• BIST 97.760
  • Altın 144,314
  • Dolar 3,5657
  • Euro 3,9985
  • Samsun 21 °C
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 22 °C
  • 16 FUTBOLCUNUN SÖZLEŞMESİ SONA ERİYOR
  • SAMSUNSPOR'A CEZA KAPIDA
  • BELGESEL ÇEKİMLERİ SÜRÜYOR
  • 16 FUTBOLCUNUN SÖZLEŞMESİ SONA ERİYOR
  • SAMSUNSPOR'A CEZA KAPIDA
  • BELGESEL ÇEKİMLERİ SÜRÜYOR

Bir Cümlede 3 Büyük Yanlış…

Ali Kayıkçı

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
3 Kasım günlü Denge Gazetemizin 10. sayfasında “Cevahirce” isimli köşede yazan genç meslektaşımız “Cevahir Kul”un, “Sözcüklerin Kayda Geçirilmesi” başlığı altındaki bir cümle, inanıyorum ki pek çok okuyucu gibi Sizlerin de dikkatini çekmiştir. Bir internet sayfasından veya ansiklopediden aktarıldığı kanaatini bizde de uyandıran bu yazısında Kul, “kulluğa hiç mi hiç yakışmayan” bir ifâdeye yer vermiştir:
“İslam Peygamberi Hz. Muhammed, kutsal kitap Kuran-ı Kerim"i koyunların kürek kemiği üzerine yazdırmıştı.”
1. Büyük Yanlış:  Peygamberimiz Efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” için, “İslâm Peygamberi” tabirinin kullanılması ve bunun da Müslümanlar tarafından ifâde edilir olması…
Çünkü; Kur"ân-ı Kerîm"in Sebe Sûresi 28. âyetinde cenâb-ı Allah, “Seni bütün insanlara Peygamber gönderdim” diye buyururken, yalnız Müslümanların Peygamberi olduğunu empoze etmek bakımından, bir ehli sünnet düşmanı olarak yetiştirilmiş, İslâmiyet"i sinsice bozmaya, onun âlimlerini lekelemeye çalışan, rahmetli N. Fâzıl Kısakürek tarafından Mösyö Baidullah diye adlandırılan bir kimsenin kaleme aldığı ve 19 ayrı yönden hatâlı bulunan “İslâm Peygamberi” isimli eserin ortaya attığı yanlış bir tanımdır.
N.Fâzıl"ın ifâdesiyle “Dalâlet Kumkuması” bu yazar; her şeyden evvel eserine “İslâm Peygamberi” adını koymakla, bütün zaman ve mekânın ve topyekün kainatın efendisine, tek peygamberine âdeta mahdut bir saha, muayyen bir daire çizen, O"nu birdenbire göze çarpmayacak şekilde dar bir tefrik ve tahsis çemberi içine alan ve böylece en azılı İslâm düşmanlarından Hollandalı müsteşrik Doktor (Duzi) ağzıyla konuşan… dinden îmândan, aklın iç yüzünden, felsefeden, Doğu ve Batı Muhasebesinden ve her idrak fakültesinden yoksun, bozuk İsmailliye fırkası mensubu bir bedbahttır. (Bkz: Türkiye"nin Manzarası-N.F.K. ve Başlangıcından Bugüne Mezhepsizler-M. Ali Demirbaş, c. 1) Onun bu tabirinin, aynen alınıp kullanılmış olmasıdır.     
2. Büyük Yanlış: “Hz. Muhammed, kutsal kitap Kuran-ı Kerim"i koyunların kürek kemiği üzerine yazdırmıştı”  
Bu tarihî büyük yanlış ifâdeyi okuduğumda aklıma; 1950"li yılların başlarında, Hamsiköy Câmiî"ndeki Kur"ân Kursu"na gidişim geldi. Babam tarafından bir çamaşır tokacı şeklindeki tahta parçasına sabit kalemle yazılmış “Elifba” yazılarını hatırlayıverdim. Bu yanlık ifâde, benim şimdi kalkıp da “Türkiye"de 1950"li yıllarda kâğıt henüz tanınmıyor; yazılar, tahta parçalarına yazılıyordu.” demem kadar saçma bir şey olmuş.
Milâttan önce 3 bin yıllarından beri Fırat ve Nil nehirleri yataklarında yetiştirilen Papirüs"ten kâğıt yapıldığı ve bunun pek çok ülkede olduğu gibi Arabistan yarımadasında da kullanıldığı, Peygamber Efendimiz tarafından vahiy kâtiplerine gelen ilâhi emirleri yazdırdığı, ayrıca çevredeki bâzı devlet liderlerine mektuplar gönderdiği… bilinen târihî hakîkatler olmasına rağmen böyle bir hatâya nasıl düşüldüğü, doğrusu anlaşılamamıştır...
Diyânet İşleri Başkan Yardımcılarından Sayın Hamdi Mert tarafından kaleme alınan ve Tercüman Gazetesi"nce 1986 yılında yayımlanmış bulunan “Ansiklopedik İslâm İlmihâli” isimli eserin 96. sayfasında konu hakkında bakınız neler kaleme alınmıştır:
“Hz. Peygamber, kendisine Cebrail aleyhisselâm tarafından tebliğ edilen her âyeti, geliş sırasına göre, âyetin hangi sûreye, hangi âyetten sonra yazılacağını tarif ederek vahiy kâtiplerine yazdırmış, doğru yazılıp yazılmadığını bizzat kontrol etmiştir. Hz. Peygamber başta olmak üzere, ayrıca bir çok sahabî, gelen âyetleri ezberlemişler, unutmamak üzere devamlı olarak tekrar ve birbirlerini kontrol etmişlerdir. Kur"an âyetleri Hz. Peygamber"in hayatı boyunca gelmeye devam ettiğinden, irtihalinden önce topluca bir kitap hâline getirilmemişti. Son âyet, Hz. Peygamber"in vefatından 9 gün önce inzal edildi ve Kur"an-ı Kerim, böylece tamamlandı. Fakat yine de topluca bir kitap hâlinde değildi.
Hz. Peygamber"in vefatından sonra çıkan Yemame savaşında 70 hafız birden şehit oldu. Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a.)in başvurması üzerine, Kur"an-ı Kerim"i bir kitapta toplamak üzere sahabîden Zeyd b. Sabit (r.a.)in başkanlığında bir heyet kuruldu.
Heyet Mescid-i Nebî"de çalışmalarını tamamladı ve Kur"an-ı Kerîm, bu suretle bir kitap hâlinde toplandı. Buna Mushaf (sayfaları bir araya getiren) denildi. Bu tek nüsha Mushaf, Hz. Ömer (r.a)"e, ondan da Hz. Hafsa"ya intikal etti. Hz. Osman (r. a.) zamanında da nüshalar çoğaltılarak Basra, Kûfe, Mısır, Bahreyn, Yemen, Mekke gibi önemli merkezlere gönderildi.”
Bu bilgilerin neresinde “koyunların kürek kemiği” var?..
3. Büyük Yanlış: “Koyunların kürek kemiği” meselesi… Bilindiği üzere koyunlarda 2 tane kürek kemiği var. Bunlar temizlendiği takdirde üzerine kalemle yazı yazılabilir. Ve, yazıldığı da olmuştur. İstendiği takdirde, zor da olsa bir kürek kemiğine, Kur"ân-ı Kerîm"den bir sayfa yazılabilir. Bunu gerçekleştirmek için de 600 küsur sayfaya karşılık 300 koyun kesmek lâzım. Bu ise, madden ve mânen olabilecek bir şey değil…
Peygamberimiz Efendimizin son vedâ haccını 100 binden fazla Müslüman'la yaptığını düşünürsek, demek ki dünyâ üzerinde hicrî 1. asırda 100 binlerce Müslüman var. Ve, onların ellerinde, evlerinde, kütüphânelerinde, câmi ve mescîdlerinde, mektep ve medreselerinde de 10 binlerce Kur"ân-ı Kerîm. Herhâlde hiçbiri de “kemik yığını” şeklinde değildi ve olması da mümkün görülemez… Bu da işin muhakeme edilmeyiş, birilerinin art niyetle kaleme aldığı fikir hezeyanları şeklindeki yazıların, âdeta bir matahmış gibi köşe yazısı sütununa taşınmış olması hatâsı…
 * - * - * - * -
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bu durumda gösteriyor ki, “her kitap” ve “internet sitesi” okunamaz; okunursa da doğru kaynak olarak gösterilemez, değerlendirilemez ve tavsiye edilemez…
Doğru insanların, ehil kalemlerin yazdığı eserler tercih ile çokça okunmalı ve bunlardan istifade edilmeli ama ne idiği belirsiz, kime ve neye hizmet ettiği anlaşılmayan ve anlaşılamayan kişilerin karaladığı şeyler, doğru fikir ve istikametler, tarihî hakîkatler imiş gibi kabûl görmemeli, tavsiye edilmemeli ve başkalarına da aktarılmamalıdır…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…            

  • Yorumlar 4
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim