VALİ DEĞİŞMELİ

                                   VALİ DEĞİŞMELİ              

Konuya girmeden önce  siz değerli okurlarımı bazı  gelişmelerden haberdar etmek istiyorum, zira bu gelişmeleri bizden başka kimse yazamayacağına göre sizlerin de öğrenme imkanı olmadığından  olayların perde arkasını sizlerle paylaşma gereği duyduk.

Malumunuz bundan yaklaşık bir yıl önce bir gazete el değiştirmişti, gazeteyi satın alan arkadaşa bu köşeden gazeteyle ilgili bazı detaylar vermiştim, gazetenin matbaasının gazeteyi satanlara ait olmadığını, gazeteyi satın alırken bu ayrıntıyı dikkate alması gerektiğini yazmıştım.

Gazeteyi satın alan arkadaş o ayrıntıya kulak vermiş olmalı ki matbaayı almaksızın sadece gazetenin isim hakkını satın almıştı, ancak yazımda gazetenin yüklü tazminat borçları olduğunu, Basın Kanununun 13. Maddesi gereğince gazeteyi satın alan kişinin o tazminatları ödemek zorunda olduğunu yazmış olmama rağmen, arkadaşımız gazeteyi satın aldığı kişiyle arasında noter sözleşmesi yaparak gazeteyi satın almıştı.

Oysa ki hiç bir yönetmelik, noter sözleşmesi kanunun önüne geçemez. Basın kanunu açık ve net bir biçimde gazetelerin tazminat borçlarının satın alan kişiler tarafından ödenmek zorunda olduklarını hüküm altına almıştır.İşin garip tarafı bu kanunu açıkça bilmek zorunda olan bazı kamu görevlileri de bizim o gazeteden olan alacağımızla ilgili icranın yazısına red cevabını verecek kadar taraflı davranmışlar ancak yasa açıkça önlerine konulunca bu kez yapacak bir şeyleri kalmamıştı.

Gazetenin durumunu bilmeden satın alan O arkadaş, gazeteyi satın aldıktan sonra durumun vehametini görünce gazeteyi satmak için çare aramaya başladı ve gazeteyi bir Belediye Başkanı ile iki siyasetçinin verdiği paraya biraz da gazetenin Genel Yayın Yönetmeni para ekleyerek satın aldılar.

 Oysa gazetenin Genel Yayın Yönetmeni yılların gazetecisiydi, o gazeteyi satın aldığında gazetede kendisinin ısrarla yazı yazdırdığı ve insanlara hakaret eden yazılar yazmada mahir zatın aldığı ve alacağı tazminatları ödemekle mükellef olduğunu bilmesine rağmen, bu ayrıntıyı dikkate almaksızın gazeteyi satın aldılar.

Gazeteyi satın alırken siyasetçiler gazetenin Genel Yayın Yönetmenine sadece bir kez para ödeyeceklerini  daha sonraki süreçte asla para ödemeyeceklerini söyleyip gazeteyi öyle satın aldılar. Seçim döneminde gazete üç beş kuruş kazandı ancak daha sonraki dönemde geliri giderini karşılamayınca zarar etmeye başladı, gazetenin şu an itibarı ile sadece baskıyı yapan Baskı tesislerinin sahibine üç aylık baskı borcu var, bu rakam da ortalama yüzelli bin Lira civarında.

Hal böyle olunca gazetenin Genel Yayın Yönetmeni bu işin altından çıkamayacağını anladı ve soluğu iş adamlarının kapısında aldı, iş adamlarına gazeteyi satın almaları yönünde talepte bulunsa da iş adamları yanaşmadı, bakalım önümüzdeki günlerde  gazeteyi satın alacak birisi bulunacak mı?

Bu arada bir başka gazete sahibi de baskısını yaptırdığı Baskı tesislerine ödemede zorluk çekmeye başlayınca personeli çıkarmak zorunda kaldı, gazetenin personelinin büyük bir kısmı dağıldı bakalım sektör bu sıkıntıları nasıl aşacak.             

Gelelim konumuza; önümüzdeki günlerde Valiler Kararnamesi yayınlanacak. Normalde bu kararnamenin, Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı makamına oturmasından sonra yayınlanacağını düşünmekte idim. Ancak gazete haberlerine bakıldığında kararnamenin önümüzdeki günlerde yayınlanacağı ifade edilmekte.

Abdullah Gül giderayak Hükümetin getireceği kararnamelere imza atma konusunda çekimser davranmaz ancak teamüller yeni Cumhurbaşkanının bu atamalara imza atması yönünde olduğundan beklentiler de bu yönde idi.

Yapılacak atamalarda bizi ilgilendiren konu ilimizde Valilik Makamında oturmakta olan Hüseyin Aksoy'un değişip değişmeyeceğidir, bu konudaki düşüncemi köşe yazısının başında belirttim ancak gerekçelerini de sizlere sunmak istiyorum.

Vali Bey yaklaşık dört yıldır ilimizde Mülki amir olarak görev yapmaktadır, bu süre içerisinde yaptığı icraatlar nelerdir diye sorsanız vereceğim en güzel cevap Suat Kılıç'ın isteklerini yapmanın dışında bir şey yaptı diyemem.

Diyeceksiniz ki 'Suat Kılıç bu şehrin siyasetçisi' elbette siyasetçisi ancak onun dışında da birçok siyasetçi var bu şehirde, işin garip tarafı Suat Kılıç Bakanlık görevinden ayrıldıktan sonra da Vali Bey onun bir dediğini iki etmediğini çok iyi biliyorum. Hatta diğer Milletvekilleri bu durumdan rahatsız olup konuyu yukarıya taşıdıklarını, yukarısının da Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra alınacak dediğini çok iyi biliyorum.

Valilik makamı her ne kadar Devleti temsil makamı ise de siyasi bir makam olduğunu, Valilerin siyasetçilerle iyi geçinmek zorunda olduklarını da biliyorum. Ancak bir ilin Valisi sadece tek bir siyasetçinin dediklerini yapıp diğerlerini ıskalarsa yanlış olur, bazı Milletvekillerinin bu konuda çok rahatsız olduklarını hatta olayı sürekli seslendirdiklerini ama çözüm bulamadıklarını da biliyorum.

 Keşke Vali Bey herkese eşit davranıp, herkesin talebini eşit bir biçimde karşılama yolunu seçmiş olsaydı. Vali Bey gideceği davetlerde dahi anılan siyasetçinin gönlüne göre hareket ettiğini bu şehirde birçok insan biliyor.

Umarım önümüzdeki Valiler Kararnamesinde gider de bu şehir yeni bir Vali ile yoluna devam eder aksi halde eski tas eski Hamam misali şehrin önü tıkanacaktır. Sorarım sizlere Vali Bey'in şehrimizde görev yaptığı dört yıllık süreçte yaptığı tek bir icraatını gösterebilecek bir babayiğit var mı? Varsa çıksın hodri meydan. Kalın sağlıcakla

 

                 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Adnan Bahadır Arşivi
SON YAZILAR