• BIST 89.629
  • Altın 146,317
  • Dolar 3,6219
  • Euro 3,9415
  • Samsun 8 °C
  • Ankara 8 °C
  • İstanbul 10 °C
  • TÜRFAD dan Hamdi Tezol'a Moral Ziyareti
  • OSMAN ÖZKÖYLÜ’DEN KRİTİK TOPLANT
  • ÇARŞAMBASPOR 3'TE 3 YAPTI !
  • TÜRFAD dan Hamdi Tezol'a Moral Ziyareti
  • OSMAN ÖZKÖYLÜ’DEN KRİTİK TOPLANT
  • ÇARŞAMBASPOR 3'TE 3 YAPTI !

AT İZİ, İT İZİNE KARIŞMIŞ BİR ŞEHİR...

Adnan Bahadır

Hakkın değil de gücün egemen olduğu toplumlarda adaletten bahsetmek mümkün değildir. Haklının ezildiği, güçlünün haksız da olsa haklı gösterilmeye çalışılması geçmiş toplumlarda yaşandığı gibi bugün de benzer örneklerini görme imkânına sahibiz. AK Parti iktidar olunca toplum olarak bu tür yanlışlıkların artık olmayacağını düşündük, belli konulara neşter vurdu ama bazı konularda henüz başarılı olabildi diyemeyiz. Herşeyin düzelebilmesi için önce toplumun kendisini düzeltmesi lazım, insanlar ahlâklı olmaz iseler kanunlarla, cezaevleriyle veya zorlama yöntemlerle ne kadar düzeltmeye çalışırsanız çalışın belli bir noktaya kadar başarılı olabilirsiniz. Bu nedenledir ki toplumun düzelmesini istiyorsak önce kendimizi düzeltmek zorundayız.
Bir toplum düşününüz ki şehrin önde gelen bürokratları alavere dalavere peşinde koşup bazı iş adamlarının para kazanmaları için ötede beride kulis yaparlar, gece kafelerde eski siyasetçilerle buluşup, Atakum bölgesinde bulunan bol imarlı arsaların imarlı hale getirilebilmesi için eski üç kağıtçı siyasetçilerle birlikte kulis yaparlar. Bu yanlışları yaparken de kimsenin görmediğini zannederler. Oysa ki onların neler konuştuğundan tutun da ne içtiklerine varıncaya dek, ne yaptıklarını adım adım takip eden insanlar var. Ayrıca önünü açmaya çalıştıkları iş adamının daha önce yaptığı yanlışlar nedeniyle, açılan davalardan aldığı cezaları bilmeyen yokken, şehri yöneten insanların bu kadar cesaretli davranmaları gerçekten akla ziyan bir durum.
Bir başka konuya gelince; daha önceleri PKK' lı olduğunu iddia ettikleri kişilerle şimdilerde oturup beraber poz vermeleri, onlarla birliktelik mesajları vermeleri insanların ne kadar haysiyetsiz olduklarının delili değil de nedir? Daha düne kadar bu insanlarla ilgili olmadık şeyler konuşanlar, olmadık iddialarda bulunanlar hatta onların bulunduğu meclislerde olmanın aşağılık olduğunu iddia edenler, şimdilerde onlarla birlikte hareket edecek kadar basitleşmiş iseler buna ne demek lâzım. İnsanoğlu ne kadar aciz, ne kadar zalim, ne kadar alçak diye sorsalar, bu tür insanları örnek vermek yeter de artar bile! Allah Kur'an da 'İyiler iyilerle, kötüler kötülerle' buyurmakta ya! İşte bu da böyle bir şey. Hani derler ya, 'necaset necaseti kenefte bulur' diye... İşte bu tür insanlar da kendileri gibi necasetlerle birlikte olmaktan mutlu olduklarından, düzgün insanlarla beraber olamazlar.
Bir de kendisini 'Ulema-i meteehhirinden' zannedip zırvalayan bazı zevat var! Bunlar iki kitap, üç dergi, bir kaç da edebiyat eseri okumakla kendilerini çok büyük İslam Alimi zannederek saçma sapan şeyler yazıp insanların zihinlerini bulandırıyorlar. Tarikat, insanı manevi anlamda Allah'a yakınlaştıran bir yoldur. Elbette bazı tarikat ehilleri yanlış yapmaktalar, hadlerini aşan bazı cahil insanlar, olur olmaz söylemlerle İslamın kabul etmediği sözleri sarf edebilirler ancak bu Şah-ı Nakşibendi, Abdülkadir-i Geylani, İmam-ı Rabbani gibi büyük insanların hayatlarını adayıp, Allah'a vasıl olma noktasında verdikleri mücadeleyi görmezden gelecek kadar ileri giden haddini bilmezlere hadlerini bildirmek lâzım. Biz her fırsatta aklımızı kiraya vermeyeceğiz diyoruz, ancak niyetleri sadece ve sadece Allah'ın rızasını kazanmak olan tasavvuf erbabına da en ufak bir saygısızlık etmeyiz.
Ezcümle toplum olarak öyle bir noktaya gelmişiz ki, 'At izi, İt izine karışmış durumda' kimse işini adam gibi yapmadığından olaylar şirazesinden çıkıyor, riyakâr ve münafık kılıklı insanlar bulundukları ortama göre vaziyet aldıklarından, onları kimsenin fark etmediğini düşünecek kadar basitleşiyorlar. Rahmetli bir arkadaşım derdi ki, bu tür insanlar o kadar şahsiyetsiz ve menfaatperest insanlardır ki onları birisi d.zse içlerinde kalanı kâr sayarlar. Belki ifade biraz ağır ama inanın öyle insanlar var ki bu toplumda bir şişe rakıya, bir öğün yemeğe her şeylerini
feda edecek kadar, basitleşen insanlarla muhatap olmak zorunda kaldığımız bir toplumda olduğumuzu unutmayalım, diyerek sözlerime son veriyorum. Kalın sağlıcakla.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim