• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 9 °C
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 9 °C
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI

BİRLİK

Bayram Ocak

 

Aynı topraklar üzerinde yaşayan, dil, din, tarih birliği yapmış insanları, ırk, mezhep ve sınıf kavgalarıyla bölmeye kalkışacak olanlara karşı en iyi verilecek cevap millî birliktir. Vatan içinde sağlanmış olan birlik , aynı zamanda iç politikayı oluşturacağı ve iç politikalarında dış politikaya yön verdiği düşünülürse, uluslararası ilişkilerde bu birlik etkisini gösterecektir mutlaka.

Osmanlı imparatorluğunun kuruluşunda , Anadolu'da birliğin sağlanabilmesi için kanlı mücadeleler yapılmış, içte birlik sağlandıktan sonra dışarda daha etkin sonuçlar alınmaya başlanmıştı.

Osmanlının çöküşünde ise birliğin bozulduğunu ve dış güçlerin, iç dinamikleri kullanarak imparatorluğun çöküşü hızlandırdığını görmekteyiz. Fransız ihtilalinin etkisiyle başlayan milliyetçilik akımlarının asıl amaçı Osmanlının çöküşünü hızlandırmaktı. Ne alaka dediğinizi duyuyorum, Fransız devriminden sonra başlayan milliyetçilik akımları sonucunda kaç tane imparatorluk yıkıldı sizce ? Milliyetçilik akımından sonra irili ufaklı devletlerin oluşması gerekirken, devlet sayısı kaçtı o dönem?

Peki Fransız ihtilali ile başlayan o milliyetçilik akımları sonucunda , devlet sayısı artmayıp, işgallerin artışı ne ile açıklanabilir. Osmanlının terke zorlandığı Kuzey Afrika'da, İtalya, Fransa'nın işgal ettiği devletleri görmezden gelebilir misiniz. Asya'da Hindistan, Pakistan ne zaman özgürlüklerini İngiliz'lerden aldılar. Kısaca milliyetçilik akımları da bir dayatmaydı. O dönem bu sistemler iş yapıyordu, şimdi iş yapan ne olabilir sizce.

Tabi ki halk arasına sokulacak olan aykırı düşünceler, sen Kürt'sün, sen Türk'sün, sen Alevi'sin, sen Sunni'sin , sen sağcısın, sen solcusun. Peki özellikle son zamanlarda bunların kaşındığının farkında mısınız. 12 Eylül döneminde sağ-sol çatışması artmıştı, mezhepsel yaklaşımlar başlatıldığında ihtilal bunun önüne geçmişti. Sonra ırk üzerinden ayrışma için start verildi, pkk terörü bunun eseridir, şimdi ise yönetimdeki hükümetin icraatları yada yaklaşımları ülke içinde huzursuzluğa neden olmakta.

Osmanlı birliği sağlarken beylikler ortadan kaldırılırken kan dökülmüş, Fransız ihtilali sonucunda milliyetçilik akımları başlamış kan dökülmüş, işgaller başlamış yine kan dökülmüş. Kim kazanmış tüm bu gelişmeler sonucunda, kesin galibi emperyalizm bu eylemlerin.

Tüm bu olumsuzlukları ülke içinde bir noktada halkı genel hatlarıyla birleştirerek , ülke için birlik kurulma ihtimali var mıdır sizce. Ben bunun oldukça zor olacağı kanaatindeyim. Tabanda oluşturulacak bir milli birlik düşüncesinin eğitimle verilmesi sonucunda oluşacak yeni dönem nereden baksanız 25-30 yılı bulacaktır. İdeolojik akımlar sadece ayrışmaya neden olacaktır.

Gerçek birliktelik kurtuluş savaşı döneminde çok büyük oranda sağlanmıştı. Oluşumun karşısında yine halk içinde muhalifler yer almıştı fakat, özgür olma, yeniden ayağa kalkma, vatan olma duygusu daha ağır bastığı için varını yoğunu ortaya koymuştu Anadolu halkı.

Tüm politikacıların kısır çekişmeleri bırakıp halkı bir nokta çevresin de birleştirmek için atılım yapmaları gerektiği kanaatindeyim. Mutlak süratle tek düşünceye sahip halk sınıfları oluşturulamaz. Bu saatten sonra oluşum değil, ayrışmanın önüne geçebilmek adına hareket edilmeli, fikirlerin ortak noktaları çıkartılarak birlik ve beraberliğin sağlanması gerekmektedir. Kurtuluş savaşında olduğu gibi yine muhalifler, yine yanlışa inanmışlar yada yanlış noktada duranlar olacaktır. Büyük depremlerde halkın dayanışması aslında çok güzel örnektir. Çünkü bu halkın mayasında ayrışma değil birleşme vardır. İstisnalar zaten kaideyi bozmaz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim