• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Samsun 20 °C
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 27 °C
  • HELAL OLSUN SANA !
  • DİALİBA MALATYASPOR’A VEDA ETTİ   
  • DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ !
  • HELAL OLSUN SANA !
  • DİALİBA MALATYASPOR’A VEDA ETTİ   
  • DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ !

Bir meşhurrun bir gafı

Ali Kayıkçı

Saygıdeğer Okuyucularımız!

“Büyük ağacın gölgesi de büyük olur” atalar sözü bize, târihte bâzı büyük bilinen meşhûr zâtların gâliz hatâları gibi şimdilerde de şöhret bulmuş bir siyâsetçimizin bir büyük gâfını hâtırlattı.
Bu; bir büyük siyâsi parti genel başkanına danışmanlık yapan, TBMM"ne milletvekili olarak katılan, bâzı büyük gazete ve dergilerimizde yazarlıkta, TV kanallarında açık oturumlarda ve konferanslarda konuşmacılıklarda bulunan, makâleler yayınlayan ve bu yazdıklarını da “Büyük Türkiye İçin Gelecek Arayışı” isimli bir kitapta toplayan bu şâhıs, adı geçen bu eserinin 57. sayfasında, Türk tâbiiyetinden ve Hıristiyan dininden olup bir cinâyet sonucu ölen bir kişi için “merhum” diyor ve arkasından da “Allah"ın rahmetinin tüm insanlığa yetecek kadar bol olduğuna inandığım için bu ifadeyi kullandım” ifâdesi ile bir “büyük gâf” işliyor ve yüce dinîmizin îtikât ve inanç temellerine âdeta dinamit koyma cüretinde bulunuyor.,,
Pek çok konuda güzel ve yerinde tespitlerde bulunan, ülkemizi iç ve dış bâzı toplantılarda başarıyla temsil eden bu zât; hemen her bir büyük ansiklopedi veya sözlükte bulabileceği bir kelimenin doğru karşılığını maalesef yanlış, hem de oldukça büyük bir yanlış mânâlandırma ile savunuyor, savunabiliyor:
“Merhum, merhume; s. (ar. Merhûm, merhûme). (Ölmüş bir Müslüman için), Cenâb-ı Allah"ın rahmetine kavuşmuş, rahmetli” şeklinde açıklanmış ve asırlardan beridir de böyle biliniyorken; bizim yazarımız, bizim fikir adamımız bir “kâfir” için Allahü teâlânın rahmetini, O"nun rızâsı hilâfına ve O"nun adına korkmadan ve utanmadan kullanabiliyor…
Şâirlerimiz, “Ey Rahmeti bol Padişâh/Cürmüm ile geldim Sana” derken; “Müslüman” olarak gelmeyi; Allahü teâlâ da Kur"ân-ı Kerîm"inde kendisinin, “çok merhamet edici” (Bakara, 2007), “sonsuz mağfiret ve nihâyetsiz merhamet sahibi” (Zümer, 53) olduğunu bildirirken aynı âyetin evveliyatında “şirk ve küfürden başka dilediği kimselerden bütün günâhları bağışlıyacağını” haber vermekte, Peygamberimiz Efendimiz “sallallahü aleyhi vesellem” de “Ramazân"ın birinci gecesi Allahü teâlâ mü"minlere rahmet eder. Rahmetle baktığı kuluna hiç azâb etmez” demekte, bunun şartı olarak da “İmân etmedikçe Cennet"e giremezsiniz” buyurmaktadır.
“2. Bin Yılın Yenileyicisi“ unvanına sâhip İmâm-ı Rabbânî Hazretleri ise konu hakkında, “Kalbinde zerre kadar îmânı olan kimse Cehennem"de sonsuz kalmayacak, rahmet-i ilâhiyeye kavuşarak Cennet"e girecektir” müjdesini “îmân şartı”na bağlamakta, yani “Lâ ilâhe illellah, Muhammed ün Resûllah” şeklindeki anahtar söze bağlamakta"dır. Arkasından da elbette ki bunun “ihlâs” ile olan şartları gelmektedir:

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim