• BIST 107.673
  • Altın 151,891
  • Dolar 3,7069
  • Euro 4,3562
  • Samsun 19 °C
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 24 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

“AKLI TARTAN” BİR “TERAZİ” GÖRDÜN MÜ?..

Ali Kayıkçı

*“Akıl: İdrak (algı) kuvveti, doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayırmaya yarayan kuvvet.” (Sözlük)
*“…akıl, sahibini iyiliğe götürür, kötülükten alıkor. Aklı olgunlaşmadıkça kişinin dîni doğru ve îmânı kâmil (olgun) olmaz.”, “Sizin akılca en üstününüz, Allah’tan en çok korkanınızdır.”, “Kişi güzel ahlâk ile gündüz oruç tutup gece ibâdet edenler derecesine ulaşır. Fakat akılca kâmil olmadıkça, ahlâkı kâmil olmaz. Aklı olgunlaşınca, îmanı da olgunlaşır.” (Hz. Muhammed  “s.a.v.”-İhyâ), (Resûlallah efendimiz, “Kim Allahü teâlânın helâl kıldığını helâl, harâm kıldığını harâm kabul ederse, o kimse akıllıdır.” dedi.) (Ebû Sa’d el-Mâlinî)  
*“Akıl göz gibidir, din bilgileri ışık gibidir. Akıl yalnız başına din bilgilerini, faydalı ve zararlı şeyleri anlayamaz. Bunun için Allahü teâlâ, peygamberleri ile râzı olduğu, beğendiği yol olan İslâmiyet’i bildirdi. Aklın eksikliği, peygamberlerin gönderilmesiyle tamamlandı.” (İmâm-ı Rabbânî)
*“Akıl, anlayıcı bir kuvvettir. Hakkı bâtıldan, iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayırt etmek için yaratılmıştır. Bunun için, hakkı bâtıl ile karıştırabilecek olan insanda, cinde ve meleklerde akıl yaratılmıştır. Akıl, bir ölçü âletidir. Başlıca iki kısımdır: Selîm akıl, sakîm akıl. Tam selîm akıl, hiç yanılmaz; hatâ etmez. Pişman olacak hiçbir harekette bulunmaz. Düşündüğü şeylerde asla hatâ etmez. Hep doğru ve sonu iyi olan işlerde bulunur. Doğru düşünür ve doğru yolu bulur. İşleri hep doğrudur. Böyle akıl, ancak Peygamberlerde bulunur. Bunların aklına yakın, Ashâb-ı kirâmın, Tâbiîn ve Tebe-i tâbiînın, din imamlarının akıllarıdır. Bunların akılları, ahkâm-ı islâmiyyeye uygun akıllardır.” (H. Hilmi Işık; Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye) 
*“Her adamın akıl derecesi, sorduğu sorudan anlaşılır.” (Hz. Ömer “r. anh”)
*“Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edeb gibi miras, ilim gibi şeref olmaz.” (Hz. Ali “r. anh”)
*“Akıllı birinden gelen cefa, bilgisizlerin vefâsından iyidir.” (Mevlânâ) 
*“Akılsız kişi bir meyvesiz ağaç/Meyvesiz ağacı ne yapsın bir aç?” (Yusuf Has Hâcib)
*“Akılsız dostum olacağına, akıllı düşmanım olsun.” (İran Atasözü)
*“Akıllı bir kişi, düşmanında da olsa, akıl öğrenmeyi ihmâl etmez.” (Beydeba)
*“Akıl, kişiye sermayedir.”, “Akıl yaşta değil, baştadır.”, “Akılsız başın cezasını ayaklar çeker.”, “Akıllı bildiği konuda, akılsız ise her konuda konuşur.”, “Akıllı olan katar katar yer; akılsız olan satar satar yer.”, “Akıllı olup dünyânın kahrını çekeceğine deli ol, dünyâ senin kahrını çeksin.”. (Ata Sözü)
*“Akıllı adam aklını kullanır, daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır.” (Bernard Shaw)
*“Zekâ: Sebep ile netice arasındaki bağlılıkları bulmak, benzeyiş ve ayrılışları anlamak, yeni icab ve vaziyetlere zihnin en iyi şekilde uyması.” (Sözlük)
*“Akıl başka, zekâ başkadır. Akıl, doğru ile yanlışı birbirinden ayırabilme melekesidir. Her akıllı zeki, her zeki de akıllı olmayabilir.” (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî “r. aleyh”)
*“Zekâ; düşünebilmek kuvvetidir. Fakat, düşüncelerin doğru olması için akıl lâzımdır. O hâlde, her zeki kimseyi akıllı sanmak doğru olamaz.” (Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye) 
*“İlk insanların ve her asrın, geri kalmış kısımları, tabiata uymak, hayvanlar ve kendileri arasında münâsebet kurmak için âletler yapmışlardır. Bu âletler, zekâ ile yapılmıştır.” (Bergson)  
*“Bir insanın zekâsı; bilgisine göre değil, bilgi edinme yeteneğine göre ölçülür.” (Bernard Shaw)
*“Yeryüzünde iki kuvvet var: Kılıç ve zekâ. Çok zaman kılıç, zekâ ile mağlup edilmiştir. “ (Genceli Nizamî) 

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Bilindiği üzere, İslâmî kaynaklar kişiyi,  “akıl bâliğ” olduğu, yani bulûğ çağına eriştiğinde “akıllı” da olduğu;  hukukî kaynaklar ise “reşit, mümeyyiz ve temyiz kudretine sahip” olduğu zaman “mükellef/sorumlu” sayar. 
Ve yine İslâmî kaynaklar;  yukarıda “serlevha” olarak sunduğumuz vecîz sözlerden de anlaşılacağı üzere, “akıl” ile “zekâ”yı birbirinden ayırmışlar ve insanlardan bir kısmının üstün zekâlı olması hâlinde mutlaka akıllı da sayılamayacaklarını, çünkü zekâsını kullanıp da “imân şerefi” ile nasiplenemeyen bazı insanların “akl-ı feâl” seviyesinden kurtulamayıp (küfür ve felsefe bataklıklarında debelenerek) Cehennem’de ebedî kalacaklarını haber vermektedir… 
Yine malûmları olduğu üzere; maddî her bir şeyi ölçüp-tartan bir âlet bulunmasına rağmen, bugüne kadar “aklı tartan bir terazi” yapılamamış, ancak kişinin davranışlarına ve sözlerine bakarak onun aklına dair bir değerlendirme imkânı bulunabilmiştir…
Diyoruz ve bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakıyoruz…
Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
    = = = * = = = 
Her bir şeyin,  bir tartanı var ammâ;
“Aklı tartan”, bir “terazi” gördün mü?..
“Zekâ” başka, “akıl” başka muammâ; 
“Helâl-harâm”, “sır” burdadır sürdün mü?
Çok “paralı”, “akıllıdır” sen sanma!..

“Gram-gram”, “santim-santim” ölçü var;
“Endaze”li, “arşın-arşın” kumaş sar;
“Mikron-milim”, sanma “ak’la” bir ayar!..
“Zekâ” başka, “akıl” başka muammâ; 
Nice “cahil”, bu ikisin bir sayar!..

“Kısım-kısım”, “farklı-farklı” akıl var;
Kimi “feâl”, “felsefeci” hep uyar;
Kimi “meâd”, “iş ve cennet” bir ayar!..
“Zekâ” başka, “akıl” başka muammâ; 
“Akl-ı meâş”, “ayakları” hep kayar!..

“Akl-ı sakîm”; kâh “öyle”dir, kâh “böyle”;
Bâzen “doğru”, bâzen “yanlış” hep öyle;
“Akl-ı selîm”, “en üstünü” bu söyle!..
“Zekâ” başka, “akıl” başka muammâ; 
“Çözülmez” o; ne “şehir”le, ne “köyle!..”

“Akl-ı selîm”, “Peygamberler aklı”dır;
“Ashâb”ları, “Tâbiîn”ler “haklı”dır;
 “Niçin böyle?”, “Hakk vergisi saklı”dır!..
“Zekâ” başka, “akıl” başka muammâ; 
“Her işleri”, “îmân” ile yüklüdür…

“Zeki insan”;  “mucîd” olur, “örnek”tir; 
“Âlet” yapar, o günlerde bir “tek”tir;
Bâzen kadın, çoğu defa “erkek”tir!..
“Zekâ” başka, “akıl” başka muammâ; 
“Îmân” ise, “Cennet” için “mertek”tir!..

“Selim akıl”, “Peygamber”den “vâris”tir;
Her bir “mümin”, ol “Resûl”a “mûris”tir;
“Harâm işler”, “helâl işe” “virüs”tür!..
“Zekâ” başka, “akıl” başka muammâ; 
Çok “kâfir” var, alış-veriş “dürüst”tür!..

KAYIKÇ’Ali, “Allah emri terazi”;
“Ömür” derler, bir “dünyâlık arazi”;
“Helâl-harâm”, sanma öyle farazi!..
“Zekâ” başka, “akıl” başka muammâ; 
“Nefis” var ya, bu işte en marazı!..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim