• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Samsun 13 °C
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI

“BİR RÜY” Kİ, “AYNİYLE VAKİ!..”

Ali Kayıkçı

(İstanbul Vezneciler’de 7 Haziran/2 Ramazân günü şehîd edilen  Polis Memurları (Ramazan Kırboğa, Yaşar Özlem, Kadir Cihan, Gökhan Topçu, Duha Beker ve Emrah Pekdoğan) ile 8 Haziran/3 Ramazân günü Mardin Midyad’ta şehîd edilen (Bayan Polis Memurları Nefize Özsoy ve Şerife Özden Kalmış)nın  aziz hâtırasına)

“Allah yolunda şehîd olanlara ölü demeyiniz. Bilâkis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.” (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i Îmrân Sûresi, âyet 169-170)
*“Kim bir mü’mini müteammimden (kasten) öldürürse, artık onun cezası Cehennem’de ebedî kalmaktır; Allah ona gazab etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.”, “Mallarını, canlarını fedâ ederek din düşmanları ile Allah rızâsı için cihâd eden Müslümanlar, oturup ibâdet edenlerden daha üstündür. Hepsine de, Cennet’i söz veriyorum.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet, 93- 94)
*Mehmetçik veya Ahmetçiğin günlük duâsı: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır dök, kalblerimize kuvvet ve sebat (dayanma gücü) ver ve kâfirler (hainler, bölücüler, mürtetler, ateistler, komünistler)e karşı bize yardım et, bizi muzaffer kıl/zafere kavuştur!”, “…Ey Rabbimiz! Bizleri bağışla ve bize acı! Sensin mevlâmız! Bizi, seni tanımayanlara karşı, zafere ulaştır! Kahrolsun kâfirler!”  (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet 250 ve 286’dan)  
*“İşte biz böylece, kazandıkları günâhlardan dolayı zâlimlerin bir kısmını, diğer bir kısmına dost yaparız.”, “…Şu muhakkak ki, zâlimler felâh bulmazlar/kurtuluşa/muratlarına ermezler.” (Kur’ân-ı Kerîm; En’âm Sûresi, âyet 129, 137’den)
*“Onlar sağır, dilsiz ve kördür, bu hâllerinden dönüp îmân etmezler!”(Kur’ân-ı Kerîm, Bakara Sûresi, âyet 18)
*“Kalbleri var, ama anlamazlar; gözleri var, ama görmezler; kulakları var, ama işitmezler. İşte bunlar hayvan gibidir, hattâ daha da aşağıdır.”, “Onları doğru yola çağırsan işitmezler. Sana bakarlar, ama görmezler.”    (Kur’ân-ı Kerîm, Araf Sûresi, âyet 179, 198)
*“Mü’minler, mü’minleri bırakıp kâfirleri velî (dost) edinmesinler. Kim böyle yaparsa,  Allah ile ilişiğini kesmiş olur.” (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet: 28)
*“Düşmanınız olan kavmi takip etmekte gevşeklik göstermeyin!..”;  “Sakın hâinlerin savunucusu olma!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 103 ve 105’den)
*“Mü’minler, sâdece kardeştirler; o hâlde ihtilâf eden kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki, O’nun merhametine nâil olasınız.” (Kur’ân-ı Kerîm; Hûcûrat Sûresi, âyet: 10)
*“Ey îmân edenler! Kasten öldürülenler için size kısâs yapmak farz kılındı. Ey akıl sâhipleri! Bu kısâsta sizin için bir hayât vardır.  Ümit edilir ki, siz (haksız yere adam öldürmekten) sakınırsınız.”(Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet 178-179’dan)
*“…(Kısas ve zinâ gibi şeylerden dolayı meşrû) bir hak olmadıkça, Allah’ın harâm  ettiği cânı katletmeyin!..”(Kur’ân-ı Kerîm-Enâm Sûresi, â: 151)
*“Hubb’ül vatan minel îmân”/Vatan sevgisi îmândandır.”, “Allahü teâlâya îmândan sonra en faziletli ibâdet, vatan savunmasıdır.”, “El vahdetü rahmetün ve’l-fırkatü azabün (Birlikte râhmet, ayrılıkta azâb vardır)”, “Allah yolunda cihâd eden kimselerin hâli, gündüzleri oruçlu olup, gecelerini ibâdetle geçiren, Allahü teâlânın âyetlerine itâat eden, namâz ve oruçtan dolayı hiçbir gevşeklik hissetmeyen kimsenin hâli gibidir ki, yine Allah yolunda cihâd eden üstündür.”, “Bütün ibâdetlere verilen sevâb, Allah yolunda gazâya verilen sevâba göre, deniz yanında bir damla su gibidir.”, “Denizde cihâd edenin karadakine üstünlüğü, on gazâ yapmak kadardır.”, “Bir gâziye veya mücâhide yardım edeni, Cenâb-ı Hakk mahşerde (gölge olmayan günde) gölgelendirir.”,  ” “Hiçbir mü’min (…) mü’mine karşı kâfire yardım etmeyecektir.”,  “Mü’minler, birbirlerinin Allah yolunda dökülen kanlarının öcünü almakla mükelleftirler.”, “Fîsebîlillah (Allah yolunda) Mücâhid olanlar, en ufak bir zorlama ile bir senelik oruç bedeli ve bir senelik gece ibâdeti hak ederler.”, “Allah yolundaki bir mücâhidin misâli, gündüz oruç tutup gece ibâdet eden bir kimseye benzer. Tâ ki dönünceye kadar. “,  “Allah, Peygamberlerin duâsını kabul ettiği gibi, onların duâsını da kabul buyurur.”, “Bir kimsenin, bir mü’mini sebepsiz yere öldürdüğü kat’i delilerle sabit olunca, öldüren hakkında kısâs hükmü tatbik olunacaktır.”, “Ekber-i kebâir (büyük günâhlar): Bir şeyi Allahü teâlâya ortak etmek, adam katl etmek, (…)” , “Cemâat râhmettir. Ayrılık azâbdır...”, “Cemâate yapışınız. Çünkü Allahü teâlâ bu ümmeti dalâlet üzere bir araya getirmez…”, “Kim cemâatten bir karış ayrılırsa, İslâm ipini boynundan çıkartmıştır…”, “Şeytân, insanın kurdudur. Kenarda köşede kalmış, sürüden ayrılmış koyunu kurt yakaladığı gibi, şeytân da cemâatten ayrılanları yakalar. Sakın cemâatten ayrılmayınız!..”    (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*“İrtidâd: Müslüman iken, İslâm dînini terk etmek, başka bir dîne geçmek, ateist   (dinsiz) ve mürted olmak” (Sözlük)
*“Devlete isyân etmemek, kanunlara karşı gelmemek vâcibdir.”       (Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; 123. Baskı, İst. 2012, s. 438)
*“Vâcib: Kur’ân-ı Kerîm’de açık olmayarak bildirilmiş veya bir sahabenin açıkça bildirmesi ile anlaşılmış olan emirler. Kurban kesmek, fitre vermek, vitir namâzında kunut duâlarını okumak, (erkekler için) bayram namâzlarını kılmak… gibi.” (Dînî Terimler Sözlüğü; c. 2, s. 280)
*“Cihâd: Allah yolunda O’nun ismini yüceltmek, İslâm dînini yaymak için; can, mal, söz, neşriyat ve diğer vâsıtalarla çalışmak, gayret göstermek, muhârebe etmek. Cihâd üç türlü yapılır: Birincisi beden ile yani her türlü harp vâsıtası ile yapmaktır. İkincisi, her türlü neşir, basın ve yayın vâsıtası ile İslâmiyet’i insanlara yaymak ve duyurmaktır. Bu cihâdı İslâm âlimleri yapar. Üçüncüsü ise, duâ ile yapılan cihâddır. Bütün Müslümanların bu cihâdı yapmaları farz-ı ayndır.” (Türkiye Gazetesi Dînî Terimler Sözlüğü, c. 1, s. 71)
*“Gazâ: Harp maksadıyla düşmana yönelmek, sefere çıkmak, gayr-i Müslimlerle çarpışmak. İnsanların İslâmiyet’i işitmeleri, Müslümanlıkla şereflenmeleri yahut Müslümanların; dînine, vatanına ve nâmusuna saldıran düşmanı def etmek için en gelişmiş silâhlardan istifâde ile can, mal ve her türlü propaganda ve neşir vâsıtasını kullanarak savaşmak. Gazâ Ordusu: Allahü teâlânın rızâsı için O’nun dînini yaymak, din, nâmus ve vatanlarını korumak için düşmanla savaşan Müslüman askerler”  (a.g.e. c. 1, s. 141)
*“İyilik yapmak iyidir. Fakat en tehlikelisi, kötülüğe alet olmaktır.” (Dr. Enver Ören; Sohbetler-14.11.1993)
*“Kandan beslenen, çatışma kültürünü geliştiren, aramızdaki bağı güçsüzleştiren zihniyetle mücadelenin yolu, İslâm kardeşliğidir. (…) Millet, önce sağduyulu olmalıdır. Yaşanan acı, gözyaşı, ıstırap, şiddet ve çatışmaları sona erdirmek için tek ses, tek yürek olmalı, aramıza fitne tohumları ekmeye çalışanları deşifre edip, ortak değerlerimizi zaafa uğratanlara karşı ortak mücadele vermeliyiz.” (“Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan 553 STK Adına” yapılan “Yeter Artık” Çağrısı’ndan)
*“Seçilmiş olanlar devletin polisiyle, Mehmetçiğiyle yaka paça olur mu? Ağzı maskeli, ayağı entarililerin karşısına hiç çıkıyorlar mı?.. Şu ân bütün ülkenin gözü önünde bölücü terörü meşrulaştırıyorlar. Tek farkları, ellerinde silâh yok.” (Yalçın Topçu-Kültür ve Turizm Bakanı; Türkiye Gazetesi-18.09.2015)
*“…Devletin hukuk sınırları içinde, kararlılık ve hassasiyetle yürüttüğü operasyonlar neticesinde, halkın desteğini alamayan ve teslim olmaktan başka çaresi bulunmayan terör örgütünün ve siyasi uzantılarının bölgede yaşayan vatandaşlarımızın temsilcisi olamayacağı…” (65 Hükûmetin ilk MGK Bildirisi’nden; 26.05.2016)
*“Nusaybin’de teslim olduktan sonra ifade veren bir PKK’lı, örgüt içindeki durumu şöyle anlattı: Öz yönetimden bahsettiler. Bizi yarı yolda bıraktılar. Biz de Türkiye Cumhuriyeti’ne sığındık. Köpek gibi pişmanım. Gençler bu şerefsizlerin yanına yaklaşmasın… Biz kandırıldık, onlar kandırılmasın. Örgütte herkes birbirini öldürüyor. Yeter artık!..” (Basın-27.05.2016) 
*“Müslüman akıllı olmalı, ilm-i siyaseti bilmeli. Duyguları ile değil, aklı ile hareket etmeli. İslâm düşmanlarının kurduğu tuzakları fark etmeli ve o tuzaklara düşmemelidir.” (Nuri Elibol-Türkiye Gzt. 20.08.2013, s. 12)
*“Müslüman’a asla dost olmaz şu Batı/Unutmayın; Mayıs’ı, Eylül’ü Şubat’ı!..”  (Ekrem Şama-Millî Gzt. 19.08.2013, s. 14)
*“Türk halkının yüzde 66’sı AB’ne, yüzde 70’i NATO’ya, yüzde 72-73’ü ABD’ye, yüzde 73’ü Rusya’ya, yüzde 86’sı İsrail’e olumsuz bakıyor.” (Ahmet Sağırlı-Türkiye Gazetesi; 04.11.2014, s.9)
*“Ümmetin olduğumuz devlet yeter/Hizmetin kıldığımız izzet yeter!..” (Süleyman Çelebi-Mevlîd-i Nebi)
*“Vur pençe-i Ali’deki şemşir aşkına/Gülbangı, âsmânı tutan pir aşkına!..” (Y. Kemâl Beyatlı)
*“Bu dine, bu ırka ve bu toprağa/Sataşmak isterse herhangi gâvur:  Vur! Allah aşkına vur!..” (Abdurrahim Karakoç)
*“…Toprak diye sevdim yurdu/Peygamber öyle buyurdu/Şehîdlerim ordu ordu/Verdim toprağa, toprağa!  Sevenlerin yurdu toprak/Canım istiyordu toprak/Canevimden vurdu toprak/Girdim toprağa, toprağa!” (Abdullah Satoğlu)
*“Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü/Kız kardeşimin gelinliği, şehîdimin son örtüsü.” (Ârif Nihat Asya)
*“Savaş dediğin söz değil/Bayrak dediğin bez değil/Vatan için bir kez değil/Bin ölmüşlüğümüz vardır.” (Niyazi Y. Gençosmanoğlu)
*Genel Kurmay Başkanlığı açıklaması:  “Şırnak ve Nusaybin’de toplam 1.000 terörist etkisiz hâle getirilmiştir.”
*“Şehîd kanıyla sulanmış hazır bir vatan buldunuz/(Özyönetim deyip) iğrenç çıkarlara kul oldunuz.” (Mehmet Çınarlı) 
*“Dünyâmızı sorma: hem yeter, hem yetmez/Alçakları var, tartmaya dirhem yetmez!..” (Â. Nihat Asya-Rubâiyyât/2)
*“Dinî ne olursa olsun, mezhebi ne olursa olsun; masum insanların yanındayız. Zulüm yapan Müslüman ismini de taşısa Esad gibi, Yahudi ismi de taşısa Netanyahu gibi, Hıristiyan ismi taşısa Obama gibi; çocuklara bomba yağdıran bütün zâlimlere karşı tek yürek bir aradayız.” (İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım-İstanbul Tünel Meydanı; 29.05.2016)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
İki yıl kadar önce “Denge Gazetesi”ndeki bir köşe yazımızda “Türkiye Gazetesi”nin yazarlarından, rahmetli “Mehmet Oruç” ağabeyin, 27 Nisan 2010 tarihli “Osmanlı Hükümranlığının Sona Erdiği Gün” başlıklı yazısından, aynen naklettiğimiz, buradan da bizim “Hem Okudum Hem de Yazdım/2 (Terör Olayları ve Suriye Konulu Köşe Yazısı-Şiirler)” adlı eserimizin 257-258’inci sayfalarına aldığımız makâlede şöyle demekte idi:
“İmam-ı Rabbani hazretlerinin torunlarından, son devir İslâm büyüklerinden Ebül Hasen Zeydi, 1974’te Hindistan’da basılan “Faruki Makamatı Ahyar” kitabında şunu anlatmaktadır:
“Babam, Peygamber Efendimizi rüyâda görmüş. Çok üzüntülü imiş. Üzüntülerinin sebebini sorduğunda da Efendimiz, “Türkler, benim halîfemi bugün (27 Nisan 1909) makâmından ayırdılar. Bunun cezâsını çok acı çekeceklerdir” buyurmuş.”  
Bilindiği üzere  “Halîfe: Resûlullah efendimizin vekîli ve yeryüzündeki bütün Müslümanların reîsi (başı)” demektir.
Peygamberimiz Efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”in “Halîfesi” için kullandıkları yukarıdaki sözünde geçen “Bunun cezâsını çok acı çekecekler” haberi üzerine düşünüyoruz da; 
-Balkan Savaşları ve muhaceret, 
-1. Dünya Savaşı, 
-Çanakkale Muharebeleri, 
-Ermeni, Bulgar ve Rûm Mezalimleri, 
-Kurtuluş Savaşı, 
-1950 öncesi CHP despotizmi, 
-1960, 1971 ve 1980 Askerî darbeleri, 
-1963-74 Kıbrıs olayları, 
-1984’ten günümüze de PKK ve DHKP-C terörü,
-Şimdilerde ise, sözde bir de “Halîfe” tayin etmiş olan IŞİD/ DAEŞ terörü…
Bütün bunlar,  cezâlarımızın “acı”ları olsa gerek… diye fikir yoruyor ve bu duygu ve düşünceler ile kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı bir kere daha başbaşa bırakıyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla..

* - * - * - * - * - 
Kıydılar ol “Hâkan”a, doymadılar hiç kana; 
“Gel!” dediler Yunan’a, kâfir girdi vatana; 
Nifak düştü cihâna, gözyaşı döktü ana; 
“Acı” çektik “acılar”, ayrı düştü bacılar; 
Bir yara iyi olsa, geldi yeni sancılar…

Kıydılar ol “Hâkan”a, gaflet-ihanet birlik; 
İslâm dünyası yetim, kalmadı düzen-dirlik; 
İngiliz kâfirine, verildi cihangirlik; 
“Acı” çektik “acılar”, ayrı düştü bacılar; 
Bir yara iyi olsa, geldi yeni sancılar…

Kıydılar ol “Hâkan”a, “Kızıl Sultan” diyerek; 
“Ermeni oyunu”na, bir de boyun eğerek; 
40 çeşit hasım varken, Müslüman’ı döverek;
“Acı” çektik “acılar”, ayrı düştü bacılar; 
Bir yara iyi olsa, geldi yeni sancılar…

Kıydılar ol “Hâkan”a, “taşlar” bir bir söküldü; 
Eline sopa alan, sokaklara döküldü; 
Sınırlar hep yamuldu, tel örgüler büküldü; 
“Acı” çektik “acılar”, ayrı düştü bacılar; 
Bir yara iyi olsa, geldi yeni sancılar…

Kıydılar ol “Hâkan”a, “saraylar” “han”a döndü; 
Dün “seyis” olamayan, “küheylan at”a bindi; 
Susturuldu “âlimler”, “kandiller” bir-bir söndü; 
“Acı” çektik “acılar”, ayrı düştü bacılar; 
Bir yara iyi olsa, geldi yeni sancılar…

Kıydılar ol “Hâkan”a,  KAYIKÇ’Ali yaz bunu; 
“O gün”ü beğenmeyen, vîran eyledi sonu; 
Onca “ihtilâl” gördük ve “PKK” sorunu; 
“Acı” çektik “acılar”, ayrı düştü bacılar; 
Rabbim edenler buldu, kalanlar duâcılar…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim