• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Samsun 9 °C
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • MUSTAFA SEVGİ BİLDİĞİNİZ GİBİ !
  • TARAFTAR DAHA NE YAPSIN !
  • YİNE DEPLASMAN HÜSRAN ! 2-0
  • MUSTAFA SEVGİ BİLDİĞİNİZ GİBİ !
  • TARAFTAR DAHA NE YAPSIN !
  • YİNE DEPLASMAN HÜSRAN ! 2-0

Bu nasıl hizmettir?..

Ali Kayıkçı

 

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere; eskilerin kâinat, yenilerin evren dediği şu koca âlemde Cenâb-ı Allah, “18 bin âlem” yaratmış ve bunlardan en üstünü olarak da insanoğlunu halk etmiştir…
Bu insanoğlu denilen varlık; eğer Yaratıcısının emrine tam uyar ve O"na lâyıkıyla kulluk, Hâbibî Ekrem"ine (sallallahü aleyhi ve sellem) lâyıkıyla ümmetlik yaparsa, “eşref-i mahlûk” yani yaratılmışların en üstünü olma payesine (makamına) erişir. Ve, diğer âlem mensuplarından olan “melekler”in tamamı ve “cinnîler”den de îmân edenlerle birlikte Rabbinin izin ve ihsânı ile Cennet"e girer…
Bu 18 bin âlem mensuplarından olup da îman etmeyen/kâfir olan insanlar ile îmân etmeyen/kâfir olan cinnîler ve şeytanlar ise ebediyen kalmak üzere, yine Cenâb-ı Allah"ın emri ile Cehennem"e sürülürler…
Yine bu 18 bin âlem mensuplarından olan bitkiler ve hayvanlar ise, dünyâdaki “varoluş gâyesi” olan “insana hizmet”ten sonra bu varlık âleminden toprak olarak ayrılır ve “Kıyâmet Günü”nde de “haklı hakkın alır iken” hazır bulunur ve tekrar toprak olurlar…
Demek ki bu son iki grubun asıl vazifesi, “insana hizmet” olarak takdir kılınmıştır.
Bunlardan “arı”nın harikalar âlemi diyebileceğimiz bir hayatı var ve bu hayat içerisinde de “düşünen akıl sahipleri için” Cenâb-ı Allah"ın kuvvet ve kudretine dair nice nişâneler…
Bakınız o minnacık işçi arının her biri, bulduğu nektar eğer 100 metreden daha yakında ise “sirküler dans” denilen ve “tek dairevî hareket” olarak isimlendirilen bir hareketi yaparak hemcinslerine haber vermekte, eğer aradaki mesafe 100 metreden fazla ise “8"li hareket” olarak adlandırılan bir hareketle yardım talebinde bulunmaktadır. Bâzen de bu haber verme işleminde 11 kilometre gibi bir uzaklığa gitmeyi bile göze alabilmekte, 60-120 derecelik açılar çizerek yön tayin edebilmektedir. Bütün bunları da bâzen yarım kilo bal yapmak için 2 milyon çiçeğe ulaşarak gerçekleştirmektedir…
Peki, bütün bu eziyetler nedendir?.. Kendine lâzım olan bir miktar bal ve mum yanında çiçek tozlarını da temin edince istirahata çekilmek ve ağustos böceği gibi çalıp oynamak varken bunca didinmesi kimin içindir?.. İnsanoğlu için değil mi?… Arı, insan içindir… Peki ya insanoğlu ne içindir?..
İnsanoğlu da “şükretmek” için…

Düşündün mü insanoğlu,
Arıdaki hikmeti sen?..
Bir gram bal nasıl doğdu,
Sabah-akşam yiyor iken…
 * - * - * -    
11 km uzaktaki,
Taşır nektar, tozu dahi,
Pusulası var mı sahi,
Üçgen-üçgen çadır diken…
 * - * - * -    
Bir grama bin bir çiçek,
Hem yemeklik, hem içecek;
70 derde, şifa gel"cek;
Deva kimden bilir isen…
 - - 2 - -
Ballı kuzu, ballı pasta;
Ya balkonda, ya terasta;
Yiyen kalmaz, üç gün hasta;
Ancak “Deli Bal” olmasın;
Bilmeyenler hiç kalmasın!..
  * - * - * -    
Hastaya bal, güzele bal;
Morluğa bal, her ele bal;
İlle ağza, bu dile bal;
Ancak “Deli Bal” olmasın;
Gülmeyenler hiç almasın!..
* - * - * -    
 KAYIKÇI der, bu ne hizmet;
 Milyon dala,  var ziyâret;
 Bir grama, bu eziyet;
  Ancak “Deli Bal” olmasın;
  “Sera”cılar, hiç bulmasın!..

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim