• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Samsun 1 °C
  • Ankara -6 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Samsun'un ve Samsunspor'un 28 yıllık acısı
  • 20 OCAK ATKILARI SATIŞA SUNULDU
  • Samsunspor'da gözler, Demirspor maçına çevrildi
  • Samsun'un ve Samsunspor'un 28 yıllık acısı
  • 20 OCAK ATKILARI SATIŞA SUNULDU
  • Samsunspor'da gözler, Demirspor maçına çevrildi

Bir Devrin Lideri “EVREN PAŞA”...

Ali Kayıkçı

Bir Devrin Lideri “EVREN PAŞA”...        
*  “Zinâ yayılınca depremler ve terör çoğalır.”, “Zinâ ve faizin yaygınlaştığı toplum, azabı hak etmiş olur.”, “Günâhlar açıktan işlenince, iyi kötü herkes genel bira azâba maruz kalır.”                                                        (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”) 

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere, “12 Eylül 1980 Askerî Darbe”nin güçlü paşası ve Genel Kurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı  “Kenan Evren”, 9 Mayıs günü vefât etti ve düzenlenen bir resmî törenle de 13 Mayıs’ta toprağa verildi. 
Ardından da o fırtınalı günleri yaşayanı da, yaşamayanı da konuştu; bâzı kalem sahipleri de sütun sütun yazılar döktürdü. 
Peygamberimiz Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)in yukarıya “serlevha” olarak aldığımız sözlerinin ışığında o günün hadiselerini şöylece bir düşündükten sonra bugünlere bakmamız ve O’nun ikazlarına can-ı gönülden kulak vermemiz gerektiğini hatırlattıktan sonra esas konumuza dönüyoruz ve diyoruz ki:

12 Eylül sabahında; Samsun Gümrük Müdürü olarak yıllık iznimi memleketim olan Trabzon’un Maçka ilçesi Hamsiköy’ünde, eniştemgilin evinde iken öğrendim. Bir-iki gün sonra da Jandarma Karakolu vasıtasıyla bana ulaştırılan bir haberden, “bütün izinlerin kaldırıldığı, görevim başına dönmem gerektiği”ni öğrenince, ister istemez geri dönüp göreve başladım. Ardından da Samsun Limanı’ndaki Gümrük Müdürlüğü binasına kadar gelen sivil polis memurları vasıtasıyla Emniyet Müdürlüğü’ne ifade vermeye çağrıldım. 

Burada, kurucusu olduğum AY-BİR (Amatör Yazarlar Derneği Birliği)’nin faaliyetlerinden sorgulandım. “Kuruluşundan bu yana 6 ay geçmediği için henüz kongresini yapmadığımızı, müteşebbis üyelerimizden birinin (Mehmet Bayraktar hocaefendi) din görevlisi olarak yurt dışında bulunduğunu, diğer üyenin de (H. Hüseyin Erman) yedek subay askerlik hizmetini görmek üzere silâh altında olduğunu” söylememize rağmen, 2 yıldan beri yayınlamakta olduğumuz “Aylık Derebahçeli Gazetesi“ndeki milliyetçi-ülkücü görüş sahibi kişiler” olarak tanındığımızdan, göz altına alındım.

2,5 haftalık bir “tutukluluk dönemi”nden sonra serbest bırakıldım ve akabinde de görevimin başına döndü isem de Bakanlıktan alınan bir talimat üzerine, “Her ne sebeple olursa olsun, gözaltına alınan memurların, ikinci bir emre kadar açığa alınması” istenildiğinden, görevden uzaklaştırıldım. Birkaç ay sonra göreve döndü isem de bu defa da ilk memuriyet görev yerim olan Ankara’ya, Gümrükler Başmüdürlüğü’ne Şube Müdürü olarak sürgün edildim. Ama ne Şube Müdürlüğü?.. Unvan var, bana iş yok. Sabah 08.00 imza, öğlen yemeğe çık imza, yemekten dön imza, akşam paydos imza… Diğer iki Şube Müdürü arkadaş ile ne konuşabildin ise hepsi o… Mazeret izni isterim, senelik izin hakkı olan mazeret izni kullanamaz. Senelik izin isterim, izinler kaldırıldı, verilmez… Tayin isterim, bir yıl geçmeden tayin istenmez… Sizin izninize de, sizin memuriyetinize de dedim ve Cenâb-ı Allah, Rezzak-ı âlemdir, beni yaratan o olduğuna göre, rızkımı da O bir yerlerden elbette verir, diyerek istifayı basıp ayrıldım…

Önce, şehrimiz Yücel Ticaret Ltd Şti’nde Yusuf Demircioğlu-Kemal Demircioğlu kardeşlerin yanında “Muhasebeci” olarak, sonrasında da Türkiye Gazetesi Samsun Bölge Müdürlüğü’nde “Haber ve Muhasebe Müdürü” olarak çalıştım. İstifa tarihinin üzerinden 3 yıl geçtikten sonra da “Gümrük Komisyoncusu Karnesi”ne hak kazanarak bu mesleği de yapmaya başladım… Derken, elhamdülillâh, bugünlere de geldim…  
Ve de “Evren Paşa”nın ölümü üzerine, maziyi şöylece bir özetledikten sonra, kaleme aldığım mısraları Sizlerle paylaşalım istedik. 

Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    
    = = = * = = =

Bir devrin lideri, “Evren Paşa”yı; 
Kimileri sevdi, çokları yerdi; 
11 Eylül günü, gör kargaşayı!..
“Sağ-sol savaşı”nda, kimler can verdi?
Kim tuttu uzaktan, bize maşayı?..

Ölen “vatan” dedi, öldüren “ülke”;
“Hasım” oldu kardeş, kardeşe “ilke”;
“Söz” dinlemeyeni, arada “silke!..”
  “Sağ-sol savaşı”nda, kimler can verdi?
Analar gözyaşı, helke bi “helke”…

Aynı silâh ile vurdu-vuruldu; 
600 bin kişi, hesap soruldu; 
Cellât ilmek taktı, o da yoruldu…
“Sağ-sol savaşı”nda, kimler can verdi?
“12 Eylül”de, “ateş” duruldu…

Darbeler-darbeler, ihtilâl-neşter; 
“Askerî vesayet”, ülke bir mahşer; 
Gökyüzü karanlık, yarılmada yer…
“Sağ-sol savaşı”nda, kimler can verdi?
“Demokrasi-seçim”, ümit her sefer…

Her “siyasî parti”, ayrı fikirler; 
Kimi “Hakka-şerre”, çeker zikirler; 
Seçimden seçime, dökülür kirler…
“Sağ-sol savaşı”nda, kimler can verdi?
Kimi “bölmek” diler, kimi var “bir”ler…

KAYIKÇ’Ali der ki, ben dahi yandım;
Günlerce “Tutuklu…” “Kalk!”la uyandım; 
“AY-BİR” uğruna, “çile”ye kandım…
“Sağ-sol savaşı”nda, kimler can verdi?
Kaç “unvan” kaybettim, “dost”lar kazandım…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim