• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Samsun 4 °C
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 6 °C
  • TARAFTARLAR YALNIZ BIRAKMAYACAK
  • ŞİMDİ GALİBİYET ZAMANI
  • ÇARŞAMBA'DA KÖTÜ GİDİŞ DEVAM EDİYOR 1-0
  • TARAFTARLAR YALNIZ BIRAKMAYACAK
  • ŞİMDİ GALİBİYET ZAMANI
  • ÇARŞAMBA'DA KÖTÜ GİDİŞ DEVAM EDİYOR 1-0

BİLMİYOR BU “KADIN-KIZLAR” BİLMİYOR!..

Ali Kayıkçı

*“Şüphesiz ki Allah îmân edip salih amel işleyenleri, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İnkâr edenler ise dünyâda zevk edip geçinirler. Hayvanların yediği gibi yerler. Onların varacakları yer ateştir.” “Çünkü onlar Allah’ın indirdiğini beğenmeyen kimseler: Melekler, onların yüzlerine ve arkalarına vurarak canlarını alırken durumları nasıl olacak? Bu onların Allah’ı gazaplandıran şeylere uymaları ve O’nun rızâsına sebep olacak şeyleri beğenmemelerinden dolayıdır. Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır.”     (Kur’ân-ı Kerim-Muhammed Sûresi, âyet 12, 26-28’den)  
*“Ey îmân edenler!.. Şeytanın adımlarını takip etmeyin!.. Kim şeytanın adımlarını takip ederse, şüphesiz o şeytan çirkin ve kötü şeyler emreder…”  (Kur’ân-ı Kerîm-Nûr Sûresi, âyet 21’den)
*“Şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yalnız ve yardımsız bırakır.” (Kur’ân-ı Kerîm- Furkân Sûresi, âyet 29’dan)
*“ Mü’min kadınlara söyle; gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, zînetlerini açmasınlar!..” (Kur’ân-ı Kerîm-Nûr Sûresi, âyet 31’den)
*“Yemin olsun ki asra, insan mutlak bir hüsranda; ancak, îmân edip sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hep hakkı tavsiye edenler ve  sabrı tavsiye edenler müstesna!  (Kur’ân-ı Kerîm; Asr Sûresi, âyet: 1-3)
*“Her nefs (canlı) ölümü tadacaktır.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet: 185)
*“Hayâ îmândandır. Îmânı olan Cennet’tedir.”, “Hayâ ile îmân, beraberdirler. Biri gidince, diğeri onu tâkib eder.”, ,“Örtülü olan çıplaklara ve erkek gibi giyinen kadınlara… lânet edildi.”, “Komşu kadına ve arkadaşların kadınlarına şehvet ile bakmak, yabancı kadınlara bakmaktan 10 kat daha günâhtır. Evli kadınlara bakmak, kızlara bakmaktan 1000 kat daha çok günâhtır. Zinâ günâhları da böyledir.”, “İnsanlar  uykudadır, ölünce uyanırlar.”, “İnsanlara vâiz olarak (öğüt ve ibret verici nasîhat edici olarak) ölüm yetişir.”, “Ölümü çok hâtırlayınız. Onu hâtırlamak, insanı günâh işlemekten korur ve âhirete zararlı olan şeylerden sakınmağa sebep olur.”, “Günâhından tevbe eden kimse, hiç günâh işlememiş gibidir.” 
 (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)   
*“Hayâsız insan, halk içinde çıplak oturan kimse gibidir.”  (Hz. Ebû Bekir “r. anh”)                
*“Kul hayâ sâhibi olduğu zaman, hayırlı ve iyi işlere yapışır. Hayâ kalbe  yerleştiği zaman, nefsin arzû ve istekleri ondan uzaklaşır.” (Ebû Süleymân-ı Dârânî) 
*“Kızların, kadınların; başları, kolları, bacakları açık gezmeleri harâmdır. İnce, dar, süslü, renkli şeylerle örtünerek gezmeleri de harâmdır. Böyle gezenler, Allahü teâlâya âsî oldukları, günâha girdikleri gibi, bunların başında bulunan baba, zevc (koca), birâder ve amcadan hangisi, böyle gezmeye rızâ verir ise, bu da, isyân ve günâhta ortak olur.”  (Îmâm-ı Gazâlî; Kimyâ-i Seâdet)
*“Hür olan kadınlardın ellerinden ve yüzlerinden başka her yerleri, bilekleri, sarkan saçları ve ayaklarının altı, namâz için Hanefî’de avrettir.” (İbn-i Âbidîn)    
*“Âdem “aleyhisselâm” cenâb-ı Hakka, (Yâ Rabbî! Ehl-i nârın ameli nedir?)  diye suâl     eyledi. Cenâb-ı Hak dahi (Bana şirk etmek ve gönderdiğim Resûl-i kirâmı tekzîb etmek ve kütüb-i ilâhiyyemde olan emr-ü nehyimi tutmayıp âsî olmaktır) buyurdu.”, “… Diğer bir fırka ise, avret yerleri gâyet büyümüş, cerâhat ve irin akar. Onların fenâ kokusundan etrâfta bulunanlar gâyet rahatsız olur. Bunlar, zinâ yapanlar ve başları, saçları, kolları, bacakları açık sokağa çıkan kadınlardır.” (Kıyâmet ve Âhiret-Îmâm-ı Gazâlî; İhlâs A. Şti Yy, İst. 1985, s. 7, 43)    
*“Kurallar insanlar içindir; ancak günümüz insanı, “özgür yaşam” (o ne demekse!) için kural mural tanımıyor! Havalar iyice ısındı, artık yaz geldi ya; etrafımıza baktığımızda, bilhassa kadınların giyim kuşamında, kılık kıyafetinde bir curcuna yaşandığına şahit oluyoruz…
Tesettürlüsü de tesettürsüzü de ne yapacağını şaşırmış vaziyette! Kimisi omzunu açmış, kimisi gerdanını, kimisi de sırtını!.. Ya “kapalı”ların, “inançlı”ların yaptığına ne demeli?!..
Parlak bir eşarp, janjanlı ve bütün vücut hatlarını belli eden bir pardösü!.. Parfümleri ha keza! Yanınızdan geçerken kokunun ağırlığından burnunuzun direği kırılıyor… Hele bazılarının caddede-sokakta fütursuzca sigara tüttürmeleri, çiklet çiğnemeleri ve dondurma yemeleri yok mu? Pek çirkin ve “hafifmeşrep” bir görüntü arz ediyor… Bir de yolda-belde, parkta, markette bir tanıdıklarıyla karşılaşmaya görsünler? Aman yâ Rabbi! Sanki evde kendi aralarında konuşuyorlarmış gibi rahat hareketler, kahkahalar, şakalaşmalar…”(Ahmet Demirbaş-Türkiye Gazetesi, 27.06.2012, s. 15)
*“Araştırmaya göre; dîni hassasiyeti en zayıf yaş aralığı 18-25 olurken, 5 vakit namâz kılanların oranı yüzde 24, Cumâyı kılanların oranı yüzde 31, hiç namâz kılmayanların yüzdesi ise 18, âhirete inananların oranı yüzde 81, inanıyorum ama şüphelerim var diyenlerin oranı ise yüzde 9 ve hiç inanmayanların ise yüzde 4. Halkın yüzde 65’i, son yıllarda toplumda bir ahlâkî çöküntü yaşandığını düşünüyor.” (Türkiye Gzt. 13.07.2015, s. 12) 
*”Ne ibrettir kızarmak bilmeyen çehren/Bırak kardeşim tahsili; git önce edep, hayâ öğren!..”, “Oyuncak sanmayın! Ahlâk-ı millî, rûh-i millîdir/Onun iflâsı en korkunç ölümdür: Mevt-i küllîdir.” (M. Âkif Ersoy)  


Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Aralık 2015’te “Hem Okudum Hem de Yazdım/3 (Dil ve Millî Kültür konulu köşe yazısı-şiirler)” adını verdiğimiz seri kitâbımızın 355-357’nci sayfalarında da aynen bu başlık altında yayımlanan bu köşe yazımızda; Îmâm-ı Gazâli “rahmetullahi aleyh” (ölümü: M.: 1111) Hazretlerinin, yukarıya serlevha olarak aldığımız eserindeki “Kıyâmet ve Âhiret” hakkında verdikleri bilgileri okuyunca hâtırımıza, “çoğu kadın ve kızlarımızın bu gerçekler”den bîhaber olarak yaşadığı geldi.
Çünkü pek çoğu, anne-babasından veya herhangi bir hoca hanımdan gerekli “dîni bilgi”leri almadığı gibi, ehil bir “ilmihâl kitâbı”ndan da bunları okuyup öğrenmeden hayatını yaşıyor ve günü geldiğinde de bu dünyâdan göçüp gidiyor…  Ve yine pek çoğu; hoca, hacı, namâz, niyâz,  ilmihâl ve îmâm lâfından kaçınıyor ve uzak yaşamayı tercih ediyor. Ancak ne var ki, “imamın kayığı” tabir edilen “teneşir tahtası”na uzanmaktan ve rükûsuz –secdesiz namâz olarak anılan “cenâze namâzı”nda îmâm efendi karşısına gelmekten kurtulamıyor…

Diyoruz ve bu his ve düşünceler ile kaleme aldığımız aşağıdaki mısralar ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı  başbaşa bırakıyoruz:
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
- * - * - * - * - * 
“Bilmiyor” bu “kadın-kızlar”, bilmiyor;
Bir “ilmihâl” olsun ele almıyor; 
Yaz tatilde, bir hocaya gelmiyor…
“Hâl” perîşan, “âhir per’şan” bir durum; 
“Kıl” diyorsun, “namâz” bile kılmıyor…

“Bilmiyor” bu “kadın-kızlar”, pek şaşkın; 
Kimi nefse, giyim kuşama düşkün; 
Gıybet dersen, günü dününden aşkın…
“Hâl” perîşan, “âhir per’şan” bir durum; 
Hasreti var, film gibi bir âşkın…

“Bilmiyor” bu “kadın-kızlar”, yarını; 
Sere-serpe, göstermekte varını; 
Düşünmüyor Cehennem’in nâr’ını…
“Hâl” perîşan, “âhir per’şan” bir durum; 
Dost yerine seçiyor ağyârını… 

“Bilmiyor” bu “kadın-kızlar”, ölüm var; 
Ölüm demek, mezar demek; bir bahar;
Bir bahar ki, sonu Cennet’e uzar…
“Hâl” perîşan, “âhir per’şan” bir durum; 
Gelen için, Cehennem olur mezar…

“Bilmiyor” bu “kadın-kızlar”, Âhiret; 
Kabir hâli, Arasat ne, vaziyet; 
Ölmek demek, toprak değil, var âyet…
“Hâl” perîşan, “âhir per’şan” bir durum; 
İki yerden, birindesin nihayet…

“Bilmiyor” bu “kadın-kızlar”, ahvâli; 
Kıyâmette n’olur insanın hâli?
Kitap gelir, görünür pürmelâli…
“Hâl” perîşan, “âhir per’şan” bir durum; 
Kızgın bulmak, var o gün Zülcelâl’ı…

“Bilmiyor” bu “kadın-kızlar”, nerdedir; 
Ana-baba acep hangi yerdedir?
Günâh işler, arada bir perdedir…
“Hâl” perîşan, “âhir per’şan” bir durum; 
Aza işler, kalb amele serdedir…

KAYIKÇ’Ali, “kadın-kız”a nasîhat;
Evlâd-ıyâl, tuta bunu “vâsiyet”:
Bağlanmadan, olacağa basîret…
“Hâl” perîşan, “âhir per’şan” bir durum; 
Sen “eşref”sin, öyle kalsın şu “sîret”!..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim