Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adnan Bahadır
AYDIN SARIYILDIZ OLAYININ PERDE ARKASI
30 Kasım 2010 Salı

                                          

            İnsanları tanımak için onlarla ya alış veriş yapmalısınız veya uzun bir süre arkadaşlık yapmalısınız. Aksi halde tanıma fırsatınız olmaz. Dostlarınızı tanımanız için sıkıntıya düşmeniz yeterlidir, zira sıkıntılı zamanınızda sizi arayıp, soran, en azından dert ortağınız olup, sizi sakinleştirmeye çalışması da dost kalmak için yeter de artar bile. Bu konuda en büyük sınavları vermiş birisiyim, ikbali de gördüm, idbarı da gördüm. İkbalde yanımda olanların sıkıntılı günümde yanımda olmayacaklarını çok iyi bilmeme rağmen onları yanımdan uzak tutmadım. Bediüzzaman Saidi Nursi Hazretleri mahkemelerde yargılanırken hakimlerden birisi ona demiş ki yanında bulunan falanca kişi muhbirimiz idi, onun muhbir olduğunu biliyor muydun, yoksa bilmeden mi yanında saklıyordun. Bediüzzaman Hazretleri biliyordum, ancak yanımda kaldığı süre içerisinde belki hidayete erer düşüncesi ile yanımdan uzaklaştırmadım demiş. Bir insanın çekinecek bir şeyi yoksa yanında kim olursa olsun rahat hareket eder.

            Aydın Sarıyıldız"ı 2005 yılında o günkü Kavak Kaymakamı olan arkadaş vasıtası ile tanıdım. Aydın Sarıyıldız, Kavak Kaymakamı ve o Günkü Bölge Çalışma Müdürü olan Hasan Ayan nerede ise her gün ziyaretime gelirlerdi. Yaklaşık iki yıl bu ilişki böyle devam ettikten sonra 2007 yılının başına geldiğimizde bu arkadaşlar beni daha aramaz oldular, merak edip sorduğumda eveleyip, gevelemenin dışında bir şey söylemeden işi geçiştiriyorlardı, daha sonra şu bizim meşhur A Takımı operasyonu olunca olayın gerçek boyutunu öğrenme fırsatım oldu. Meğer bizim Hasan Ayan o zamanlar MİT bölge başkanı olan arkadaşla hısım olmuş, ondan bazı konuları öğrenmiş ve bizimle ilgili bir operasyon yapılacağını biliyormuş, diğer arkadaşlarına da böyle bir operasyonun yapılacağını ve benden uzak durmaları gerektiğini söylemiş. Bizim Kaymakamla Aydın Bey"de bu nedenle benden uzaklaşmışlar. Nihayet meşhur A Takımı operasyonu yapıldı ve biz hapse girdik. O güne kadar ailece görüştüğümüz bu arkadaşların hiç birisi ne aradı, ne sordu, yetmedi ben içeride iken oğlum Kavak Kaymakamını arıyor, telefona bakmıyor, o da yetmedi  her ikimizin de çok samimi olduğumuz ortak bir dostum aramış, korkudan onun telefonuna da bakmamış. Ne zaman ki hapisten çıktım ertesi gün telefon etti,  telefona oğlum çıktı ve telefonu suratına kapattı. Böylece Kavak Kaymakamı ile olan ilişkimiz bitti, diğer arkadaşlardan Aydın Sarıyıldız"da,  Hasan Ayan"da arayıp sormayınca onlarla da görüşmeyi kestik. Bu arkadaşlarımızda azıcık insanlık olmuş olsa idi, bana yapılan operasyonun siyasi bir operasyon olduğunu bilmiş olmalarına rağmen bana bildirirlerdi. Halbuki azıcık kulağıma çıtlatmış olsalardı çektiğimiz sıkıntıların hiç birisini çekmezdik. Her ne ise asıl konumuz da bu değil zaten

            Aydın Sarıyıldız ile eski Kavak Kaymakamı hızlı yaşamayı sevdiklerinden sık, sık Ankara"ya gidip, bazı temaslarda bulunuyorlardı!.. Hatta bana da bu temaslara katılmam konusunda ısrarcı davranmış olmalarına rağmen o taraklarda bezim olmadığından  kabul  etmedim. Nihayet bu arkadaşlar bu uğurda hayli para harcamış olacaklar ki Aydın Sarıyıldız"ın eşi kocasından şüphelenip, biriktirdikleri paranın akıbetini soruyor. Aydın Sarıyıdız önce arsa alındığını söyleyip, onu ikna etmek istediyse de kadıncağız inanmadı ve arsanın tapusunu görmek istedi, bunun üzerine Aydın Bey"in foyası ortaya çıktı. Kadıcağız çaresiz kalınca bu kez birlikte çalıştıkları kurumdaki çete liderine gidip, ondan yardın istedi. Aydın Bey"in adına kayıtlı olan dairenin kendi üzerine yapılmasını talep etti. Çete lideri bir akşam evlerine ziyarete gidip, Aydın Sarıyıldız"ı fena benzetmeye karar verir. Aydın Bey akşam evde çete liderini görünce durumu anlar ve dayak yememek için çete liderinin kucağına çocuğunu oturtur. Bunun üzerine çete lideri Aydın Bey"e oturdukları evin tapusunu derhal eşinin üzerine yapmasını söyler ve Aydın Bey"de olur der. Ertesi sabah evin tapusu Aydın Bey"in eşinin adına yapılır.

            Bu olayı 30.09.2009 tarihinde ilgili makama bizzat şikayet ettim, aradan geçen bir yıllık süreden sonra olayı büyük ölçüde doğrulayan belge elime ulaştı. Bu olayın adli boyutu, bir de idari boyutu var, idari boyutuyla ilgili işlemleri Valilik ve İçişleri Bakanlığı yürüttü. Aldığım bilgilere göre bizzat Vali Bey çağırıp, derhal işten ayrılmasını istemiş, o da geçtiğimiz Cuma günü saat 15.00 de hiçbir mesai arkadaşı ile görüşmeden odasını boşaltmış, ardından da geçtiğimiz Pazartesi günü ilişiğini kesmiş. İşte size Sarıyıldız"ın hazin hikayesi. Bir insan her şeyi yaşayabilir, ama onurunu hiçbir zaman kaybetmemelidir. Bir kurumun ikinci veya üçüncü adamı olup, yıllarca o kurumda çalıştıktan sonra hiç kimse ile görüşmeksizin ayrılmak zorunda kalmışsa durumun vehametini siz anlayın. Sanırım matlup hasıl oldu, arife tarif gerekmez. Kalın sağlıcakla                   

 

YAZARIN TÜM YAZILARI