• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Samsun 13 °C
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 15 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

BİR “ANKET” ki, BİZİ TÂ “YÜREK”TEN VURUVERDİ…

Ali Kayıkçı

BİR “ANKET” ki, BİZİ TÂ “YÜREK”TEN VURUVERDİ…
*   “…âhirete inanmayanlar, derin bir dalâletle (sapıklıkla) azap içindeler.” 
                (Kur’ân-ı Kerîm;  Sebe Sûresi, âyet 8’den)
*   “İnkâr edenler: ‘Ey Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi doğru yoldan saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım, böylece Cehennemin el altında kalanlardan olsunlar’ diyeceklerdir.”
                (Kur’ân-ı Kerîm; Fussilet Sûresi, âyet 29)
*   “…yarattığımız insanlara, içlerinden Peygamber gönderdik ve Allahü teâlâya ibâdet ediniz. İbâdet edilecek, O’ndan başkası yoktur. O’nun azâbından korkunuz! dedik. Dinlemeyenlerden, öldükten sonra tekrar dirilmeye inanmayanlardan, dünyâ nimetlerini bol bol vermiş olduğumuz birçoğu, bu (…) Peygamber, size ölüp, kemikleriniz çürüyüp, toz toprak olduktan sonra, tekrar dirilerek kabirden kalkacaksınız, diyor. Hiç böyle şey olur mu? Ne varsa, ancak bu dünyâdadır. Cennet, Cehennem, hep buradadır. Bu dünyâ böyle gelmiş böyle gider. Öldükten sonra, bir daha dirilmek yoktur, dediler.” 
                (Kur’ân-ı Kerîm; Mü’minûn Sûresi, âyet 30’dan)
*   “Son da ilk de (âhiret de dünyâ da) Allah’ındır.”
                (Kur’ân-ı Kerîm;  Necm Sûresi, âyet 25)
*   “Dünyâ için, dünyâda kalacağın kadar çalış. Âhiret için orada sonsuz kalacağına göre çalış. Allahü teâlâya, muhtaç olduğun kadar itâat et. Cehennem’e dayanabileceğin kadar günâh işle.”, “Âhirette olacaklardan sizin bildiklerinizi hayvanlar bilselerdi, yemek için et bulamazdınız.”, “Bu dünyâda insan kimi severse, âhirette onunla beraber olacaktır.”, “Beni İsrâil yetmiş iki millete ayrıldı. Ümmetim de yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bunlardan yalnız biri kurtulacak, diğerlerinin hepsi Cehennem’e gidecektir.” (Ashâb-ı kirâm bunu itişince, “O hangisidir yâ Resûlallah?” dediler.) “Benim ve Ashâbımın yolunda olanlardır.” (Hazret-i Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)  (İslâm âlimleri, bu hadîs-i şerîfte bildirilen tek kurtuluş fırkasının Ehl-i sünnet olduğunu bildirdiler.)                                                  *    “Ölmek, felâket değildir. Öldükten sonra başına gelecekleri bilmemek felâkettir.” (İmâm-ı Rabbânî)
*  “Âhiret: İnsanın ölümü ile başlayan ebedî (sonsuz) hayat. Âhiret, îman edilmesi lâzım olan altı şeyden beşincisidir.”-Sözlük
*   “Âmentü: Îmân etmek için inanılması lâzım olan esaslar. Îmân esaslarını kendinde toplayan kelime veya söz. Îmânlı olmanın altı şartı. Âmentü’de bildirilen altı şeyin mânâlarını bilip, beğenip, kabul eden kimseye Müslüman denir. Âmentü’nün mânâsı: Allahü teâlâya, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kaderin, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna îmân ettim. Öldükten sonra dirilmek haktır. Allah’tan başka ilâh olmadığına, Muhammed aleyhisselâmın Allah’ın kulu ve resûlü olduğuna şehâdet ederim, demektir.”-Sözlük  

    S
aygıdeğer Okuyucularımız!..
13 Temmuz 2015 günlü “Türkiye Gazetesi”nde (s. 12) okuduğumuz bir haber, oldukça dikkat çekici idi ve ülkemiz insanının âdeta bir röntgen filmi gibi olduğu içindir ki, bizi de oldukça etkiledi. Nasıl etkilemesin ki?.. 1954 yılında başladığımız ve 1969’da sona eren tahsil hayatımız boyunca bizlere hep “Halkının yüzde 99’u Müslüman olan bir Türkiye”den bahsedilmiş, geri kalan nüfusun da Yahudi, Ermeni ve Rûmlardan ibaret olduğu söylenegelmişti. 
    Oysaki bu haberde; “Mak Danışmanlık” tarafından Ramazân ayında yapılan ve 50 ilde 5 bin 400 kişiyle yüz yüze görüşerek gerçekleştirilen bir “Anket” sonuçlarından bahsedilmekte ve özetle şöyle denilmekte idi:
    Araştırmaya göre; dini hassasiyeti en zayıf yaş aralığı 18-25 olurken, 5 vakit namâz kılanların oranı yüzde 24, Cumayı kılanların oranı yüzde 31, hiç namâz kılmayanların yüzdesi ise 18, oruç tutanların oranı yüzde 52, zekât veya sadaka verenlerin oranı yüzde 65, âhirete inananların oranı yüzde 81, inanıyorum ama şüphelerim var diyenlerin sayısı ise yüzde 9 ve hiç inanmayanlar ise yüzde 4. Vatandaşların yüzde 75’i imkân bulduğunda hacca gitmek istiyor. Halkın yüzde 65’i, son yıllarda toplumda bir ahlâkî çöküntü yaşandığını düşünüyor. Farklı mezhepten biri ile çocuğunun evlendirilmesi meselesinde halkın yüzde 23’ü bunu doğru bulmazken, İslâm ümmetinin halife benzeri bir lidere ihtiyaç vardır diyenler yüzde 23’te kalırken hayır diyenlerin sayısı yüzde 42’lere ulaşıyor. 
    Çok önemli sonuçlarıyla bu anket bize, son yıllarda içinde bulunduğumuz beşerî/ailevî çıkmazlarımızın, gazetelerin 1. ve 3. sayfalarına yansıyan polisiye hadiselerin de bir bakıma özetini sunmakta diğer bir ifadeyle de “dış düşmanlar”ın yanında “îmân” ve îtikâdımız” ile uğraşan “Şâmânisler”, “Behâiler”, “Ahmedî (Kâdiyânî)ler”, “Haşevîler”, “Derezî (Dürzü)ler”, “İsmâîli (Bâtiniyye ve Hurimiyye)ler”, “Yezîdîler”, “Süryanîler”, “Selefîler (İbni Teymiyyeci, Abdûhcu gibi Dinde Reformcu, Vehhâbîler)”, “Mevdudîcîler”, “Hurûfîler” gibi grupların varlığını (Bkz: Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; “Bozuk Dinler ve Hurûfîlik”, s. 483-504) da okuyunca başta bir türlü “Millî”leşemeyen “Eğitim Bakanlığı”mıza ve 100 bine yaklaşan cami ve mescîd sayısı yanında oldukça geniş bir personel mevcudiyetini bünyesinde barındıran “Diyanet İşleri Başkanlığı”mıza çok ama çok işler düştüğünü gösteriyor, diyoruz…        Bu düşünceler ile 22, 29 ve 30 Temmuz günü yayınladığımız köşe yazımızda bu “Anket”  üzerinde geniş bir şekilde durduktan, 3 Ağustos tarihli “Türkiye Gazetesi”nde ise (bkz: s. 15) kısaca gündeme getirdikten sonra bugün de milletçe bizim için oldukça mühim olan ve özellikle de bunca bozuk yollar ve haşarat insanlar karşısında “âhirete îmân” konusu hakkında kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakalım istiyoruz…
    Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
         = = = * = = = 
Bunca “bozuk yollar” var, bunca “haşarat” insan;
“Ders almak, ibret almak”; olmalı tek “gâye”miz; 
“Ehl-i sünnet” ne imiş, âh bir doğru inansan!..
“Dünyâ ve âhiret” için, “ebedî saâdet”e; 
“İtikâd” ve “ibâdet”, ikisi de “tertemiz”…

Bunca “bozuk yollar” var, milyonlarca bağlısı; 
“İki cihân”da mutlu, “Peygamber sevdâlısı”;
O’nun yolunda giden, “Ebû Bekir-Alî’(*)si”…
“Dünyâ ve âhiret” için, “ebedî saâdet”e; 
“Hazret-i Ömer-Osman (*), ve “Ashâb’ın velîsi”…

Bunca “bozuk yollar” var, “Cehennem”e taşıyan; 
“Sıffîn’i-Kerbelâ”yı, yıllar yılı kaşıyan; 
“Hurûfî-Karâmıtî”, “Alamut”ca âşiyân…
“Dünyâ ve âhiret” için, “ebedî saâdet”e; 
Bir “söz”, bir “kitap” için; dervişâne yaşayan…

Bunca “bozuk yollar” var, “Şâmânî-Behâî”si; 
“Kâdiyânî-Haşevî”, “Derezî” ahalisi; 
“İsmâîlî-Yezîdî”, yok bir tane hâlisi…
“Dünyâ ve âhiret” için, “ebedî saâdet”e; 
“Ehl-i sünnet” bir başka, 73’ün âlisi…

Bunca “bozuk yollar” var, “Hurûfî-Süryânî”si; 
“Maruni-Yahova”cı, “Şeytan” dinli cânisi;
“Yıldızlar”a tapanı, “19”un bânîsi…
“Dünyâ ve âhiret” için, “ebedî saâdet”e; 
“İnternet” ilm-i derya, kalmadı bahânesi… 
Bunca “bozuk yollar” var, “Selefî-IŞİD” bir kök; 
“İbni Teymiyye-Abduh”,  “Seyyid Kutb”u yerden sök;
“Mevdûdî-Cemaatcı”, süpür-götür-çöpe dök!..
“Dünyâ ve âhiret” için, “ebedî saâdet”e; 
“Dil” lâzım-“îmân” lâzım, varsın “olmaz” desin “YÖK”…

Bunca “bozuk yollar” var, ve de “bozuk insan”lar;  
“İtikâd”ı bozanı, en iyisi kim anlar?     
“Eğitim” ve “Diyanet”, çalıyor size çanlar…
“Dünyâ ve âhiret” için, “ebedî saâdet”e; 
“24 saat” kaldı, boş geçmesin zamanlar!..
KAYIKÇ’Ali şaşkınım, bu “anket”e şaşırdım;                                   Yazdım-çizdim günlelrce “öfke”lerim taşırdım;
“İmân” elden gidiyor, bunu nasıl başardım(!)?...
“Dünyâ ve âhiret” için, “ebedî saâdet”e; 
Elde-dilde “İlmihâl”, ben yollara düşerdim…
-------------------------------------------- 
(*):“Ebû Bekir-Alî’, “Hazret-i Ömer-Osman: Hz. Ebû Bekir-i Sıddık, 
Hz. Ömer-ül Farûk, Hz. Osman-ül Zinnûreyn ve Hz. Alî bin Ebû Talip (r. anhüm ecmâin)    

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim