• BIST 89.695
  • Altın 145,979
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Samsun 7 °C
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • TÜRFAD dan Hamdi Tezol'a Moral Ziyareti
  • OSMAN ÖZKÖYLÜ’DEN KRİTİK TOPLANT
  • ÇARŞAMBASPOR 3'TE 3 YAPTI !
  • TÜRFAD dan Hamdi Tezol'a Moral Ziyareti
  • OSMAN ÖZKÖYLÜ’DEN KRİTİK TOPLANT
  • ÇARŞAMBASPOR 3'TE 3 YAPTI !

“BAHÇELİ”YE “AMELİYAT” YARAMIŞ

Ali Kayıkçı

*   “Ey îmân edenler!.. Sizden olmayanları dost edinmeyin!.. Sizi şaşırtmakta kusur etmezler, işlerinizin sarpa sarmasını arzu ederler. Görmüyor musunuz buğzları ağızlarından taşmakta… Sînelerinde gizledikleri ise daha büyüktür.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet 118’den)
*   “Ey “imân edenler!.. Yahudiler ile Hıristiyanları dost edinmeyin!.. Onlar ancak birbirlerinin dostlarıdırlar…” (Kur’ân-ı Kerîm; Mâide Sûresi, âyet 51’den) 
*   “…âhirete inanmayanlar, derin bir dalâletle (sapıklıkla) azap içindeler.” (Kur’ân-ı Kerîm;  Sebe Sûresi, âyet 8’den)
*   “İnkâr edenler: ‘Ey Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi doğru yoldan saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım, böylece Cehennemin el altında kalanlardan olsunlar’ diyeceklerdir.” (Kur’ân-ı Kerîm; Fussilet Sûresi, âyet 29)
*    “Şüphe yok ki münâfıklar, Cehennem’in en alt katındadırlar. Artık onlara asla bir yardımcı bulamazsın.”                                            (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 145)
*    “Ey münâfıklar! Allahü teâlâ sizi kendi hâlinize bırakmaz. Hâlis mü’minleri münâfıklardan ayırır.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet 179)
*   “İsyân edenler ile harp edip, bunları itaate getirin!”  (Kur’ân-ı Kerîm; Hucürât Sûresi, âyet 9) 
*   “…yarattığımız insanlara, içlerinden Peygamber gönderdik ve Allahü teâlâya ibâdet ediniz. İbâdet edilecek, O’ndan başkası yoktur. O’nun azâbından korkunuz! dedik. Dinlemeyenlerden, öldükten sonra tekrar dirilmeye inanmayanlardan, dünyâ nimetlerini bol bol vermiş olduğumuz birçoğu, bu (…) Peygamber, size ölüp, kemikleriniz çürüyüp, toz toprak olduktan sonra, tekrar dirilerek kabirden kalkacaksınız, diyor. Hiç böyle şey olur mu? Ne varsa, ancak bu dünyâdadır. Cennet, Cehennem, hep buradadır. Bu dünyâ böyle gelmiş böyle gider. Öldükten sonra, bir daha dirilmek yoktur, dediler.”     (Kur’ân-ı Kerîm; Mü’minûn Sûresi, âyet 30’dan)
*  “Bir millet, kendini bozmadıkça, Allah onların hâllerini değiştirmez.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Ra’d     Sûresi, âyet 11)
*   “Son da ilk de (âhiret de dünyâ da) Allah’ındır.” (Kur’ân-ı Kerîm;  Necm Sûresi, âyet 25)
*   “Dünyâ için, dünyâda kalacağın kadar çalış. Âhiret için orada sonsuz kalacağına göre çalış. Allahü teâlâya, muhtaç olduğun kadar itâat et. Cehennem’e dayanabileceğin kadar günâh işle.”, “Âhirette olacaklardan sizin bildiklerinizi hayvanlar bilselerdi, yemek için et bulamazdınız.”, “Bu dünyâda insan kimi severse, âhirette onunla beraber olacaktır.”, “Beni İsrâil yetmiş iki millete ayrıldı. Ümmetim de yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bunlardan yalnız biri kurtulacak, diğerlerinin hepsi Cehennem’e gidecektir.” (Ashâb-ı kirâm bunu itişince, “O hangisidir yâ Resûlallah?” dediler.) “Benim ve Ashâbımın yolunda olanlardır.” (Hazret-i Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)  (İslâm âlimleri, bu hadîs-i şerîfte bildirilen tek kurtuluş fırkasının Ehl-i sünnet olduğunu bildirdiler.)                                                  
*   “Hiçbir kimse yoktur ki, dostu ve düşmanı olmasın. Mademki böyledir, o hâlde Allahü teâlâya ibâdet edenlerle beraber bulun, onları sev!..” (İmâm-ı Şâfiî “rahmetullahî aleyh”); (Gazze-H. 150/M.767, Mısır-204/820) *    “Müslüman akıllı olmalı, ilm-i siyaseti bilmeli. Duyguları ile değil, aklı ile hareket etmeli. İslâm düşmanlarının kurduğu tuzakları fark etmeli ve o tuzaklara düşmemelidir.”   (Nuri Elibol-Türkiye Gzt. 20.08.2013, s. 12’den)
*    “Müslüman’a asla dost olmaz şu Batı/Unutmayın; Mayıs’ı, Eylül’ü Şubat’ı!..”  (Ekrem Şama-Millî Gzt. 19.08.2013, s. 14’den)
*  “Türk halkının yüzde 66’sı AB’ne, yüzde 70’i NATO’ya, yüzde 72-73’ü ABD’ye, yüzde 73’ü Rusya’ya, yüzde 86’sı İsrail’e olumsuz bakıyor.”  (Ahmet Sağırlı-Türkiye Gazetesi; 04.11.2014, s. 9)
*    “7-8 tane ayrı PKK var. Her biri bir ülkenin taşeronu, değişik amaçları var, silâh kaçakçılığı, kadın ve uyuşturucu ticareti var. Bunların kendiliğinden ‘hadi biz gidiyoruz’ diyeceklerine ihtimal vermiyorum. Ağababaları bunları kapatmadıkça bu işe devam ederler. HDP dağ kadrosunun siyasî uzantısı gibi. Terör olayları karşısında bir kınama bile yapamıyor.” (Prof. Dr. Burhan Kuzu-Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan’ın Başdanışmanı)   
*   “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (1, 2, 7, 23) maddelerinde, insanların eşitliği vurgulanmıştır. Öyle ki, bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Herkes, bu beyannamede ilân olunan haklardan ve bütün hürriyetlerden ırk, renk, cins, dil, din, siyasî veya diğer herhangi bir akide, millî veya içtimaî menşe, servet vb. bir fark gözetilmeden istifade edebilir.”  (Vedâ Hutbesi’nde İnsan Hakları-Prof. Dr. Haydar Baş; İcmâl Yy, İstanbul 1995, s. 250) 
*  “Dünyanın filân yerinde bir rahatsızlık varsa, ‘Bana ne?’ dememeliyiz. Böyle bir     rahatsızlık varsa, tıpkı kendi aramızda olmuş gibi, onunla alâkadar olmalıyız. Hâdise ne    kadar uzak olursa olsun bu esastan şaşmamak lâzımdır. İşte bu düşünüş insanları, milletleri ve hükümetleri hodbinlikten (bencillikten) kurtarır. Hodbinlik şahsî olsun, millî olsun daima fena telâkki edilmelidir.” (Atatürk’ten Düşünceler-Ord. Prof. Enver Ziya Karal; Milli Eğitim Basımevi, İstanbul 1986, s. 138)
 *   “Siz, bizim için ayın parlayan yüzü gibisiniz.” (Moro Müslümanları), “Türkiye, bizim kabul olmuş duâmızdır.” (Doğu Türkistan)
*   “Bizim Misak-ı Millî’miz, coğrafi sınırlarla değil, mazlumun nerede olduğuyla     belirlenir.” (Gençlik Kuruluşları Birliği-Türkiye Gazetesi, 05.06.2015, s. 5)
*   “Ey Amerika!.. Bizimle mi berabersin yoksa PYD, YPG ile mi?.. BM, ‘Kapıdakileri alın!..” diyor. Sen ne işe yarıyorsun? 3 milyon insanı evimize biz aldık ya. Siz ne aldınız?..” (Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan-Beştepe Külliyesi, 10.02.2016)

S
aygıdeğer Okuyucularımız!..                                                                                                                       16 Şubat 2016 günlü grup toplantısında  “MHP Genel Başkanı Sn. Devlet Bahçeli” yaptığı konuşmada;  “Hükümetin Suriye Politikası”na tam destek vererek  ve de “Müdahale hem hak ve hem de millî bir görevdir” diyerek milletin çoğunluğunun gönüllerine âdeta soğuk su serpti… Dolayısıyla da geçirdiği kalp ameliyatı sonrasında geçmişin izlerini silercesine bir tavır izletti. “Türk milletinin her nevi düşmanlıklara karşı bir ve beraber olduğu”nun altını çizen Bahçeli, özetle şunları söyledi:
“PKK eşittir PYD’dir. Katil her yerde katil, terörist her yerde teröristtir. Şimdi Suriye’nin kuzeyinde PKK/PYD terörü yeni bir Kandil oluşturmanın, sözde Kürdistan’a koridor açmanın peşindedir. Hemen söylemeliyim ki, buna kesinlikle müsaade edilmemelidir. Gaye, oldubittiye getirerek, ABD ve Rusya’nın desteğiyle teröristlere devlet kazandırmaktır. 
ABD vahşi batıda haydutların oyuncağı olan, azılı katillerin güdümüne giren bir kasaba şerifi gibi, PYD-YPG’ye kol kanat germektedir. ABD yönetiminin Türkiye ile PYD’yi aynı kefeye koyması, Biden’in bize ‘Ateşi kesin!’, PYD’ye ‘Toprak talebinden vazgeçin!” sözleri, klasik bir sömürge valisi diktesidir. 
ABD, PYD’ye cici çocuk muamelesi yapıp silâh ve mühimmat verdikçe, bu silâhlar PKK’lıların eliyle Türkiye’de şehadetlere yol açmaktadır. ABD karar vermelidir: Dost mudur? Düşman mı? Müttefik midir? Müstevli mi? Türk milleti böyle rezil niyetlere pabuç bırakmış. Görünen gerçek şudur: ABD’nin Ortadoğu’daki kara gücü PYD, Türkiye’deki kolu da PKK’dır.” 
Saygıdeğer Okuyucularımız!..  Biz de “Sn. Bahçeli” ile aynısını haykırıyor ve ilâveten diyoruz ki:
“Bahçeli”ye, “ameliyat” yaramış;
“Türkeş” gibi, “bir” konuştu, “pir” dedi; 
“ABD”ye, “lâf” yerine bir “kamış”;
“Suriye”de, “el-ayağın kir” dedi;
“PYD”li-“PKK”lı bir “camış”…

“Bahçeli”ye, “ameliyat” can verdi;
“Ülkü” coştu, “Türkmenler”e kan verdi;
“MHP”yi, bir “titre”tti şan verdi…
“ABD”ye, “lâf” yerine bir “kamış”;
“Geleceğe”, “ufuk” verdi, tan verdi…

“Bahçeli”ye, “ameliyat” yaradı;
“Destek” verdi, “Başbakan”ı aradı;
“Millî görev” diyenlerle var adı…
“ABD”ye, “lâf” yerine bir “kamış”;
“Zakkum” gibi, verdi ağza o tadı…

“Bahçeli”ye, “millet” dikkat kesildi;
“Konuştukça”, sanki “Başbuğ” o bildi;
“Yakın tarih”, ezberini hep sildi…
“ABD”ye, “lâf” yerine bir “kamış”;
“Obama”nın, ümitleri eksildi…

“Bahçeli”ye, “millet” kulak vermekte; 
O’nu “lider”, “ülkü başı” görmekte;
“PYD”ye, taze korku girmekte…
“ABD”ye, “lâf” yerine bir “kamış”;
“Putin” malûm, “boşa çorap” örmekte…

KAYIKÇ’Ali, “Moskof” dünkü Moskof’tur; 
“H. Obama”, bil ki “Siyon” maskottur;
“NATO” dersen, “kırda bitmiş” bir ottur…
“ABD”ye, “lâf” yerine bir “kamış”;
“Merkel Hatun”, “AB” yüzlü son nottur…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim