• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Samsun 3 °C
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 8 °C
  • CHİBUİKE TRANSFERİNDE SORUN ÇIKTI
  • BAŞKAN BİR KERE YANIMA GELMEDİ
  • İYİ OYNAYARAK KAYBETTİK
  • CHİBUİKE TRANSFERİNDE SORUN ÇIKTI
  • BAŞKAN BİR KERE YANIMA GELMEDİ
  • İYİ OYNAYARAK KAYBETTİK

“ATAÇ”I SEVEMEM...

Ali Kayıkçı

“ATAÇ”I SEVEMEM...    
*“Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı, okuma-yazmanın yaygınlaşmasını sağlama değildir. Devrimin temel gayelerinden biri, yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap-İslâm dünyası ile bağlarını koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı.
Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik.  Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı.”    (İsmet İnönü-Hatıralar, C. 2, s. 223)
*“Ataç’a göre; halkımızca benimsenmiş olsa bile kökü bilinmeyen (yani Türkçe olmayıp Arap, Fars dillerinden gelmiş bulunan) bütün ‘sözcükleri’ Türkçeden atmaya çalışmak gerekir. Çünkü kök önemlidir. Sözgelişi Fransa’da okuryazarlar, Latince ve Yunancadan gelmiş olan Fransızca sözlerin kök-anlamlarını bilirler. Çünkü o dilleri liselerde öğrenirler. Bizim okullarımızda artık Arapça ve Farsça okutulmadığı için o dillerden gelmiş olanları atarak yalnız kökü Türkçe olan kelimelerle yazmalıyız. Liselerimize Yunanca ve Latince dersleri koyarsak, o zaman biz de Batılılar gibi Yunan ve Latin köklerinden sözcükler alıp kullanabiliriz.
(Ataç’ın ve onu izleyenlerin Batıdan çığ gibi gelen kelimelere ses çıkarmayıp hattâ onların tanınabilmesi için liselerimize Yunan ve Latin dilleri konmasını teklif edip… Bilhassa tarihimize, kültürümüze karışmış ve halkımızca, bilinen Arap-Fars kaynaklı kelimelere savaş açmaları, halkımız ile dikkate değer bir yabancılaşmayı ifade ediyor.)” (Ahmet Kabaklı-Türk Edebiyatı; İst. 1978, c. 3, s. 433) 

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere; zaman zaman “millî kültür” ve “dil”le ilgili köşe yazılarımızda tenkîd” konusu yaptığımız şahıslarlar biri de “ateist-tanrıtanımaz” olduğunu Ulus Gazetesi muhabirine bir röportaj sırasında iftiharla söyleyen,  eserlerine  “Ataç” diye imza atan “Nurullah Ataç”tır. Malûmları olduğu üzere bu şahıs, 1898-1957 yılları arasında yaşamış; öğretmen-idareci, mütercim (çevirmen) ve tenkitçi-yazardır. Rahmetli “Ahmet Kabaklı”nın deyimiyle, “Kendi fikrinde olmayanlara ve hele beylik hâle getirilmiş ‘devrimci taassub’un dışında kalanlara pek katlanmaz. Hele titiz olduğu konularda hoşgörüyü büsbütün rafa kaldırır. O kadar ki bir vakitler ‘Türklüğün en büyük şairi’ diye göklere çıkardığı, Yahya Kemal’in zamanında yaşamaktan onu görüp tanımış olmaktan gurur duyduğunu hayranlıkla yazan Ataç, sonraları (sırf Türk’ün millî ve geçmiş değerlerini şiirleştirdiği için) ona garip hücumlarda bulunmuştur.  (…) 1940’tan sonra ‘özleştirme’ denilen, tasfiyeci ve uydurmacı dil hareketinin önüne geçinde, kendisinden, daha fazla söz edilmiştir. (…) Gökalp; ‘Yapma dile sapmayız/Uydurma söz yapmayız’ diyordu. Ataç, tersine; ‘Evet uyduracağız’ diyor. ‘Bizim yaptığımız, uydurduğumuz kelimeler de yavaş yavaş halka işleyecek. Eski Arapça, Farsça kelimelerin işlediği gibi. Onların yerini tutacak.’ demekte, her yazarın ve bilginin gücü yettiği ölçüde dili arıtma işine katılmasını istemekte, ama herkesin türlü uydurmalar ve zevksizliklerle karışacağı bir dilin ne hâle geleceğini düşünmemekte” diye nitelediği bu mânevî kültür değerlerimiz düşmanı şahıs için biz de aşağıdaki mısraları kaleme aldık.Bu his ve düşünceler ile meydana çıkmış olan bu şiiri birlikte okuyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

    = = = * = = =
“Ataç”ı sevemem, “dil”ime düşman;
“İnönü” yolunda, “din”ime düşman; 
“Dergâh” adam saymış, sayfasın vermiş;
“Gel” diyenler sonra, olmuş bin pişman…

“Ataç”ı sevemem, bir “Arı dilci”;
“Millî” neyim varsa, hepsine “kinci”;
Kâh “Yunan-Fransız” döktürür “inci (!)”;
“Arabî-Farisî”, eline düşmen!..

 “Ataç”ı sevemem,  “ateist” teki; 
“Latin-Rus” hayranı, daim öteki; 
“Yahya Kemal” hasmı, “Türk”ten müşteki; 
“Osmanlı” düşmanı, boşa didişmen!..

“Ataç”ı sevemem,  “Gökalp”la da ters; 
“Uydur-uydur söyle, Batı” hep adres; 
Okulda “Latince”, istiyor teres; 
Hayrından çok “şerri”, şişman mı şişman…

O “Allah” düşmanı, putçudan putçu;         
“Karl Marx” hayranı, “Kant”ça “Tagut”çu; 
“Âyet”e “hadîs”e, daim tabutçu; 
KAYIKÇI’m şeytana, sakın bulaşman!..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim