• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Samsun 15 °C
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 14 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

BİZİ YAKAR BİZİM ATEŞ

Numan Türkoğlu

Müsaitseniz size hiç unutamadığım bir anımı anlatmak istiyorum.

Bir gün Kabil'deydim.

11 Eylül saldırıları olmuş, ardından bu olayı dümen tutan Amerika Bulaşık Devletleri, Afganistan'a saldırmıştı. Ben de o yıllarda gazeteci olarak Pakistan'da yaşıyordum. Savaş başlayınca İslamabad'daki evime veda ettim ve Pakistan-Afganistan sınırında ki Peşaver'e gittim. Tam bir yıl Peşaver’de kaldım. Bulduğum yerde yattım, bulduğum yerde yedim ve toz toprak içerisinde geçirdim günlerimi.

Bu esnada sıkça Afganistan’a geçiyordum. Derken gene bir gün Kabil’e geçtim. Amerika, Taliban rejimini devirmişti ve ülkede iç savaş sürüyordu. Kabilelerin kendi bölgelerinde hâkimiyet kurduğu, kimin elinin kimin cebinde olduğunun belli olmadığı, ölenin ne için öldüğünü bilmediği günlerdi. Hayatımın en tehlikeli yolculuklarından birini yapmış, önce Pakistan’daki meşhur kabile bölgesinden geçmiş, sonra Celalabat üzerinden Hindukuş Dağları’nı aşarak Kabil’e gitmiştim. Özellikle gece hareket eden her şeye Amerikan uçaklarının bomba yağdırdığı bir dönemde bir TIR’ın muavin koltuğunda bu yolculuğu yapmak ne kadar akıllıcaydı emin değilim. Şuan bunu yapmaya cesaret edebilir miyim, onu da bilmiyorum.

İşte böyle bir ortamda Kabil’de idim gene...  Afganistan’da çok dostum ve arkadaşım vardı. Afganistanlı gençler ile bir yerde oturmuş, yeşil Afgan çayı içiyor ve sohbet ediyorduk.  Malum Afganistan bir coğrafi tanımlama. Afgan diye bir millet oluşturulamamış; Peştun var, Tacik var, Özbek var, Türkmen var, Hazara var ama ortak bir millet yok.

Sohbet ettiğim bu genç çocukların etnik çeşitliliğine, siz bir de mezhepsel farklılıkları ekleyin, Afganistan’ın tüm renkleri etrafımda oturuyordu. İşte böyle bir ortamda Afgan çocuklara söylediğim bir şeyi ve aldığım cevabı aradan geçen uzun yıllara rağmen hiç unutamıyorum. Ve sanırım, bir Afgan çocuktan aldığım cevap, tam da bugünlerde Türkiye’nin durumunu anlatıyor. Tam da bugünlerde bu anımı paylaşmak istedim

Afgan çocuklara, “ Ya çocuklar, ben Afganistan vatandaşı değilim. Bugün buradayım yarın yokum lakin bir Müslüman olarak şu sokaklarda dolaşan Amerikan ve İngiliz askerlerini görmek benim çok zoruma gidiyor. Sokaklarınızda, kadınlarınızın arasında bu adamların ellerinde silah dolaşması zorunuza gitmiyor mu? Ben bu ülkenin vatandaşı değilim, bir Türk’üm ve bu durum benim çok zoruma gidiyor. Bazen elimde ki mikrofonu bırakıp, ilk önüme çıkan Amerikan askerinin gırtlağına yapışmak istiyorum” demiştim. Bunu şundan söyleme ihtiyacı duymuştum. Yıllarca iş savaş ile tükenmiş ve bitmiş bir toplum olan Afganların önemli bir kısmı, “Acaba Amerika bizim için bir umut olabilir mi?” diye düşünüyordu.

Ben bunu söyleyince bir Peştun gencin verdiği şu cevabı hiç ama hiç unutamadım:

“Üstat. Biz Afganlar aslında hepimiz, hangi etnik köken ve mezhepten olursak olalım, Amerika’dan nefret ediyoruz.  Amerika’yı bir umut olarak görenler de içlerinden Amerika’dan nefret ediyorlar. Ama bir gerçek daha var ki, birbirimizden Amerika’dan nefret ettiğimizden daha fazla nefret ediyoruz.”

Tüm tabloyu tek cümlede özetlemişti genç Afgan çocuk. “Birbirimizden Amerika’dan nefret ettiğimizden daha fazla nefret ediyoruz.”

O Afgan gencin cümlesine tek kelime yorum eklemeyeceğim ve hiçbir şey söylemeyeceğim.  Akıl, vicdan ve basiret sahipleri alması gereken dersi alacaktır. Başka Türkiye ve gidecek başka yerimiz yok. Bu topraklar bizim evimiz. Bu ülkede barış içerisinde, birbirimize saygı göstererek, eşit yurttaşlar olarak, farklılıklarımıza saygı duyarak, bir arada yaşamanın ortak dilini oluşturmak zorundayız.

Âşık Veysel’in deyişi ile “ Bizi yakar bizim ateş söndürmektir tek çaresi”

  • Yorumlar 3
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim