• BIST 105.964
  • Altın 163,264
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • Samsun 10 °C
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 12 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

BİR “MÜNÂCÂT”..

Ali Kayıkçı

BİR “MÜNÂCÂT”..

* “Güzel bir söz; kökü yerde sabit, dalları semâda olan güzel bir ağaç gibidir. Yemişlerini Rabbinin izniyle her zaman verir. Habîs (kötü) bir söz de yerinden sökülmüş, kökü olmayan kötü bir ağaca benzer.”
(Kur’ân-ı Kerîm; Tibyân Tefsîri-İbrahim Sûresi, âyet: 24-26’dan)
*  “Habîs söz söylemek, habîs adamlara lâyıktır. Habîs adamlara, habîs kelâm yakışır.”
(Kur’ân-ı Kerîm- Mevâkib Tefsîri; Nûr Sûresi, âyet: 26’dan)
*  “İyi bir iş yapmaya niyet edip de yapamayana, tam bir iyilik yapmış gibi sevâb verilir. Niyet edip yaparsa, on mislinden 700 misline, hatta daha fazla sevâba kavuşur. Kötü  bir işe niyet edip de yapmayana, yapılmış tam bir iyilik sevâbı verilir, niyet edip de yapana ise sâdece bir günâh yazılır.”
(Hazret-i Muhammed  “sallallahü aleyhi ve sellem”–Buharî)               
* “Kul, şehvetlerini (nefsinin isteklerlini) benim tâatim üzerine tercih ettiği vakit, ona vereceğim cezânın en hafifi, bana münâcât zevkinden onu mahrûm etmektir.” (Hadîs-i kutsî-İhyâ)
* “Aklı başında olan, günü dörde bölmelidir. Birinde Rabbine münâcât etmeli, diğerinde nefsini hesaba çekmeli, öbüründe Allahü teâlânın yarattıklarının güzelliğini ve azâmetini tefekkür etmeli (düşünmeli), diğerinde de yemesi ve içmesi ile uğraşmalıdır.”        (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*   “Namâz kılmak, münâcât ve gizli yalvarıştır. Gaflet ile münâcât olmaz.” (İmâm-ı Gazâlî)
*   “İlâhî! Herkesi sıkıntıdan kurtaran yalnız Sensin. Bizi dünyâda ve âhirette sıkıntıda bırakma! Muhtaçlara, her şeyi gönderen yalnız Sensin! Dünyâda ve âhirette bize, hayırlı ve faydalı şeyleri gönder! Dünyâ ve âhirette, bizi kimseye muhtaç bırakma! Diye Allahü teâlâya münâcâtta bulunmalıdır.” (Muhammed Rebhâmî) 
*  “Söz ola kese savaşı, söz ola kestüre başı/Söz ola ağulu aşı, bal ile yağ ide bir söz Kişi bile söz demini, dimeye sözün kemini/Bu cihân cehennemini, sekiz uçmağ ide bir söz.”  (Yûnus Emre)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..            

Bilindiği üzere “okur-yazar” olmak bir “nîmet”tir; hele “yazar” olup da  daha çok “okur” olmak, bir başka “nîmet”; bütün bunların üzerine bir de “şâir” olmak, “nîmet-i alâ bir nîmet”tir ki, bunun da ötesi “şe’âir” olmaktır…
Çünkü; Îmâm-ı Gazâlî (ölümü: m. 1111) “rahmetullahi aleyh”in kaleme aldığı “Kıyâmet ve Âhiret” kitâbının devamı olarak rahmetli H. Hilmi Işık (ölümü: m. 2001) “r. aleyh”in yazdığı “Müslüman’a Nasîhat” (İhlâs A. Şti Yy. İstanbul 1985, s. 248)’de, “Kur’ân-ı Kerîm’de (Allahü teâlânın şe’âirini ta’zim etmek, kalblerin takvâsından dolayıdır) buyrulmakta,  Allahü teâlâyı hatırlatan, bildiren şeylere şe’âir” denilmektedir de ondan…
Yıllar önce yazıp “Türkiye Gazetesi”ne gönderdiğimiz bir şiirimizi, bu senenin “Türkiye Gazetesi Takvimi”  6 Eylül günlü yaprağının arkasında okuyunca, bunu günümüz şartlarına göre yeniden kaleme alarak okuyucularımıza sunalım istedik. Ortaya, aşağıda okuyacağınız yeni şekli çıktı. Beğeneceğiniz ümidi ile…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    = = = * = = = 
“Zevâli” millete, Sen verme yâ Râb!
“Ad-Semûd” kavmine, dönderme yâ Râb!
Üç buçuk soysuzun, isyânı için; 
Üstümüze “azâb” gönderme yâ Râb!..

Bizi bize düşman, edenler malûm;
“Firavn’dan-Şeddâd”dan, nicesi zâlim;
“Şeytanlar” kürsede, sanırsın âlim;
“Îmân” nûrumuzu, söndürme yâ Râb!..

Bizi bize koyma, elimizden tut!
Günâhkâr kullarız, râhmette umut;
Küfür zincirimiz, kırsın ol “Dâvut” (*);
“Câlût”ları tahta, bindirme yâ Râb!..

“Biçâre” kulların, ümidi Sen’sin;
“Ben-Ben-Ben!” diyenin, belin bükensin;
“Bukalemun” yüzler, varsın tükensin;
Başların belâdan, dindirme yâ Râb!..

Milyonlar yerinden-yurdundan oldu;
Nice gonca kızlar-gelinler soldu;
Bağ-bahçe kabristan, mezarlık doldu;
“Müslimi-Müslime”, kırdırma yâ Râb!..

Kimi var denize, kendini vurdu;
“Yaban ülke” dedi, hayâller kurdu; 
“Milyon-milyonlar” var, “kamp” oldu yurdu; 
“IŞİD”i bölgede, durdurma yâ Râb!..

“BOP” dediler plân, ölçtü-biçtiler;
“Irak”tan başlayıp, “Libya” geçtiler;
“Fırat-Dicle” suyun, kanlı içtiler;
“Türk”ü “Kürd”e karşı, vurdurma yâ Râb!..

“KAYIKÇ’Ali” kulun, bir âciz “Şâir”;
Kelime-kelime, ola “şeâir”; 
Her ne dilemişse, hep “hayra dair”;
“Şer kapıları”nda, durdurma yâ Râb!..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim