• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Samsun 4 °C
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 13 °C
  • KAVAK DERNEKLER FEDERASYONUNDAN SAMSUNSPOR'A TAM DESTEK
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • BİLET FİYATLARI BELLİ OLDU
  • KAVAK DERNEKLER FEDERASYONUNDAN SAMSUNSPOR'A TAM DESTEK
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • BİLET FİYATLARI BELLİ OLDU

ALLAH’IN EMRİNE UYULSUN!.. ADALET YERİN BULSUN/3

Ali Kayıkçı

“Darbeci ve Teröristler” için “Cezaevleri”miz “Hapishâne” 
değil âdeta bir “Besihâne” olmaktan çıkartılmalıdır!..  

 

* “Allah yolunda şehîd olanlara ölü demeyiniz. Bilâkis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.” (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i Îmrân Sûresi, âyet 169-170)                                          
*“Kim bir mü’mini meteammiden (kasten) öldürürse, artık onun cezası Cehennem’de ebedî kalmaktır; Allah ona gazab etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet, 93)                                                                                                                                          
*“…Allah’ın insanları birbiriyle önlemesi olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulup gitmişti.” (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 251’den)  
*“Sakın hâinlerin savunucusu olma!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 105’den)
*“Sakın yeryüzünde fesâd çıkarma. Doğrusu Allah, fesâd çıkaranları sevmez.” (Kur’ân-ı Kerîm; Kasas Sûresi, âyet 77’den)
*“…yeryüzünde fesâd çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da bulundukları yerden başka bir yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyâda onlar için bir zillettir. Âhirette ise onlar için büyük bir azab vardır.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Mâide Sûresi, âyet 33’den)
*Doğru yol gösterildikten sonra Peygamber aleyhisselâma uymayan ve îmânda ve amelde mü’minlerden ayrılan kimseyi küfr ve irtidâdda bırakır ve Cehennem’e atarız. O Cehennem, çok kötü bir yerdir.” (Kur’ân-ı Kerîm-Nisâ Sûresi, âyet 104)
*“İçinizden kim irtidâd eder de kâfir olarak ölürse, yaptığı (iyi) işler dünyâda da âhirette de boşa gitmiştir. Onlar o ateşin (Cehennem’in) arkadaşlarıdır. Onlar orada (bir daha çıkmamak üzere) ebedî (sonsuz) kalıcıdırlar.”  (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet 217)
*“Hubb’ül vatan minel îmân”/Vatan sevgisi îmândandır.”, “Allahü teâlâya îmândan sonra en faziletli ibâdet, vatan savunmasıdır.” “El vahdetü rahmetün ve’l-fırkatü azabün (Birlikte râhmet, ayrılıkta azâb vardır)”, “Allah yolunda cihâd eden kimselerin hâli, gündüzleri oruçlu olup, gecelerini ibâdetle geçiren, Allahü teâlânın âyetlerine itâat eden, namâz ve oruçtan dolayı hiçbir gevşeklik hissetmeyen kimsenin hâli gibidir ki, yine Allah yolunda cihâd eden üstündür.”, “Bütün ibâdetlere verilen sevâb, Allah yolunda gazâya verilen sevâba göre, deniz yanında bir damla su gibidir.”, “Bir gâziye veya mücâhide yardım edeni, Cenâb-ı Hakk mahşerde (gölge olmayan günde) gölgelendirir.”, “Ümmetim, kötü din adamlarından çok zarar görecektir.” “Mü’minler, birbirlerinin Allah yolunda dökülen kanlarının öcünü almakla mükelleftirler.”, “Bir kimsenin, bir mü’mini sebepsiz yere öldürdüğü kat’i delilerle sabit olunca, öldüren hakkında kısâs hükmü tatbik olunacaktır.” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*“Her günâh afv edilebilir. Her günâhın cezâsı, muhakkak dünyâda verilmeyebilir, âhirete de kalabilir. Ama zalimin cezâsı hem dünyâda, hem âhirette verilmedikçe ölmez.” (Hüseyin Hilmi Işık “r. aleyh”-Sohbetler)                              
*“Hakiki bir Müslüman, samimi bir mü’min; hiçbir zaman anarşiye ve bozgunculuğa taraftar olmaz.”, “Risale-i Nur şakirtlerinin, mümkün olduğu kadar siyasete ve idare işine ve hükümetin icraatına karışmaması bir düstur-u esasîleridir. Çünkü hâlisâne hizmet-i Kur’âniye, onlara her şeye bedel, kâfi geliyor.”  Said Nursî  (r. aleyh)
*“İrtidâd: Müslüman iken, İslâm dînini terk etmek, başka bir dîne geçmek, ateist   (dinsiz) ve mürted olmak” (Sözlük)
*“Devlete isyân etmemek, kanunlara karşı gelmemek vâcibdir.”  (Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; 123. Baskı, İst. 2012, s. 438)
*“Vâcib: Kur’ân-ı Kerîm’de  açık olmayarak bildirilmiş veya bir sahabenin açıkça bildirmesi ile anlaşılmış olan emirler. Kurban kesmek, fitre vermek, vitir namâzında kunut duâlarını okumak, (erkekler için) bayram namâzlarını kılmak… gibi.” (Dînî Terimler Sözlüğü; c. 2, s. 280)  
*“içişleri Bakanı Efkan Âlâ, İŞİD’in Kobani işgali bahane edilerek sergilenen şiddet olaylarının bilançosunu açıkladı: Gösterilerin yapıldığı il sayısı: 35; Ölen vatandaş: 32; Yaralı: 221; Şehîd polis:  2; Yaralı polis: 139; Olay sayısı: 262; Polis aracına saldırı: 549; Sivil araca saldırı: 628; Kaymakamlık binasına saldırı: 25; Emniyet binalarına saldırı: 67; Okula saldırı: 212; Siyasi parti binalarına saldırı:  29; Diğer tüm binalara saldırı: 780; Çatışmada ölü ele geçirilen terörist: 5; Çatışmada yaralı ele geçirilen terörist: 4; Gözaltına alınan: 1024; Tutuklu: 58…” (Gazeteler-11.10.2014)
*“15 Temmuz, Türk demokrasisi için kara bir lekedir. Darbe girişiminde bulunan Paralel Terör Çetesine karşı demokrasi nöbeti tutan asil Milletin bütün fertlerinin, bu Paralel terör Örgütü çetesine karşı dimdik ayakta duran bütün vatandaşlarımın alnından öpüyorum. Verilecek en güzel cevabı vermişlerdir…
Bu emir-komuta hiyerarşisiyle olan bir kalkışma değil, Paralel Terör yapılanmasının bir kalkışmasıdır. Bu vesileyle vatanını, milletini seven ve bu alçakça girişime asla prim vermeyen komutanlarımız tebrik ediyorum… Olayın olduğu ilk andan îtibâren meydanları dolduran sivil toplum kuruluşları ile vatandaşlarımıza ve siyasi parti taraftarlarına da teşekkür ediyorum. Tüm Emniyet Mensuplarımızı yürekten kutluyorum… O tankların üzerine çıkan o aziz vatandaşlarımızı, canını bu uğurda veren o aziz şehîdlerimizi bu Millet asla unutmayacaktır… Devletin silâhıyla, parasıyla, tankıyla, bombasıyla, uçağıyla, helikopteriyle bu ülkenin vatandaşlarının üzerine ateş açanlar; PKK teröründen daha da aşağılık bir terör örgütüdür… Asla ve asla bu Millet, bu hain çeteyi unutmayacaktır…” (Başbakan –Binali Yıldırım, 16 Temmuz 2016)
*“Türk Milletinin değerli evlâtları; bu hareket, Ankara’da ve İstanbul’da devletin zırhlı araçlarını ve silâhlarını gasp etmiş dar bir kadronun 70’li yıllardaki gibi davranarak Millete karşı bir kalkışmasıdır.”  (Cumhurbaşkanı-R. Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz 2016 Cuma)    
Saygıdeğer Okuyucularımız!..    
Geçmiş yıllarda yaşanan “terörist olaylar ve şehîd haberleri” üzerine, (Denge Gazetesi-21-26.10.2014, s. 8, 12) defaatle yazdığımız gibi bu defaki “Darbe Girişimi” sebebiyle bir kere daha yazıyor ve ilgililerin “sağır kulaklarına” bir defa daha haykırmak suretiyle diyoruz ki: “Ey îmân edenler! Kasten öldürülenler için size kısâs yapmak farz kılındı.(…)   Ey akıl sâhipleri! Bu kısâsta sizin için bir hayât vardır. Ümit edilir ki, siz (haksız yere adam öldürmekten) sakınırsınız.”  (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet 178-179’dan)  
“…(Kısas ve zinâ gibi şeylerden dolayı meşrû) bir hak olmadıkça, Allah’ın harâm  ettiği cânı katl etmeyin!..”  (Kur’ân-ı Kerîm-Enâm Sûresi, â: 151)        
Bu ve benzeri emirler; AB’nin, ABD’nin emri değil, Cenâb-ı Allah’ın emri… Peki, geçmiş yıllarda “Koalisyon ortağı üç kafadar”ın onayı üzerine TBMM;  AB’nin ve ABD’nin taleplerini yerine getirerek, bu ilâhî emre uymayı bir kenara itti ve ülkemiz,  (idamlar kaldırıldığı içindir ki) bu gün bu noktaya getirilmedi mi?. .. Diye milyonlarca insanla birlikte soruyor ve Peygamberimiz Efendimiz Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”in şu mübârek sözlerini de hâtırlatmak istiyoruz: “Ekber-i kebâir (büyük günâhlar): Bir şeyi Allahü teâlâya ortak etmek, adam katl etmek, (…)”,  “Müslüman demek, Müslümanlara eli ile, dili ile 

zarar vermeyen kimse demektir.”, “Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulüm etmez, onun yardımına koşar,  onu küçük ve kendinden aşağı görmez. Onun kanına, malına, ırzına,  nâmusuna zarar vermesi haramdır.”, “Îmânın temeli ve en kuvvetli alâmeti, Müslümanları sevmek, kâfirleri sevmemektir. Cenâb-ı Hak, Îsâ aleyhisselâma buyurdu ki, (Eğer yerlerde ve göklerde bulunan bütün mahlûkların ibâdetlerini yapsan, dostlarımı sevmedikçe ve düşmanlarıma düşmanlık etmedikçe, hiç fâidesi olmaz.”,  “Cemâat râhmettir. Ayrılık azâbdır...”, “Cemâate yapışınız. Çünkü Allahü teâlâ bu ümmeti dalâlet üzere bir araya getirmez…”, “Kim cemâatten bir karış ayrılırsa, İslâm ipini boynundan çıkartmıştır…”, “Şeytân, insanın kurdudur. Kenarda köşede kalmış, sürüden ayrılmış koyunu kurt yakaladığı gibi, şeytân da cemâatten ayrılanları yakalar. 
Sakın cemâatten ayrılmayınız!..”        
“Bizler kardeşiz; din kardeşi, ülkü kardeşi, vatan, târih kardeşi!..” dedikçe “Kürdara azadî!..”diye haykıran, Kürtlere hürriyetler dışında toprak ve çeşitli farklı haklar isteyen, Türk’ün malına, canına, ırzına ve huzuruna ve devletine kast eden bir takım gözü dönmüş, ne idüğü belirsiz kişi ve gruplar ile “FETÖ”cü caniler ve hainler için de bir defa daha “kısâs” diyoruz ve “idâm”ların tekrar getirilmesini istiyoruz!..  
Çünkü İki Cihan Serveri Peygamberimiz Efendimiz “Medine Sözleşmesi”nde bu konuda asırlar öncesinden hükmü vermişlerdir:
“M-14: Hiçbir mümin (…) mümine karşı kâfire yardım etmeyecektir.”                
“M-15: …Çünkü müminler, diğer insanlardan ayrı olarak birbirlerinin mevlâsı  (dostu, yardımcısı, kendisiyle antlaşma yaptığı kişi)dır.” 
“M-19: Müminler, birbirlerinin Allah yolunda dökülen kanlarının öcünü almakla mükelleftirler.”    
“M-22: Bir kimsenin, bir mümini sebepsiz yere öldürdüğü kat’i delillerle sabit olunca, öldüren hakkında kısas hükmü tatbik olunacaktır. Ölenin velisi buna rızâ göstermediği takdirde, bütün müminler ona karşı cephe alacaklardır...”
Diyoruz ve bu his ve düşünceler ile kaleme aldığımız dün’ü-bugüne bağlayan aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı baş başa bırakıyoruz:
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    = = = * = = =
“Terör-merör” dediler, “33 er” yediler;
“1500 kurşun” ile, “Biji Apo” nidâsı;
O gün “13 asker”e, “Rus bombası” verdiler;
Reşadiye baskını, “7 er”in sedâsı;
Hatay’da “4 polis”in, kanın yere serdiler…

“Terör-merör” dediler, Hakkâri mayınlandı; 
Taksim’de canlı bomba, “33 can”ım yandı;
Her biri ayrı tahrik, uyuyanlar uyandı;
“Açılım” çâre değil, “kısas” işin esası; 
“Çekiç Güç-Kuzey Irak”, besledi bu nadası…

“Terör-merör” dediler, çeyrek asır nakarat; 
ABD ve İsrail, kalanı bir küsurat; 
Bunlar çekse elini, biter işler o saât; 
“Açılım” çâre değil, “kısas” işin esası; 
“Dinde kardeşlik” varken, başka neyin ihyâsı?..

“Terör-merör” dediler, “Apo” bir piyon taşı;
“Türk”e düşman olanlar, döker timsah gözyaşı; 
“Ermeni iddiası” bir asırdır hep şaşı; 
“Açılım” çâre değil, “kısas” işin esası; 
“Hakk emri”nden kaçanlar, onlar baş’ın belâsı…

“Terör-merör” dediler, kâh “İmralı” kâh “Kandil”;
“Moskova beslemesi” sanırsın bir iskandil; 
“AB” hep ikiyüzlü, bazen sanki iskambil; 
“Açılım” çâre değil, “kısas” işin esası; 
“Câni” mutlak ölmeli, hukuk yazsın “kısas”ı!..

“Terör-merör” dediler, “3 trilyon” uçtu bak!..
“Sam Amca” cer’yan verir, asanlar mı avanak?!..
Nicesi bekletmiyor: “Manga hazır, süngü tak!..”
“Açılım” çâre değil, “kısas” işin esası; 
DEREBAHÇELİ der ki, basmaz AB kafası…

Sözün özü: Daha önce de söylediğimiz gibi, “Teröristler” için “Cezaevleri”miz “Hapishâne” değil âdeta  bir “Besihâne” olmaktan çıkartılmalı ve “Gasilhâne” hâline getirilmelidir!.. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim