• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Samsun 21 °C
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 25 °C
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 

“BESLEDİ-BÜYÜTTÜ”, “SEVMESİ…” ONDAN!..

Ali Kayıkçı

*   “Ey îmân edenler; Yahûdî ve Hıristiyanları dost edinmeyin! Onlar, birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zâlimler topluluğunu doğruya iletmez.” (Kur’ân-ı Kerîm-Mâide Sûresi, âyet: 51)
*    “Ey îmân edenler! Eğer kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız, sizi îmânınızdan çevirirler, kâfir ederler!.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet 100)
*   “Ey îmân edenler!  Sizden olmayanları dost edinmeyin! Sizi şaşırtmakta kusur etmezler, işlerinizin sarpa sarmasını arzu ederler. Görmüyor musunuz buğzları ağızlarından taşmakta. Sinelerinin gizlediği ise daha büyüktür. İşte size âyetleri açıkça bildirdik, eğer akl ederseniz.”     (Kur’ân-ı Kerîm: Âl-i İmrân Sûresi, âyet 118)
*   “Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahûdîler ve ne de Hıristiyanlar, asla senden râzı olmazlar.”  (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet: 120’den)
*   “Zulmedenlere meyletmeyin (yakınlık göstermeyin) ki, size ateş dokunur ve Allah’tan başka dostlarınız da yoktur, sonra kurtulamazsınız”  ( Kur’ân-ı Kerîm-Hûd Sûresi, âyet 113)
*   “Onlara, ‘Kâfirlere inanmayınız!’ dediğim hâlde, onlar kâfirlerin sözleri ile hareket ediyorlar. Şeytân onları aldatıyor.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 59)
* “El vahdetü rahmetün ve’l-fırkatü azabün (Birlikte râhmet, ayrılıkta azâb vardır)”, “Zâlime yardım eden, ondan zarar görür.”, “Bir zâlime yardım edene Allahü teâlâ o zâlimi musallat eder.”  (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi vesellem”)
*   “Hiçbir kimse yoktur ki, dostu ve düşmanı olmasın. Mademki böyledir, o hâlde Allahü teâlâya ibâdet edenlerle beraber bulun, onları sev!” ( İmâm-ı Şâfiî “rahmetullahî aleyh”) 
*   “Ey koca Şark, ey ebedî meskenet/Sen de kımıldanmaya bir niyet et!..
 Korkuyorum Garb’ın elinden yarın/Kalmayacak çekmediğin melânet!..”   (M. Âkif Ersoy-Safahat”
*   “İyilik yapmak iyidir. Fakat en tehlikelisi, kötülüğe alet olmaktır.” (Dr. Enver Ören; Sohbetler-14.11.1993)
* “Yeryüzündeki 1,5 milyar Müslüman bir araya toplanmalı. Bakınız bu Siyonistler, kendi ülkelerini birleştiriyor, Avrupa Birliği’ni kuruyor.  Bize gelince, Osmanlı’yı yıktığı yetmiyor, şimdi de Türkiye’yi parçalamak istiyorlar.”  (Prof. Dr. Necmettin Erbakan-TBMM, 1991)
* “Çok samimî olarak îtiraf edeyim ki, Avrupalılar Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir. Asırlardır kilisenin Türk ve İslâm düşmanlığı, Hıristiyanların hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince…”  (Prof. Dr. Fritz Naumark-Türkiye Gazetesi; 08.06.2001, s. 15)
*   “PKK örgütü AB’nin gerçekleştirdiği bir örgüttür. 33 bin insanımızın ölmesine AB sebep olmuştur. AB, Türkiye’deki terör örgütlerini gizli ve açık desteklemiştir. AB, TC’nin yeniden palazlanıp Osmanlı gibi olma korkusunu yaşamaktadır.”   (Tuncer Kılınç-MGK Genel Sekreteri; 15.04.2003)
*   “57. Hükûmet Sağlık Bakanı Sayın Dr. Osman Durmuş, 11 Ağustos 2002 tarihinde Osmaniye’de yaptığı bir konuşmada; “Türkiye’deki terörü destekleyen devletler” olarak Avrupa’dan Belçika, Fransa, Almanya, Hollanda ve İsveç’i verme cesaretini göstermiş, diğer taraftan “Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları” arasında “Türkiye’yi Parçalama Plânları” adıyla çıkan ve “100 ayrı plân”dan bahsedilen kitapta, yukarıdaki isimlere ilâveten; “Bulgaristan, Yunanistan, Kıbrıs Rûm Kesimi, Ermenistan, İtalya, İngiltere, Rusya, Çin, Romanya, Suriye, Irak” ve “Amerika Birleşik Devletleri” de sayılmakta ve “Terör örgütü PKK’yı bu devletlerin koruduğu ve hatta teşvik ettiği” açıkça bildirilmektedir. Yine bu kitapta;  Fransa’da 12, Hollanda’da 19, İngiltere’de 12, İtalya’da 6, Norveç’te 6, Romanya’da 5, Yunanistan’da 10 Kürtçü teşkilâtın aleyhimize faaliyette bulunduğu ve bu devletlerin hiçbirinden bir PKK’lının yakalanarak Türkiye’ye teslim edilmediği, APO’nun da “idam edilmemek şartı” ile zamanında ülkemize postalandığı…” (Fazla bilgi için bkz: “Yaş 65 Yolun Yarısı Eder/1; Ali Kayıkçı”, s. 176-178 ve “Hem Okudum Hem de Yazdım/2; Ali Kayıkçı”, s. 43-45)
*   “2011 yılında kurulan Avrupa Birliği Bakanlığı’nın 3 yılda 16 milyon lirayı bulan maddî zararı, kalem kalem hesaplandı.” (Millî Gazete18.12,2014, s. 1, 12)
*   “Müslüman akıllı olmalı, ilm-i siyaseti bilmeli. Duyguları ile değil, aklı ile hareket etmeli. İslâm düşmanlarının kurduğu tuzakları fark etmeli ve o tuzaklara düşmemelidir.”   (Nuri Elibol-Türkiye Gzt. 20.08.2013, s. 12)
*  “Türk halkının yüzde 66’sı AB’ne, yüzde 70’i NATO’ya, yüzde 72-73’ü ABD’ye, yüzde 73’ü Rusya’ya, yüzde 86’sı İsrail’e olumsuz bakıyor.”  (Ahmet Sağırlı-Türkiye Gazetesi; 04.11.2014, s. 9)
* “PEGIDA (Batı’nın İslâmlaşmasına Karşı Yurtsever Avrupalılar) hareketi, Almanya’da giderek büyüyor.”  (Gazeteler-Ocak 2015)

*   Bir Anket: “‘Türkiye AB ile müzakereleri bitirmeli’ diyenlerin oranı yüzde 68, ‘Devam etmeli’ diyenler ise yüzde 23; kararsızlar yüzde 9. AB’nin Türkiye’yi almak konusundaki kararını yüzde 82’si ‘Samimi değil’ diye cevaplarken sadece yüzde 12’si “Samimi’ buluyor.” (Mak Danışmanlık Anketi-22-23 Haziran 2016) 
*   “AB’den, Türkiye’den ve bulunduğumuz coğrafyanın durumundan kaynaklanan sebeplerle Türkiye-AB ilişkisininin orta vadede tam üyelikle sonuçlanması imkânsız. Bunu 15 yılı aşkın süredir Avrupa Birliği konularında çalışan ve Jean Monnet Kürsü Başkanı unvanlı bir akademisyen olarak yazıyorum. Bu değerlendirmeye, Türk insanının zaten AB üyeliği konusunda büyük bir hevesi kalmadığını da ekleyebilirim.” (Prof. Dr. Çağrı Erhan-Türkiye Gazetesi; 01.05.2016, s . 11) 
*   “Cem Özdemir satılmış bir isimdir. Diğerleri de kariyer endişesi taşıdıkları için tasarıya destek vermiştir.” (Prof. Dr. Faruk Şen-Türkiye Gazetesi, 04.06.2016, s. 1, 10)
*   “…Bütün bunlar gösteriyor ki, Ermeni tedhişleri bitmemiştir. Uyanık olmak mecburiyetindeyiz. Zira ‘Su uyur, düşman uyumaz!’” (Veysel Eroğlu-Ermeni Mezâlimi;  Sebil Yy. İstanbul 1973, s. 189)
*   “Müslüman’a asla dost olmaz şu Batı/Unutmayın; Mayıs’ı, Eylül’ü Şubat’ı!..”  (Ekrem Şama-Millî Gzt. 19.08.2013, s. 14)
*   “Dünyâmızı sorma: hem yeter, hem yetmez/Alçakları var, tartmaya dirhem yetmez!..” (Â. Nihat Asya-Rubâiyyât/2)
*  France TV 24:  - “Batılı ülkeler medyada, eğitimde adalette yapılan bu operasyonların kabul edilemez olduğunu söyledi. Hatta bir cadı avı başlatıldığı söyleniyor Gülencilere karşı, sizin cevabınız ne olur buna?”
 “- Avrupalı sürekli şunu söyler: ‘Orantısız güç, orantısız güç’ Peki orantı kimde? Tankla yürüyenin elinde her şey var. Benim yakın mesai arkadaşlarım şehîd oldu. Şimdi Batılı kalkıp da elinde hiçbir silâh olmayan bu milleti savunmuyor, kalkıyor bu Fetullahçı terör örgütünün mensuplarını savunuyor. Bu çok ayıp bir şey.” (Cumhurbaşkanı-R. Tayyip Erdoğan; Basın- 24.07.2016).

S
aygıdeğer Okuyucularımız!..
23 Temmuz 2016 günlü TV ve İnternet/Genelağ haberlerinde, bir gün sonrasında ise yazılı basında “Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik”in bir açıklaması vardı ki bizim, ülke olarak yarım asırlık bir serüvenimizin âdeta bir özeti gibi idi.  Sn. Bakan Çelik bu açıklamasında; “FETÖ’cü Darbe Girişimi”nin ardından sıradan kınama mesajlarından öteye gitmeyen Avrupalı müttefiklere serzenişte bulunarak şunları söyledi: 
“Müttefiklerimizin ve dostlarımızın bu darbenin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen Türkiye’yi ziyaret etmemiş olmalarını şaşkınlıkla karşılıyoruz. Şahsen AB Bakanı olarak Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi yetkililerinin Türkiye’yi ziyaret etmelerini, Türk devlet adamları ile yan yana durarak Türkiye’nin demokratik değerlerini, beraber paylaştığımız ortak demokratik değerleri savunma konusunda Ankara’dan bir ses yükseltmelerini beklerdim…”
Bizim bu noktada Sn. Bakanımıza “Çok daha beklersin!” şeklinde saygısızca bir cevap vermemiz elbette ki olamayacağına göre sâdece 13 Temmuz 2016 günlü “Türkiye Gazetesi”nin 1 ve 13’üncü sayfasında yayınlanan diğer “ulusal” bâzı gazetelerimizde de yer alan bir haberi hatırlatmak istiyoruz. 
Bu haberde aynen şöyle denilmektedir: 
“Burası Avrupa Parlamentosu.  AB’NİN KALBİNDE PKK SERGİSİ” 
“Terör aşkı depreşen AB, Parlamento binasını Öcalan ve PYD’li teröristlerin fotoğraflarıyla donattı. Her fırsatta Türkiye’ye ‘Terörle Mücadele Yasasını yumuşat, operasyonlara son ver’ diyen AB, PKK’ya sahip çıkıyor…
Avrupa Parlamentosu’nun Brüksel’deki merkezinde PKK sergisi açıldı. Duvarlara PYD’li teröristlerin fotoğrafları ile örgütü simgeleyen paçavralar asıldı. Teröristbaşı Öcalan’ın posteri de 1 hafta asılı kalacak! Ankara bu rezalet tabloyu sert bir üslupla kınadı.”
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Mesele, yalnızca PKK’ya sahip çıkma/arkalanma meselesi de değil. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin her ne kadar düşmanı varsa, onları benimseme, onlara gizli veya aşikâr destek verme meselesinden başka bir şey değildir…
Bilindiği gibi, başta gazetemizin bu sütunları olmak üzere, yıllardan beridir yazmış olduğumuz köşe yazılarımızda ve eserlerimizde, özellikle de “HEM OKUDUM HEM DE YAZDIM/2 (Terör Olayları ve Suriye Konulu Köşe Yazısı-Şiirler)” adını taşıyan (Samsun, Şubat 2015; 304 s.) eserimizde; başta “AB”, “AİHM”, “NATO” ve “BM” gibi kuruluşların, hep ikiyüzlü, hatta çoğu defa da (bukalemun gibi) çok yüzlü (çifte standart) davrandıklarını, bir taraftan yüzümüze gülerken öbür taraftan (perde gerisinden) de ülkemiz düşmanları ile işbirlikleri içerisinde bulunduklarını defaatle dile getirdik…
 Yukarıdaki haberlerde bildirilen olaylar da bunların sâdece bir kaçıdır…
Diyoruz ve bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakıyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    = = =* = = =
Şu “AB”miz var ya, dünkü “AET”;
“Kanına işlemiş”, “düşmanlık” O’nun!..
Sözde “dost” görünür, hepsi “varyete!;
“Fevziye”de gördük, “yargı oyunun”;
“Sabancılar hasmı”, sen bak niyete!..

Adı “PKK”ymış yahut bir başka;
“Türk düşmanı” ise, O gelir aşka;
“NATO”ymuş-“BM”ymiş, hepsi de lâçka!..
“Besledi-büyüttü”, “sevmesi” ondan;
“Keleş”, “Biksi” bulur;  isterse “Doçka!..”

“DHKP-C”ymiş yahut “PYD”;
“Müslüman düşmanı”, ise devrede;
“AB gözü kara”, onu sevmede!..
“Besledi-büyüttü”, “sevmesi” ondan;
“İdama hayır”ı, niçin övmede?..

“Seni sömürürse”, “seni güderse”;
“Kendi hayrına” O, “her neyi derse”;
“Hep “İyi!” diyorsan, “herzeyi yerse!..”
“Besledi-büyüttü”, “sevmesi” ondan;
“Çadır”a diler, “halı”lar serse!..

İster ki “uydu” ol, “Başüstüne!” de; 
“İnsan hakkı” falan, hepsi “bahane”;
Şu “FETÖ”ler var ya, o da “şahane!..”
“Besledi-büyüttü”, “sevmesi” ondan;
“Belçika” tiyatro, “Brüksel sahne!..”

KAYIKÇ’Ali der ki, “Rabbimiz” sözü:
Dînine girmezsen, değişmez özü; 
Bukalemun gibi, kırk çeşit yüzü!..
“Besledi-büyüttü”, “sevmesi” ondan;
Bu yapılanlar hep, niyetin cüz’ü!..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim