• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Samsun 4 °C
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 13 °C
  • KAVAK DERNEKLER FEDERASYONUNDAN SAMSUNSPOR'A TAM DESTEK
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • BİLET FİYATLARI BELLİ OLDU
  • KAVAK DERNEKLER FEDERASYONUNDAN SAMSUNSPOR'A TAM DESTEK
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • BİLET FİYATLARI BELLİ OLDU

BİR “ZÂLİM” DAHA ÖLMÜŞ!..

Ali Kayıkçı

*     “Ey îmân edenler; Yahûdî ve Hıristiyanları dost edinmeyin! Onlar, birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zâlimler topluluğunu doğruya iletmez.”   (Kur’ân-ı Kerîm-Mâide Sûresi, âyet: 51)

*     “Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahûdîler ve ne de Hıristiyanlar, asla senden râzı olmazlar...”  (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet: 120’den)

*     “Bize muhalefet eden devletlere komşuları tarafından harp açtırabilecek durumda olmalıyız. Eğer bu komşu devletler de bize karşı birleşirlerse, bir dünya savaşı çıkarmalıyız.”. “Yahûdî olmayanlarla düşünce ve mantık bakımından aramızda büyük fark görülür. Bunun sırrı onlara nispetle daha üstün ve seçilmiş bir ırk olarak vasıflandırılmamızda yatar. Yahûdî olmayanlar hayvanlar gibi, sâdece sevki tabi ile hareket ederler. Tetkik ederler, fakat ileriyi göremezler. Maddi şeylerden başka hiçbir şey icât edemezler. İşte bundan da çok açık olarak görülüyor ki, dünyaya yol gösterme ve idare işini, tabiat bize nasip etmiştir.” (Yahûdî Protokolleri, 7 ve 14. Protokol)

*     “Yahûdilerin ‘üstün ırk’ öğretileri, Allah’ı dahî kendileri karşısında boyun eğebilecek bir varlık olarak düşünmelerine sebep olmuştur. Tekvin bölümündeki ‘Ve dedi; artık sana Yakûb değil, İsrail denilecek; çünkü Allah ile uğraşıp yendin’ ifâdesi, bunun delilidir. İnsanlara yenilen bir varlık, tabii ki Allah olamaz. Bu hahamların kendi ateizmlerini Tevrat’a sokmak için uydurdukları bir kıssadır. (Muharref) Tevrât’ta görünen bu gerçek, Yahûdilerin kendilerini, hem diğer kavimlerden, hem de Allah’tan bile üstün gördükleridir.” (Prof. Dr. Necmettin Erbakan-Davam; Millî Gazete Yy. Ankara-2013, s. 89’dan) 

*     “Hz. Yakûb’un üçüncü hanımından doğan dördüncü oğlunun lâkabı Yahûda’dır. Bu lâkap ona, Hz. Yûsuf’un kuyuya atılması fikrini ortaya atmış olması sebebi ile verilmiştir. Onun soyundan gelen Yahûda boyu, 12 İsrail boyu içerisinde en çok irtidât eden (dînden dönen), en çok ihânet eden, en çok sapan ve saptıran ve en çok Peygamber öldüren boydur. Hz. Süleyman’ın ölümünden sonra kurduğu adalet devletini parçalayan yine ‘Yahûda boyu’dur.” (Nuri Başar-Küresel Musibet Siyonizm; MGV Yy. Ankara 2013, s. 15’den)

*    “Dünyâmızı sorma: hem yeter, hem yetmez/Alçakları var, tartmaya dirhem yetmez!..” (Â. Nihat Asya-Rubâiyyât/2)

 

S

aygıdeğer Okuyucularımız!..

Bundan tam 2 yıl 9 ay kadar önceydi.  “Mevlîd Kandili”ni ihyâ etmeye hazırlanan  “İslâm Dünyâsı”,  12 Ocak 2014 Pazar günü  “müjdeli bir haber” olan “Beyrut Kasabı Ariel Şaron”un ölüm haberiyle daha bir coşmuş ve “Filistinli Mazlûmlar”dan bir kısmının yaptığı gibi âdeta gülüp oynamaya başlamıştı…

Malûm olduğu gibi; bu “Siyonist Kasap”, Rusya’dan Filistin’e göç edip yerleşen çiftçi bir ailenin oğlu olarak 1928 yılında dünyâya gelmişti. 20 yaşında iken “Haganah” adı verilen gizli bir örgüte katılarak Müslüman Filistinlilere karşı mücâdeleye girişmiş ve bu târihten sonra gerçekleşen her bir katliâmda yer almakla tanınmıştı. Bu gizli örgütlerden biri olan “Birim-101”in de kurucusu olmakla ünlendi. 1953 yılında, Filistin sınır köylerinden olan ve İsrail’in yerleşmesine karşı direnen “Kibye” köyündeki 45 ev ile bir okulu yok ederken 70 kişiyi, kadın ve çocuk ayırımı gözetmeden katletmişti. 1956 Süveyş Krizi ile 1967 Arap-İsrail Savaşı’nda da aktif rol oynayan Şaron,  1972’de, sözde demokratik mücâdele yapacak siyasi bir parti olan  “Likud Partisi”nin kuruluşunda görev almış ise de bir yıl sonra Mısır ve Suriye ile olan “Yom Kippur Savaşı”nda tekrar dişlerini göstermeye başlamıştı.

1982 yılında Savunma Bakanı olan Ariel Şaron, Lübnan kanlı bir iç savaşın içinde iken birliklerine Güney Lübnan’da bulunan “Filistin Kurtuluş Örgütü Sabra ve Şatilla Kampları”nı hedef göstermiş ve “Falanjist Militanları”nı desteklemek ve onlara koruma görevi yapmak suretiyle burada 2 gün 2 gece boyunca yaşanan ve 3 bin 500 kadar Filistinli göçmenin katliyle sonuçlanan operasyonu yönetmişti. Bütün bu tutum ve davranışları ile de ne kadar “Talmut” ve” Kabbala”cı olduğunu göstermekten geri kalmayan bu cani, 8 yıl cebelleştiği felç hastalığından kurtulamayıp “mort”ladığında da,  13 Ocak günü “Negev Çölünde bulunan kendisine ait çiftlikte, ikinci karısı Lily’nin mezarı yanına gömülüp gitmişti.  ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ile İngiltere eski Başbakanı Tony Blair cenâbları gibi malûm bâzı zevâtların iştirak ettiği cenâze merasimine, Türkiye’den resmen herhangi bir iştirak olmamıştı…

İşte bu “Anlı ve şanlı Filistinli masumlar kasabı Şaron”un geride bıraktığı “iş ve dâvâ ortağı” olan İsrail’in eski Cumhurbaşkanı olan “Şimon Peres” de Filistinlilere yönelik kabarık bir suç dosyasına sahipti. 48 yıl milletvekilliği, Savunma Bakanlığı, iki dönem Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevlerinde bulunmuş, hani Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan’ın Başbakan iken 2009’da Davos’ta “One  Minute!.. One Minue!..” diyerek karşı çıkıp terslediği, hani 14 Haziran 2012’de Obama’nın “Barış Savaşçısı” olarak ilân edip madalya verdiği, gerçekte  “İsrail Terör Devleti”nin  “eli kanlı bir diğer yöneticisi” olan “Peres” var ya,  geçirdiği “Felç Hastalığı”ndan kurtulamayıp geride kan, gözyaşı ve acılar bırakarak  93 yaşında “nâr-ı Cahîm”i  boyladı. 

ABD Başkanı Barack Obama ve ABD Başkan Adayı Hillary’nin kocasıeski Başkan Bill Clinton,  Kanada Başbakanı Justin Trudeau, İngiltere Başbakanı Davıd Cameron, eski Başbakan Tony Blair, İngiliz Veliahdı ve Galler Prensi Charles, Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande gibi malûm isimlerin(çoğunluk başlarında kipa takkeler ile) katıldığı öğrenilen ve “Herzl Tepesi Ulusal Mezarlığı”nda son bulan cenâze törenin ardından biz de “Şaron” için “Samsun Manşet Gazetesi”nin 31.01.2014 günlü nüshası 1-2’inci sayfalarında yazdıklarımıza dönüyoruz ve bu defa da “Peres” için şunları söylüyoruz:                                                                                                                                                                                    - * - * - * - * - *

“Uyduruk Tevrât”, “Talmûd-Kabbala”(*);

Sana “kılavuz”dur, ey zâlim Peres!..

Kıydın onca kadın-çocuğa, mala…

ABD “yavuzdur”, ey zâlim Peres!..

“Konsey”(**)de eline, geçirmiş pala…

 

“Haganah” örgütü, bir “Siyon” işi;:

“Birim-101” ile, gösterdin dişi;

“Kibye” köylerinde, tam 70 kişi…

Kanları “havuz”dur, ey zâlim Peres!..

Sonrasında kırdın, yine kirişi…

 

Müslüman’a karşı, aleyhte-şerde;

Nerde-ne varsa hep, Londra o yerde;

“Savaş-67”, o Süveyş’lerde…

İngiliz “domuz”dur, ey zâlim Peres!..

Cenâzende hazır,  bak “Bill” nerde?…

 

“Likud Partisi”nde, sözde demokrat;

“Yom Kippur Savaşı”, yep-yeni fırsat;

“Mıs’ra-Suriye”ye, o imzanı at…

Kabbala “mahmuz”dur, ey zâlim Peres!..

“Reagan”(***) yazar sana, yine beraat…

 

“28 Eylül”, haberin geldi;

Bütün dünyâ duydu, Peres de öldü;

Coştu Filistinli, bayramca güldü…

Sonrası “mahfûz”dur, ey zâlim Peres!..

“Felç” sana yakıştı, senle güzeldi…

 

Tam “kaç hafta” çekti, daha çekecek;

Süründü yerlerde, daha çökecek;

KAYIKÇ’Ali der ki, bu şaşmaz gerçek:

“Adl(****)” mabudumuzdur, ey zâlim Peres;

Hak alacak senden; ins, börtü-böcek…

----------------------------------------------------------------

 (*): Talmûd: Yahûdîlerin Tevrât’tan sonra mukaddes kabul ettikleri, sözlü emirlerin toplandığı Mişnâ ve Gamâra olmak üzere iki kısımdan ibâret olan, milâdın 2. ve 3. asırlarında yazılmış kitâbtır. Peygamberimiz Efendimiz bunun hakkında, “İsrailoğulları kendi yazdıkları din kitâbına uydular. Mûsâ aleyhisselâmın Tevrât’ını terk ettiler” hadîs-i şerîfi de bu gerçeği haber vermektedir (Bkz: Türkiye Gazetesi Dînî Terimler Sözlüğü; İst. c. 2, s. 230)            

(*): Kabbala: Tevrâd inmeden çok daha önceleri ruhban sınıfının geliştirdiği bir öğretidir. Kabbala büyü ve gizli güçlarle bağlantı sanatıdır. Masonluk tamamen Kabbalist öğretinin bir ürünüdür. ‘Gelenek’ veya ‘ağızdan kulağa’ anlamına gelen Kabbala, ‘sır’ esasına dayalıdır. Bu sırların tamamı, Kudüs Locası’nın üç Kabbalisti tarafından ezberde tutulur. Kabbalistlerden biri öldüğünde İsrail’in Sanhedrin denen 70’ler Meclisi’nden seçilen bir aday aynı bilgileri devralır. Mason Üstâd-ı Azamlar tarafından seçilerek yetiştirilen adaylar…” (Bkz: Prof. Dr. Necmettin Erbakan-Davam; Ankara 2013, s. 89-90’dan)

(**): Konsey:  BM Güvenlik Konseyi

(***): Reagan: ABD eski Başkanı Ronald Reagan

(****): El Adl: Cenâb-ı Allah’ın “Esmâ’il-Hüsnâsından olan ve “adalet sâhibi” mânâsına isimlerinden biri.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim