Sanırsın ki eşek, yüklenmiş kitap;
 Ne hoca dinlemiş, ne görmüş papa;
 Kendi nahif amma, demesi kaba…
 * - * - * -
Kim kimin anası, kim kime baba?
Görsen de şaşarsın, duysan da şaşar…
KAYIKÇI"m selâm ver, sonra merhaba!..
 Selâm esma"dandır, dünyâlar aşar;
 Söz zayi olsa da, o olmaz heba…

 

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim