BELEDİYELERDEKİ İŞTEN ÇIKARMALAR

Bizi tanıyan herkes bilir ki doğru yapan düşmanımız dahi olsa yanında, yanlışı yapan da dostumuz dahi olsa karşısında oluruz. Düşmüşün de yanında olmaya çalışırız. İnsanlığın ve dürüstlüğün gereği de budur. Dostlarımız veya düşmanlarımız yanlış yaptıklarında önce onları uyarırız, ardından gereğini yapmaz iseler biz gereğini yaparız. Geçmiş on yıllık gazetecilik mesleğimizi bu çerçevede yaptık. Gazeteye başladığımız ilk gün vezir hazretlerine yanlış dedik, bugün de aynısını diyoruz. Bebek yüzlü Vekile yanlış adam dedik, bugün de aynısını diyoruz. Dün iyi dediğimize bugün kötü demedik. Dün kötü dediğimize de bugün iyi demedik. Herkesin yalamalık yaptığı işadamlarına hemşerimiz oldukları halde eyvallah etmediğimiz gibi ellerini, ayaklarını öpenleri kamuoyuna deşifre ettik. Ama ne zamanki haksızlığa uğrayıp Adil Öksüz’ü kaçırma konusunda yardımcı oldukları yazılıp çizildiğinde anında yanlarında olduk. Çünkü tamamen algı operasyonu yapılıp birileri bitirilmeye çalışıldığından o haberler yapılmıştı. Biz de bize yakışanı yaptık ama onlar biz sıkıntıya düştüğümüz zamanlar yüzümüze gülüp arkamızdan çiftetelli oynadılar. Kısacası biz bize yakışanı yaptık, onlar da kendilerine yakışanı yaptılar. Bu şehirde yanlışları ortadan kaldırma mücadelemizde yanımızda Allah’tan başka hiç kimse olmadı. 2012 yılında şahsımıza yönelik yapılan operasyonda Savcılık makamı 4 kez beraatimizi talep ettikten sonra birilerinin devreye girip, müdahalesinin ardından hakkımızda 25 yıl ceza talep edildiğinde de yanımızda Allah kulu olmadı. Yerel mahkemenin verdiği cezayı abartarak yayınlayan gazeteler de arşivlerimde onları da zamanı geldiğinde yayınlayacağım. Allah'a şükürler olsun ki sadece ve sadece Rabbimin desteğiyle üst mahkemenin adaletli davranışı sonucunda bu sıkıntıdan kurtulduk ama bunu yapanların yanında kar kalacağını sanıyor iseler yanıldıklarını da unutmasınlar. Bu fakir olmasaydı bugün bu şehirde çok farklı bir siyasi yapı olacaktı, verdiğimiz amansız mücadele sonunda bazı şerefsizleri siyaset dışı bıraktık ama bir hayli bedel ödediğimiz de bir gerçek.

 

Bu giriş kısmını yapma nedenim seçimden yeni çıkmış olduğumuzdan bazı Belediye Başkanlarının işten eleman çıkardıklarını öğrenmiş bulunmaktayım. Bu konuda şunu açık ve net belirtmek isterim ki son 4-5 ayda hangi belediye işçi almış ise çok büyük yanlış yapmıştır. Yeni gelen Başkanların bunları işten çıkarma hakkı olduğu kanaatindeyim. Atakum Belediye eski Başkanı İshak Taşçı’nın merhum babası İsmail ağabey benim seksenli yıllardan itibaren dostumdu. Ben Büyükşehir’de iken İshak Taşçı kimi getirmiş ise hepsini işe almış olmama rağmen 4 yıl önce İnşaat mühendisi olan damadımı işe almasını söyledim ama almadı. Ben buna rağmen nefsi davranıp karşısında olmadım. Şayet kendisi aday gösterilmediği tarihten sonra personel aldıysa gerçekten çok ayıp etmiş. Geçen ay personel maaşlarını ödeyebilmesi için imar şirketinin borç yapılandırması konusunda benden yardım istedi. Ben de elimden geleni yaparak şirketin Maliye Bakanlığına olan borçlarını yapılandırdık. Bunca sıkıntıya rağmen o şirkete yeni eleman aldı ise gerçekten çok ayıp etmiş.

 

Belediyelerde en çok canımı sıkan durum çalışan personelin işten çıkarılmasıdır. Hiç unutmuyorum; Erdoğan Tok’un işten attığı Özen Talan kardeşim var. O hasta haliyle neler çektiğini çok iyi biliyorum. Bu insanları işten atıp yerine başka eleman almak ne insanidir ne ahlakidir ne de İslamidir. Belediyelerde siyaseten çok sivrilmiş isimleri işten çıkarmak olabilir. Ona bir şey demem ama siyasetle işi olmayan sadece işini yapıp ekmeğinin derdinde olan insanların işine son vermek gerçekten çok büyük bir haksızlıktır. Bu konuda yapılması gereken şey, adaylıklar netleştikten sonra işe alınanlarla ilgili bir çalışma yapılıp gerçekten çok ihtiyaçlı olan ve sadece ekmeğinin peşinde olanlar hariç tutularak diğerlerinin işlerine son verilebilir. Bu konuda Canik Belediyesi’nde de son üç ayda yüz civarında personelin işe alındığını duydum. Osman Genç böyle bir hata yapmış ise çok yanlış yapmış. Gerçi Osman Genç’in arsa satışlarından tutun da pek çok yanlış işleri gündeme gelmiş durumda. Yeni Başkan Sandıkçı meclisten son 5 yılı araştırma yetkisi almış, umarım araştırıp gereğini yapar. İşçi alımı konusunda Büyükşehir’de de çok sıkıntıların olduğu söylenmekte. Zihni Şahin geldikten sonra 400 kişiyi işe aldığı söylenmekte, alınanların büyük bir kısmının da Bafra’dan geldiği söylenmekte. Samsun’da işsiz bitmiş mi de Bafra’dan adam alınmış?  Yeni Başkan Mustafa Demir’in bu konuya da bir el atması gerektiği kanaatindeyim. İlkadım’da durum nedir bilemiyorum. Orada araç kiralamalarıyla ilgili sorunların olduğu söyleniyor, aynı sorunun Büyükşehir’de de olduğu söylenmekte. Yeni Başkanlar bunlarla ilgili gerekli çalışmaları yapacaklarını düşünüyorum. Sözlerime son verirken önemli bir hususun daha üzerinde durmak istiyorum: Belediyelerde işe gitmeden maaş alan çetelerin adamları olduğunu ben biliyorum. Bunların işine son veren başkanların her türlü yanlarında olacağımı açık ve net belirterek sözlerime son veriyorum, Kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
15 Yorum
Adnan Bahadır Arşivi
SON YAZILAR