• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Samsun 18 °C
  • Ankara 14 °C
  • İstanbul 19 °C
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI

ALLAH’IN EMRİNE UYULSUN!.. ADALET YERİN BULSUN/1

Ali Kayıkçı

“Darbeci ve Teröristler” için “Cezaevleri”miz “Hapishâne” 
      değil âdeta bir “Besihâne” olmaktan çıkartılmalıdır!..  


*“Allah yolunda şehîd olanlara ölü demeyiniz. Bilâkis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.” (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i Îmrân Sûresi, âyet 169-170)                                          *“Kim bir mü’mini meteammiden (kasten) öldürürse, artık onun cezası Cehennem’de ebedî kalmaktır; Allah ona gazab etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet, 93)                                                                                                                                          
*“…Allah’ın insanları birbiriyle önlemesi olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulup gitmişti.” (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 251’den)  
*“Sakın hâinlerin savunucusu olma!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 105’den)
*“Sakın yeryüzünde fesâd çıkarma. Doğrusu Allah, fesâd çıkaranları sevmez.” (Kur’ân-ı Kerîm; Kasas Sûresi, âyet 77’den)
*“…yeryüzünde fesâd çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da bulundukları yerden başka bir yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyâda onlar için bir zillettir. Âhirette ise onlar için büyük bir azab vardır.”  (Kur’ân-ı Kerîm; Mâide Sûresi, âyet 33’den)
*“Doğru yol gösterildikten sonra Peygamber aleyhisselâma uymayan ve îmânda ve amelde mü’minlerden ayrılan kimseyi küfr ve irtidâdda bırakır ve Cehennem’e atarız. O Cehennem, çok kötü bir yerdir.” (Kur’ân-ı Kerîm-Nisâ Sûresi, âyet 104)
*“İçinizden kim irtidâd eder de kâfir olarak ölürse, yaptığı (iyi) işler dünyâda da âhirette de boşa gitmiştir. Onlar o ateşin (Cehennem’in) arkadaşlarıdır. Onlar orada (bir daha çıkmamak üzere) ebedî (sonsuz) kalıcıdırlar.”  (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet 217)
*“Hubb’ül vatan minel îmân”/Vatan sevgisi îmândandır.”, “Allahü teâlâya îmândan sonra en faziletli ibâdet, vatan savunmasıdır.” “El vahdetü rahmetün ve’l-fırkatü azabün (Birlikte râhmet, ayrılıkta azâb vardır)”, “Allah yolunda cihâd eden kimselerin hâli, gündüzleri oruçlu olup, gecelerini ibâdetle geçiren, Allahü teâlânın âyetlerine itâat eden, namâz ve oruçtan dolayı hiçbir gevşeklik hissetmeyen kimsenin hâli gibidir ki, yine Allah yolunda cihâd eden üstündür.”, “Bütün ibâdetlere verilen sevâb, Allah yolunda gazâya verilen sevâba göre, deniz yanında bir damla su gibidir.”, “Bir gâziye veya mücâhide yardım edeni, Cenâb-ı Hakk mahşerde (gölge olmayan günde) gölgelendirir.”, “Ümmetim, kötü din adamlarından çok zarar görecektir.” “Mü’minler, birbirlerinin Allah yolunda dökülen kanlarının öcünü almakla mükelleftirler.”, “Bir kimsenin, bir mü’mini sebepsiz yere öldürdüğü kat’i delilerle sabit olunca, öldüren hakkında kısâs hükmü tatbik olunacaktır.” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*“Her günâh afv edilebilir. Her günâhın cezâsı, muhakkak dünyâda verilmeyebilir, âhirete de kalabilir. Ama zalimin cezâsı hem dünyâda, hem âhirette verilmedikçe ölmez.” (Hüseyin Hilmi Işık “r. aleyh”-Sohbetler)                              
*“Hakiki bir Müslüman, samimi bir mü’min; hiçbir zaman anarşiye ve bozgunculuğa taraftar olmaz.”, “Risale-i Nur şakirtlerinin, mümkün olduğu kadar siyasete ve idare işine ve hükümetin icraatına karışmaması bir düstur-u esasîleridir. Çünkü hâlisâne hizmet-i Kur’âniye, onlara her şeye bedel, kâfi geliyor.”  Said Nursî  (r. aleyh)
*“İrtidâd: Müslüman iken, İslâm dînini terk etmek, başka bir dîne geçmek, ateist   (dinsiz) ve mürted olmak” (Sözlük)
*“Devlete isyân etmemek, kanunlara karşı gelmemek vâcibdir.”  (Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; 123. Baskı, İst. 2012, s. 438)
*“Vâcib: Kur’ân-ı Kerîm’de  açık olmayarak bildirilmiş veya bir sahabenin açıkça bildirmesi ile anlaşılmış olan emirler. Kurban kesmek, fitre vermek, vitir namâzında kunut duâlarını okumak, (erkekler için) bayram namâzlarını kılmak… gibi.” (Dînî Terimler Sözlüğü; c. 2, s. 280)  
*“içişleri Bakanı Efkan Âlâ, İŞİD’in Kobani işgali bahane edilerek sergilenen şiddet olaylarının bilançosunu açıkladı: Gösterilerin yapıldığı il sayısı: 35; Ölen vatandaş: 32; Yaralı: 221; Şehîd polis:  2; Yaralı polis: 139; Olay sayısı: 262; Polis aracına saldırı: 549; Sivil araca saldırı: 628; Kaymakamlık binasına saldırı: 25; Emniyet binalarına saldırı: 67; Okula saldırı: 212; Siyasi parti binalarına saldırı:  29; Diğer tüm binalara saldırı: 780; Çatışmada ölü ele geçirilen terörist: 5; Çatışmada yaralı ele geçirilen terörist: 4; Gözaltına alınan: 1024; Tutuklu: 58…” (Gazeteler-11.10.2014)
*“15 Temmuz, Türk demokrasisi için kara bir lekedir. Darbe girişiminde bulunan Paralel Terör Çetesine karşı demokrasi nöbeti tutan asil Milletin bütün fertlerinin, bu Paralel terör Örgütü çetesine karşı dimdik ayakta duran bütün vatandaşlarımın alnından öpüyorum. Verilecek en güzel cevabı vermişlerdir…
Bu emir-komuta hiyerarşisiyle olan bir kalkışma değil, Paralel Terör yapılanmasının bir kalkışmasıdır. Bu vesileyle vatanını, milletini seven ve bu alçakça girişime asla prim vermeyen komutanlarımız tebrik ediyorum… Olayın olduğu ilk andan îtibâren meydanları dolduran sivil toplum kuruluşları ile vatandaşlarımıza ve siyasi parti taraftarlarına da teşekkür ediyorum. Tüm Emniyet Mensuplarımızı yürekten kutluyorum… O tankların üzerine çıkan o aziz vatandaşlarımızı, canını bu uğurda veren o aziz şehîdlerimizi bu Millet asla unutmayacaktır… Devletin silâhıyla, parasıyla, tankıyla, bombasıyla, uçağıyla, helikopteriyle bu ülkenin vatandaşlarının üzerine ateş açanlar; PKK teröründen daha da aşağılık bir terör örgütüdür… Asla ve asla bu Millet, bu hain çeteyi unutmayacaktır…” (Başbakan –Binali Yıldırım, 16 Temmuz 2016)
*“Türk Milletinin değerli evlâtları; bu hareket, Ankara’da ve İstanbul’da devletin zırhlı araçlarını ve silâhlarını gasp etmiş dar bir kadronun 70’li yıllardaki gibi davranarak Millete karşı bir kalkışmasıdır.”  (Cumhurbaşkanı-R. Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz 2016 Cuma)    
Saygıdeğer Okuyucularımız!..                 
Geçmiş yıllarda yaşanan “terörist olaylar ve şehîd haberleri” üzerine, (Denge Gazetesi-21-26.10.2014, s. 8, 12) defaatle yazdığımız ve “Hem Okudum Hem de Yazdım/2 (Terör Olayları ve Suriye Konulu Köşe Yazısı-Şiirler)”;  (Samsun, Şubat 2015, 304 sy.) adını taşıyan eserimizde de belirttiğimiz gibi bu defaki “Darbe Girişimi” sebebiyle bir kere daha yazıyor ve ilgililerin “sağır kulaklarına” bir defa daha haykırmak suretiyle diyoruz ki:
“Ey îmân edenler! Kasten öldürülenler için size kısâs yapmak farz kılındı.(…)   Ey akıl sâhipleri! Bu kısâsta sizin için bir hayât vardır. Ümit edilir ki, siz (haksız yere adam öldürmekten) sakınırsınız.”  (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet 178-179’dan)  
“…(Kısâs ve zinâ gibi şeylerden dolayı meşru) bir hak olmadıkça, Allah’ın harâm  ettiği canı katletmeyin!..”     (Kur’ân-ı Kerîm-Enâm Sûresi, â: 151)    
Bu ve benzeri emirler; AB’nin, ABD’nin emri değil, Cenâb-ı Allah’ın emri… Peki, geçmiş yıllarda “Koalisyon ortağı üç kafadar”ın onayı üzerine TBMM;  AB’nin ve ABD’nin taleplerini yerine getirerek, bu ilâhî emre uymayı bir kenara itti ve ülkemiz,  (idamlar kaldırıldığı içindir ki) bu gün bu noktaya getirildi. 
Bilindiği üzere; “yarım asırlık kör sevdâmız olan AB üyeliği” için onca “ev ödevi” yaptık, onca “fasıl” açılmasını sağladık, gelen onca “müfettiş”e şirin gözüktük… hatta dahasıyla da 70 yıldan beridir uygulanmakta olan 2 Sayılı “Hıyanet-i Vataniye Kanunu” gibi bir ‘yasa’yı; 12 Nisan 1991’de, 3713 Sayılı Kanun’un 23. Maddesi ile, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün döneminde târihe gömdük ve dahi arkasından da “Çekiç Güç”e “Gel!..Gel!..” dedik, sonrasında “Apo” denilen “Bebek Katili Terörist Başı”nı ülkeye kabûl ederek “İmralı”da “besiye” aldık; AKP’nin ilk iktidar döneminde “İkiz Yasalar” ile de “etnik köken”, “ana dilde/36 dilli eğitim”e yeni yeni ufuklar açtık…
Bütün bunların tabii neticesi olarak da 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 159/1 maddesine göre açılan dâvaları da fazla bularak “ağır ceza”lıktan çıkardık ve 5237 Sayılı yeni Türk Ceza Kanunu’nun 301/1 ve 301/2 maddeleri ile yeni yeni “şekli cezalar” getirdik:
“Türklüğü, Cumhuriyeti veya TBMM’ni alenen aşağılayan kişi”ler ile “Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti’ni, Devletin yargı organlarını, askerî veya emniyet teşkilâtını alenen aşağılayan kişi”leri  6 aydan 2 yıl 8 aya kadar hapis cezası ile cezalandıran, caydırıcı olmaktan uzak hükümler  ihdas ettik. 
Bunları da çok gören Batılı dostlarımız(!); isteklerine devamla, yeni yeni tekliflerle karşımıza çıkmakta,  ülke-millet bütünlüğümüze kasta varacak her türlü yasa dışı eyleme destek vermeyi, maalesef  ısrarlı bir şekilde  çeşitli kanallardan sürdürmektedirler…  
Diyoruz ve bu his ve düşüncelerle ilgili olarak kaleme aldığımız aşağıdaki mısraları Siz Saygıdeğer Okuyucularımız ile paylaşmak istiyoruz:
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    - * - * - * - * - *                             
 “Hıyanet-i Vataniye”, 70 sene astı durdu; 
“AB” buna karşı çıktı, “dost suratlı”  baskı kurdu;
Bakan Gül’üm boyun büktü, sevindirdi tilki-kurdu…
Yıl 91 Nisan ayı, yeni kanun ilga etti; 
Dörtbir yana çakal girdi, Siyonistler sardı yurdu…
“Hıyanet-i Vataniye”, TCK’ya iş çıkardı; 
301’den 1 ve 2, Ağır Ceza’ya çıkardı; 
Ceza indi Asliye’ye, “6 ay”la iş kotardı…
Dörtbir yana çakal girdi, Siyonistler sardı yurdu;
İçin-için virüs yedi, bi sarsıldı koca ordu…
“Hıyanet-i Vataniye”, AB’nin çirkin yüzünden; 
“İkiz Yasa” bile çıktı, kaçmaz “Kamalak” gözünden; 
“Titre” kendine gel artık, pay çıkar “Türkeş” sözünden…
Dörtbir yana çakal girdi, Siyonistler sardı yurdu;
Kâh “taviz”, kâh “ödün” verdin; koptun o asîl özünden…
“Hıyanet-i Vataniye”; basın-yayın, akçal’ işte; 
Mangalda kül bırakmayan, seviyor bak görünüşte;
Sevgi: vatan-îmân bağı, hayattır o kalmaz düşte…
Dörtbir yana çakal girdi, Siyonistler sardı yurdu;
Hilâlim bak kan ağlıyor, sorma BM aynı puştta…
“Hıyanet-i Vataniye”; “etnik köken”, “ana dil”de;  
“Ben!.. Ben!..” diye öne çıkan, gün olur “tek” kalır elde; 
Vatan; şehir-şehir gider, ne köy kalır ne de belde…
Dörtbir yana çakal girer, Siyonistler sarar yurdu;
KAYIKÇ’Ali son nasîhat, ev-ocak hep heder selde…
        --- ( 2 )  ---
“Sulh hayırdır, hayır da sulh”; peki “kısas” ne olacak?..
“Salın… salın… salın gitsin!”, “hak yerin” nasıl bulacak?..
“Mazlûm-şehîd”in âhını; kimler var, nasıl alacak?..
“İdâmları infâz edin”, “Allah emri”ne bir uyun!..
Bitecek bu kanlı vahşet, terör-merör sonlanacak!..
“Sulh hayırdır, hayır da sulh”; “dağdan-düze in!..” diyorsun;  
“Aylar geçti, yıl yaklaştı, kalanları bekliyoruz!..”
Bırakalım-canlı bomba, olacaklar-biliyoruz…
“İdâmları infâz edin”, “Allah emri”ne bir uyun!..
Rabbim akıl-izân versin, bunu her dem diliyoruz!..
“Sulh hayırdır, hayır da sulh”;  kimdir sulha yanaşmayan?..
“Gelin kardeş olalım biz”, Türk’le onlar kaynaşmayan;
Kâh “İmralı-Kandil” derler, “terör… terör” hiç şaşmayan…
“İdâmlar bir olsun” deyin, “Allah emri”ne uyulsun;
“Af”lar birkaç günlük iştir, var silâha bulaşmayan…
“Sulh hayırdır, hayır da sulh”; çok okudun KAYIKÇ’Ali;
Millet-memleket bunaldı, yıllar var ki bu ahvali; 
“Duyduk-duymadık demeyin, duyun gayri ey ahali!..”
“İdâmlar bir olsun” deyin, “Allah emri”ne uyulsun;
“Cezaevler de boşalır, biz kaldırdık şu OHAL’i…”
Sözün özü: “Teröristler” için “Cezaevleri”miz “Hapishâne” değil âdeta  bir “Besihâne” olmaktan çıkartılmalı ve “Gasilhâne” hâline getirilmelidir!.. (Devam edecek)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim