• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 7 °C
  • Ankara 6 °C
  • İstanbul 8 °C
  • "Galibiyetlere alıştık"
  • PEKŞEN AİLESİNİN EN MUTLU GÜNÜ
  • Final Etabı Programı Belli Oldu
  • "Galibiyetlere alıştık"
  • PEKŞEN AİLESİNİN EN MUTLU GÜNÜ
  • Final Etabı Programı Belli Oldu

BİR ÖYLE BİR BÖYLE

Aydın TOMAKİN

BİR ÖYLE BİR BÖYLE

Sevgili okuyucularım.

Siyasetçiler zaman zaman mekana ve hitap ettikleri kitleye göre konuştuklarına hepimiz şahit olmuşuzdur.

Geçmişte netekim Kenan Evren çok yapardı bu tür konuşmaları.

Erzuruma gider “Benim annemde hacı idi. Babamda hoca idi” kabilinden laflar eder.

Edirne'ye geçer sosyal demokrasiden bahseder. Başka ile geçer başka söylerdi.

Hakeza Süleyman Demirel iyi bir demagoji ustasıydı.

Netekim şu andaki sayın Başbakanımız da Doğuya gider başka Batıya gider başka konuşur.

Alıştık artık.

Ancak , kendisini aydın kabul eden yazar çizer takımından bazılarının siyasetçiler gibi zaman ve zemine göre aynı konu üzerinde farklı görüş beyan etmeleri hangi ruh hali ile izah edilebilir ki?

Çok komik duruma düştüklerini acaba görmüyorlar mı?

Mesela Yeni Akit yazarı Abrurrahman Dilipak diye güya entelektüel geçinen bir yazarı var.

12 Ekim 2013 tarihli köşe yazısında bakın neler yazmış

“Balyoz davası, diğer davalar için de yön gösterici oldu..

Aslında bu davanın fahri avukatlığını üstlenenler içinde dava açılması gerekmez mi?

Suçu ve suçluyu övmek, yargıyı etkilemeye çalışmak suçundan CHP ve MHP hakkında dava açılabilir.

ıkça darbe suçunu ve darbecileri savundular.

Tabii bir grub media da.. Bir kısım STK da..

Aslında onlar da bu için içinde değiller mi ki? “

Diyor zatı muhterem Abdurrahman Dilipak.

Aynı zat 26 Aralık 2013 tarihinde aynı konuda bakın nasıl inciler döktürmüş.

“Yani Ergenekon ve Balyoz bir yalandı. Gerçek bir operasyon değildi. Ilımlı İslamcıların önündeki engellerin kaldırılması ve sisteme enjekte edilmesine karşı çıkanların kontrol altına alınma operasyonu idi.” Diyor.

Şimdi bizler aynı konuda iki değişik fikir yürüten muhteremin hangi sözüne itibar edeceğiz.

Omurgasız siyasetçiler bunu hep yapıyorlar. Zemin ve zamana göre aynı konu üzerinde değişik fikirler beyan ediyorlar.

Ama makale ve köşe yazısı yazanların böyle bir hakları olmaması gerekir.

İstisnaları yok mu? Elbette var.

Mesela MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli.

Bugüne kadar hiçkimse, Devlet Bahçeli şu konuda şunu söyledi filanca yerde de aynı konuda şöyle dedi diyemez.

Çünkü Devlet beyin hiçbir konuşması birbiriyle çelişmez.

Ve bugüne kadar hangi konuda fikir beyan etmişse hepsinde de isabet kaydetmiş ve haklı çıkmıştır.

Hep haklı çıktı.

Ama bizim boyalı basın hiçbir zaman Devlet Beyin devlet adamlığını ön plana çıkarmamıştır.

Zaman zaman magazinlik diyebileceğimiz konuşmalarını manşete taşımışlardır.

Ama aynı boyalı ve güdümlü basın diğer siyasetçilerin en basit cümlelerini dahi manşete taşımışlardır.

İçinde yaşadığımız toplum çürümüş kokuşmuş durumda.

Herkes iki yüzlü, hatta dört yüzlü olmuş

Mevlana'nın dediği gibi

“Ya olduğumuz gibi görüneceğiz, ya da göründüğümüz gibi yaşayacağız.”

Bir öyle bir böyle.

Yok öyle.

NE MUTLU TÜRKÜM VE MÜSLÜMANIM DİYENE VE DİYEBİLENE

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim