• BIST 90.182
  • Altın 146,281
  • Dolar 3,6195
  • Euro 3,9306
  • Samsun 12 °C
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 15 °C
  • ŞEHZADELER'DEN TERMESPOR'A MORAL YEMEĞİ
  • SAMSUNSPOR KALDIĞI YERDEN
  • HOCAOĞLU,’HEDEFİMİZ 4’TE 4’
  • ŞEHZADELER'DEN TERMESPOR'A MORAL YEMEĞİ
  • SAMSUNSPOR KALDIĞI YERDEN
  • HOCAOĞLU,’HEDEFİMİZ 4’TE 4’

-Bir Taşlama-

Ali Kayıkçı

  SİZİ GİDİ “HOPARLÖR KAFALI” SİZİ!..
                *”İbâdetleri, bizim gibi yapmıyanlar, bizden değildir.”, “Dinde yeni ortaya çıkan şeylerden kaçınınız. Çünkü bu yeni   şeylerin hepsi bid'attir. Bid'atlerin hepsi dalâlettir. Yoldan çıkmaktır.”, “Allahü teâlâ, bid'at sâhibinin orucunu,   haccını, ömresini, cihâdını, günâhtan vazgeçmesini, adâletini kabûl etmez. Hamurdan kılın çekilmesi gibi,    İslâm'dan çıkar.”, “Bid'at sâhibi, bid'atinden vazgeçinceye kadar, Allahü teâlâ tövbesini kabûl etmez.”  (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
  “Bid'at: Peygamberimizin ve dört halifesinin zamanlarında bulunmayıp da, dinde sonradan meydana çıkarılan,   uydurulan söz, yazı, usûl ve işler.” – Türkiye Gazetesi Dînî Terimler Sözlüğü; C.1, s. 55
  “İmâmın ve müezzinin, hoparlörle namâz kıldırması câiz olmadığı… sesi lüzûmundan fazla yükseltmek günâh olduğu   gibi, hoparlörden çıkan, imâmın ve müezzinin sesi değildir. (…) Hoparlörleri câmilere koymak, lüzumsuz bir isrâftır.   Îmânlı kalblere ilâhî tesirler yapan sâlih müminlerin sesleri yerine, âdeta kilise çanı gibi zırlayan bu âlet yok iken…   câmilerdeki tekbîr sesleri, ecnebileri bile vecde getiriyordu.  (…) cemâat, Eshâb-ı kirâm zamanında olduğu gibi,   namâzlarını huşû ile kılıyorlardı.” (Tam İlmihâl Seâdet-I Ebediyye; İstanbul-1976, s. 162-163)

 Saygıdeğer Okuyucularımız!..
 Bilindiği üzere şehrimiz Samsun'da “akustik ses düzeni” bakımından en güzel câmiî, “Merkez Site Câmiî”dir.
  Bu câmimiz, yine malûmları olduğu üzere; 1972 yılında “İslâm Diyânet Sitesi ve Merkez Câmiî Yaptırma ve Yaşatma Derneği”nin kurulması, sonrasında ise 1980 senesinde 57 Kurucu Üyenin “Samsun İslâm Vakfı”nı teşekkül ettirmesi ile vücut bulmuş, örnek bir eserdir…
 Bu hayırlı “Külliye”ye güç vererek “Vakıf Organları”nda vazife alan isimlerden ölenleri râhmetle anmak, hayatta bulunanlara sağlık-âfiyetler dilemek için bu örnek insanları şöylece bir hâtırlatmak istiyoruz:
 Vakıf Meclisi Başkanlık Divanı: K. Vehbi Gül, Cengiz Balkan, Mahmut Rıfkı Emiroğlu, Rüştü İstifoğlu, İbrahim Piyade.
 Vakıf Mütevelli Heyeti: K. Vehbi Gül, Hasan Kurul, İslâm Varlı, Şerafettin Albayrak, Özdemir Erol, Ali Rıza Öztürk, Mahmut Şevki Altuniç, Cemal Sicimoğlu, Kâzım Eldemir, Hasan Taşkın, Şevket Bayraktar, Şevket Yüksel, İsmail Sağıroğlu, Arslan Şenaslan, Hasan Dinçakar, Ahmet Sabah, Mehmet Kangel.
 Vakıf Murakabe (Denetleme) Heyeti: Ekrem Samangül, Ender Cengiz, Yakup Hızır, Ahmet Reis, Cemal Demir, İbrahim Hakkı Torluoğlu, Ali Sağlam, Mehmet Faik Er.
 Vakıf İstişare Kurulu: Mustafa Bağışlayıcı, Abdurrahim Köktener, Mustafa Turaboğlu, M. Necati Tarhan.
 Vakıf Haysiyet Divanı: Dr. Abdurrahman Başoğlu, Dr. Sait Atlı vekili Av. Mahmut Özbay, Celâl Şişik vekili Ahmet Demirel, Mustafa Turaboğlu, Cemal Demir, Bilâl Reis.
 Bu seçkin insanların örnek gayretleri ve hayır-hasenât sâhibi Müslümanların elbirliği ile meydana getirilmiş bu âbidevî eserin “eski hâli”ni beğenmeyip akıllarınca “çağdaş/gösterişli/isrâfçı ilâveler” yaparak “akustik düzeni ve mânevî hava”yı bozanların, yukarıya “serlevha” olarak aldığımız “hadîs-i şerîfleri” ve “ilmihâl”den aktardığımız birkaç cümleyi ibretle okumalarını salık veriyor ve Sayın Müftümüz Yard. Doç. Dr. Hayrettin Öztürk Beyefendiye de bu “aymazlığı” duyurmak istiyoruz:
 Hemen her Cuma günü; imâm efendinin farzı bitirip selâm vermesinin hemen akabinde, bir kimsenin âdeta koşarcasına çelik kasanın başında yerini alarak, “Câmiye yardım… Câmiye yardım!..” diyerek topladığı paraların da katılımı ile Dernekçe alındığı sanılan ve ana bölmenin dörtbir duvarına, bir kaçı da âyet yazıları kapatacak şekilde konuçlandırılan tam “7 âdet hoparlar” ile namâzların huşû ve hudûu, feyz'i katledilmekte, kulakları sağır edercesine yükseltilen seslerden rahatsız olan bizim gibi bir kısım vatandaş da ister istemez namâzlarını ancak son cemâat kısmında kılmaya mecbûr kalmaktadır…
  Hangi akla hizmet ile, Vakıf sâhiplerinin vakfiyesini koruyacak yerde bozan, üstelik bu bozmasına “bid'atlerden bir bid'ati” de karıştırmakta beis görmeyen Cami Dernek Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerini kınıyor, kınıyor; ve dahî aşağıdaki mısralarımız ile de tel'in eyliyoruz… 
 Kalbî sevgi ve saygılarımızla…          - * - * - * - * - *          “Hoparlör kafalı”, size gidiler;
 Bu ne iştir ne hâl, bu ne aymazlık?..
 Tam “7 hoparlör”, alıp dizdiler…
 Yanlıştan rücû yok, inat-caymazlık;
 Bu cemâat sizden, inan bezdiler…

 “Vâkıf Senedi” var, size neler der?
 “Vehbi Gül Reis”im, acep ne söyler?
 Bunca “musallî” var, kim helâl eyler?..
 Yanlıştan rücû yok, inat-caymazlık;
 Dâvacı kesilir, verilen reyler…

 “Yazılar” örtülmüş, duvar delinmiş;
 “Huşû-hudû” gitmiş, “feyz” nere sinmiş?
 Dün nerede idik, nasıl gelinmiş?..
 Yanlıştan rücû yok, inat-caymazlık;
 Desibel-cazırtı, üst üste binmiş…

 “Son cemâat” sınır, geçemez olduk;
 “Câmi huzuru”ndan, içemez olduk;
 Nice söylenen var, biz demez olduk…
 Yanlıştan rücû yok, inat-caymazlık;
 Haklıyı-haksızı, seçemez olduk…

 “Bid'at” var, “vebâl” var; “vakfa ihânet”;
 “7 hoparlör” var, “7 felâket”;
 “Müftü”m Siz “ilk çâre”, sonra “Diyânet”…
 Yanlıştan rücû yok, inat-caymazlık;
 KAYIKÇ'Ali der ki, “sağıra lânet!..”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim