• BIST 90.383
  • Altın 145,141
  • Dolar 3,6152
  • Euro 3,9060
  • Samsun 14 °C
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 12 °C
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI

“AVRUPA” SEVMEZ BİZİ, SEVMEDİ-SEVMEYECEK!..

Ali Kayıkçı

DEREBAHÇELİ/ALİ KAYIKÇI
“AVRUPA” SEVMEZ BİZİ, SEVMEDİ-SEVMEYECEK!..
   *”Yâ eyyühe'llezîne âmenû la tettihizû bitâneten… (Ey îman etmiş olanlar, ey Müslümanlar,    içinizden olmayanlardan, size yabancı kimselerden dost ittihaz etmeyiniz. Âyet-i celiledeki    'bitâne', içli dışlı görüşülen, kendisineğ her türlü sırlar emânet edilen samimi dost, yârıcan    arkadaş, mahrem-i esrar mânâlarınadır. Öyle bitâne ki, 'la ye'lûnekûm habâlen', sizlere karşı    mazarrat ika etmekten,  aranıza fitneler, fesatlar sokmaktan hiçbir vakit geri durmazlar.    Ellerinden gelen fenalıkların hiç birini sizden esirgemezler. 'Veddû mâ 'anittüm', sizin     sıkıntılara, mûsibetlelre, felâketlere uğramanızı isterler...” 
             (M. Âkif-Kastamonu Nasrullah Camiî; 19.10.1920) 
   *“Mü'minler, mü'minleri bırakıp kâfirleri velî (dost) edinmesinler.                                            Kim böyle yaparsa,  Allah ile ilişiğini kesmiş olur.”                                             (Kur'ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet: 28)
   * “El vahdetü rahmetün ve'l-fırkatü azabün (Birlikte
     râhmet, ayrılıkta azâb vardır)”
           (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi vesellem”)
   * “Yeryüzündeki 1,5 milyar Müslüman bir araya toplanmalı. Bakınız
     bu Siyonistler, kendi ülkelerini birleştiriyor, Avrupa Birliği'ni kuruyor.
     Bize gelince, Osmanlı'yı yıktığı yetmiyor, şimdi de Türkiye'yi parçalamak
     istiyorlar.”
   (Prof. Dr. Necmettin Erbakan-TBMM, 1991)
 * “Çok samimî olarak îtiraf edeyim ki, Avrupalılar Türkleri sevmez ve
     sevmesi de mümkün değildir. Asırlardır kilisenin Türk ve İslâm düşmanlığı,
    Hıristiyanların hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince…”
    (Prof. Dr. Naumark-Erciyes Dergisi, Kayseri-2002)  

   
 S
aygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere; son haftaların siyasî gelişmeleri arasında,  “Papaz Kızı Merkel”in başında bulunduğu “Sözde Dost Almanya”nın “Ankara”yı “Yasadışı yollarla dinletmesi/Telekulak hadisesi” üzerine birbiri üzerine “”demeçler” verilmekte, yazılı ve görülü basında bu konu ele alınmaktadır.
 Hatırlanacağı gibi, Mayıs-2014'te gerçekleştirilen Avrupa Parlamentosu Seçimleri'nden kazançlı çıkan “ırkçı parti”lerin liderleri, peşi peşine Türkiye aleyhine verdikleri beyânatlar ile dikkat çekmeye başlayınca ve onların haberleri Türk basınında gündeme taşınınca, bizim de bu başlık altındaki bir köşe yazımızda bahis konusu edilmişti.  Şunları demişiz, meğer az bile söylemişiz:
 Bunlardan Danimarka Halk Partisi Genel Başkanı Morten, aldığı yüzde 27'lik oyun da desteği ile, “Türkiye, Erdoğan yönetimi ile AB'ye üye olacak bir ülke değildir.” derken önceki yıllarda “Hızla şeriat yönetimine doğru yol alan Türkiye'nin AB adaylığı askıya alınmalı” sözlerini de âdeta tekiden tekrarlamakta, Fransa Ulusal Cephe Lideri Marine Le Pen de ondan geri kalacak değil ya. Bakınız o da nasıl bir dil kullanarak nefret kusmaktadır: “Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği veto edilmeli.” (Bkz: Türkiye Gzt. 28.5.2014, s. 13, 16)
  “Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck” Cenapları(!) da Nisan ayında ülkemize yaptıkları ziyâret sırasında diplomatik nezaket kurallarını aşarak ülkemiz aleyhine bir takım lâflar etmiş ve Başbakanı Merkel'i aratmayacak sözler sarf etmiş idi.  
 Bütün bu yamuk beyanatların ve bunlar gibi nice yazılı-sözlü açıklamalar ve davranışların temelinde,  Alman asıllı Prof. Naumark tarafından gayet güzel bir şekilde dile getirilmiş şu hususlar bulunmaktadır:
 “Çok samimî olarak îtiraf edeyim ki, Avrupalılar Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir. Asırlardır kilisenin Türk ve İslâm düşmanlığı, Hıristiyanların hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince: 1- Müslüman olduğunuz için sevmezler. Ama faraza lâiklik şöyle dursun, Hıristiyan olsanız da size düşman olarak bakmaya devam ederler. (…) 3- Avrupa'nın pazarı idiniz. Şimdi Avrupa'yı Pazar yapmaya başladınız. 4- En az 400 yıl Avrupa'da sırtımızda ve ensemizde at koşturdunuz. 5-Selçuklular Anadolu'yu, Osmanlılar da Orta Avrupa ve Balkanları haçlı ordusuna mezar ettiler. (…) 7- Selçuklu ve bilhassa Osmanlı, İslâmiyet uğruna her şeyini fedâ etmeseydi, İslâmiyet bugün belki sâdece Hicaz'da varlığını devam ettirirdi. Kaldı ki Vehhâbiliği kuranlar da, İngiliz Dominyon Bakanlığı'nın adamlarıdır. Batı, her yerde İslâmiyeti sapık inançlara kanalize etti. Ama Osmanlı, Asr-ı Saadet'i devam ettirdi. 8-Kilise size kin kusmaktadır ve sebepleri yukarıdadır. (…) 10-Sizler, gerçek hüviyetinize döndüğünüz an, Avrupa'nın refahı ve medeniyeti yıkılır. 11-Yine sizler, Avrupa'nın târihî düşmanısınız ve dâima düşman olarak kalacaksınız.”
 Millî şâirimiz M.Âkif'in, yukarıda giriş bölümünü verdiğimiz vaazının devamında, bunun yaklaşık bir asır öncesindeki teşhisini bulacaksınız:
 “Ey müminler, size ellerinden gelen fenalığı yapmaktan çekinmeyen, bu hususta hiçbir fırsatı kaçırmayan, dininize yabancı kimseleri kendinize mahrem-i esrar dost, arkadaş ittihaz etmeyiniz. Bunların suret-i haktan görünerek size güler yüz göstermelerine, hayrınızı ister gibi tavırlar takınmalarına asla kapılmayınız. Onların gece gündüz isteyip durdukları sizin felâketinizden, izmihlâlinizden, esaretinizden başka bir şey değildir. Baksanıza, size karşı kalplerinde besledikleri düşmanlık o kadar dehşetli ki, bir türlü zapt edemiyorlar da ağızlarından kaçırıyorlar. Hâlbuki yüreklerinde kök salmış olan husumet, ağızlarından taşan ile kabil-i kıyas değildir, ondan çok fazladır, çok şiddetlidir. Bu âyet-i celile, Sûre-i Âl-i İmrân 118'dedir.” (Bkz: Mehmet Âkif ve Safahat-Tercüman Gazetesi Yy. İstanbul 1986, s. 136-138'den)   
 Saygıdeğer Okuyucularımız!..
 İçişleri Bakanımızın tabiri ile ilk ve eski “AB Bakanı Egemen Bağış”; batılı ülkeler karşısında, onlara şirin görünmek adına, öyle “takla” atacak olsa bile onlar, bizleri “sevmedi” ve “sevmeyecek”ler…
 Öyleyse bunu bilerek ve asla hâtırımızdan çıkarmayarak yapmamız gereken şey; bir millî ülkü ve ideâl olarak “Türk-İslâm Birliği”ni sağlamak, 1997'nin “D-8”lerini “D–60/160”lara çıkarmaktır
 Bunun için de; İran'ın tâ Şâh İsmail zamanından başlattığı ve 1990'larda giderek hız verdiği “dîni inanç seferberliği”ni (Fazla bilgi için bkz: Millî Misyonu Oluştururken-Dr. Yaşar Kalafat; Erciyes Dergisi, S. 415, s. 7-8) etkisizleştirmek için çâre, “Ehl-i sünnet inancı”nı benzeri bir şekilde “Anadolu merkezli” olarak yaygınlaştırmak ve gönüllü kişi ve kuruluş (STK)ların sayısını hızla arttırmaktır…
 Yoksa İran'ın; Irak, Suriye, Lübnan, Azerbaycan, Afganistan, Bangladeş, Pakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Moğolistan gibi ülkelere yayarak, hatta Türkiye'mizin çeşitli bölgelerine sızarak gerçekleştirdiği “Şiâ tahribatı” karşısında “Âh-vâh!..” eylemek; “Ergenekon”, “Balyoz”, “Eldiven”, “Ay Işığı” ve “28 Şubat” gibi içe dönük darbeler ile vakit, nakit ve enerji harcamak değildir…
 Diyoruz ve Prof. Naumark'ın teşhisine, Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.)'in yukarıya aldığımız buyrukları doğrultusunda rahmetli Erbakan Hoca'nın “reçetesi” ile cevâb veriyoruz:
  - * - * - * - * - *
“Sevmez” bizi Avrupa, “Müslüman”ı hiç sevmez;
“Pazardık” “Pazar” oldu, bunu canı hiç sevmez;
Şimdi  ne “yaşayan”ı, ne “ata”nı hiç sevmez…
  “Avrupa” sevmez bizi, sevmedi-sevmeyecek;
“Böldü-parçalar” yuttu, bundan hiç dönmeyecek!..

 “Sevmez” bizi Avrupa, “Haçlıya mezar” kazdık;
 Bir-iki, üç-beş değil, “4 asır destan” yazdık;
 “Selçuklu-Osmanlı”yla, duvarca-durayazdık…
  “Avrupa” sevmez bizi, sevmedi-sevmeyecek;
  “Kore”de şehîd verdik, öğmedi-öğmeyecek!..

 “Ahmedî-Vehlâbî”lik, hep “İngiliz oyunu”;
 “İbni Sebe” gününden, “Siyon” ister hep bunu;
 “Abduh-İbni Teymiyye”, “son asır versiyonu”…
  “Avrupa” sevmez bizi, sevmedi-sevmeyecek;
  “Kopengag” duvar ördü, “vize”miz vermeyecek!..

 “Güvenlik Konseyi” ne?: “Kâfirlerin kalkanı”;
 “5 daimî” borusu, sardı bütün cihânı;
 “1,5 milyar” nerde, yok mu bir borazanı?..
  “Avrupa” sevmez bizi, sevmedi-sevmeyecek;
  “Erbakan”ca konuşan, gelmedi-gelmeyecek!..

 “Sevmez” bizi Avrupa, “Müslüman”a uzaktır;
 “Irak” gitti-gidiyor, “Suriye” bir tuzaktır;
 Hani “Kırım”da birdik, ilk verilen “Azak”tır…
  “Avrupa” sevmez bizi, sevmedi-sevmeyecek;
  Onlar “domuz” besliyor, yemedik-yenmeyecek!..

 KAYIKÇ'Ali “özet” bu, “sevgi” gönül işidir;
 “Hümanist” geçinirler, “emperiyal” dişidir; 
 “Madde” olmuş tapınak, Batı can çekişidir…
  “Avrupa” sevmez bizi, sevmedi-sevmeyecek;
  “Gelin can bir olalım”, denmedi-denmeyecek!..
  * - * - * - * - * -
 “Hak-hukuk yenende”, ille “Müslüman!”;
 “Kanı dökülende”, ille “Müslüman!;
 “Irak'ta-Yemen'de”, ille Müslüman!..”
  Bunlara aldanır, medenî sanan;
   Ey “AB hayranı”, uyuma “uyan!..”

 “Alaman”ı böyle, “Fransız” aynı;
 “İtikat”ta kardeş, hısımdır-kaynı;
 “Mide”si “sömürü”, “Vatikan” beyni;
  “Încîl”i okuyup, çok olur kanan;
  Ey “AB hayranı”, uyuma “uyan!..”

 “İtalya-İspanya”, isimde ayrı;
 Bunların “İslâm”a, dokunmaz hayrı;
 “İlâç” “öz”ündedir, düşersen sayrı;
  Önemlidir daim, reçete yazan;
  Ey “AB hayranı”, uyuma “uyan!..”

 “İsviçre” hep sözde, “tarafsız ülke”;
 “Matta” yahut “Markos”, “Yohanna” ilke;
 “Lukas”ı beyninden, tümüyle silke;
  Yoksa yanılırsın, olursun yanan;
  Ey “AB hayranı”, uyuma “uyan!..”

 KAYIKÇ'Ali der ki, tam “yarım asır”;
 “Hedef”e kitlendik, olduk “bir esir”;
 “Gümrük Birliği”nden, “bütçeme tesir”;
  Biz “düdük” çalarız, onlar “borazan”;
  Ey “AB hayranı”, uyuma “uyan!..”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim