• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Samsun 17 °C
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 15 °C
  • ZEREN: "Yarın kazanan taraf biz olacağız"
  • GİRESUN’A  BİLENİYORLAR
  • SAMARAS'IN KEYFİ YERİNDE
  • ZEREN: "Yarın kazanan taraf biz olacağız"
  • GİRESUN’A  BİLENİYORLAR
  • SAMARAS'IN KEYFİ YERİNDE

AK PARTİ İL BAŞKANI KİM OLMALI?

Adnan Bahadır

          Bugün AK Parti İl Başkanı kim olmalı konusunu işlemek istiyorum. Aslında İl Başkanı kim olmalı demekten ziyade, nasıl birisi olmalı demek, daha isabetli olur. Zira AK Parti iktidar olduğu 2002 yılından itibaren bu güne kadar, İl Başkanlığı koltuğuna oturmuş kişileri değerlendirmeye kalktığımızda, AK Parti felsefesine uygun, İslami  hassasiyeti olan, olaylara nefsani  ölçülere veya cüzdanına göre değil, vicdanına göre bakıp ona göre icraat yapan, İl Başkanı oldu mu derseniz, şahsi kanaatim, 'yok' denecek noktadadır. Sadece Ali Akyüz'ün aldığı eğitim ve aile yapısı nedeniyle, diğerlerinden daha farklı düşündüğünü biliyorum. Hatta bu konuda onunla yaşanmış bir olayım da var. Hatırlayanlarınız olacak, Vali Hasan Basri Güzeloğlu döneminde, Cumhuriyet Resepsiyonu'na eşleri kapalı katılan üç İl Genel Meclisi üyesi kardeşimizin, Resepsiyon Salonu'ndan çıkartılması için, dönemin Garnizon Komutanı Validen talepte bulunmuş, Vali ise bu talebi karşılamayınca, Garnizon Komutanı  Resepsiyon Salonunu terk etmişti. Bu gelişmenin ardından marjinal sol gruplar ile Rotary Dernekleri  Gazetelere sayfalarca  ilanlar vererek, Başörtüsünün Cumhuriyet karşıtı sembol olduğunu beyan etmek suretiyle, Başörtüsü aleyhine yayınlar yapmışlardı. Bu ilanları görünce gittim, dönemin İl Başkanı Ali Akyüz'e dedim ki “Başkanım senden bir isteğim var. Şu Rotaryen'lerin verdiği ilanı gördün. Adamlar İslama karşı açıkça savaş açmışlar. Onlara en büyük desteği Büyükşehir Belediye Başkanı veriyor, ekibinle birlikte gel Başkanı uyar, bundan sonra Rotaryenlere destek vermesin” Allah razı olsun, Ali Akyüz aldı yanına arkadaşlarını geldi Belediyeye. Başkan'a dediğim gibi ciddi bir ikazda bulundu ve artık Rotaryenler'e destek olmaması gerektiğini söyledi. Başkan da, “Tamam, söz. Bir daha onlara destek vermeyeceğim.” demiş olmasına rağmen bir hafta sonra Rotaryenlerin yaptığı organizasyonda en baş rolde ev sahipliği yaptı. Ben de bu duruma tepki gösterip, kendisi ile tam onbeş gün konuşmamıştım. Hatasını bildiği için, geldi özür diledi, tekrar barıştık. Ama o öyle kinci birisidir ki anlatamam. Bu olayın ardından beni  defterinden sildi. Aradan geçen süreçte ağır, ağır benden uzaklaştı.

       Ben Onun yaptıklarından rahatsız olsam da o inandıklarını yaşamak uğruna kendi misyonuna  hizmet ettiği için, kendisine saygı duyuyordum, ancak  benim yapabilecek çok fazla bir şeyim  yoktu. Teşkilat sürekli olarak benim görevden alınmam için bastırır, Milletvekilleri hasetten çatladıkları için orada bulunmamdan rahatsızlık duyup, her fırsatta görevden alınmamı isterler. Sizin anlayacağınız, yanımda Allah'tan başka kimse olmamasına rağmen, orada tam dört yıl adam gibi inancımın mücadelesini verdim. Sorarım size bu şehirde, Büyükşehir Belediyesi'nin AK Parti kimliğine uygun, muhafazakâr, imanlı, emperyalist güçlerle dost olmayan, tek bir siyasi yöneticisi var mı? Şayet varsa Allah rızası için söyleyin de biz de bilelim. Ben tam dört yıl kaldım orada. Benim Dünya görüşüme uygun Allah kulunu göremedim. Bu yapıda  olması da mümkün değil zaten.

      Bu şehirde muhafazakâr sivil toplum örgütleri de bellidir, Cemaatler de bellidir. Bu Cemaatler içerisinde, Büyükşehir Belediyesi'nde kendisini temsil eden bir Allah kulu var mı?  Muhafazakâr insanların Büyükşehir Belediyesi'nde gidip oturup, bir bardak çay içebildikleri tek bir Allah kulu var mı? Söyleyebilir misiniz? Adnan Bahadır orada görev yapar iken, yanına gidip rahatlıkla oturup derdini anlatanların, şimdi kaç tanesi gidip oralarda çay içebiliyorlar? Ama aynı insanlar, Adnan Bahadır görevden alınsın diye, ötelerini berilerini yırtmaları da onların adamlıklarının ve inançlarının dışa yansımasıdır. Bugün orada bizim yaptığımız işleri yapan insanlar, sadece ve sadece kendi işleri ve bağlı oldukları yapının  işlerini görmekten başka ne iş yaptıklarını bilen var mı?

    Cumhurbaşkanı, Başbakan, ne kadar yırtınıp dururlarsa  dursunlar, Samsun'da AK Parti  dün iktidar olamadığı gibi bugün de iktidar olamaz, yarın da olamaz. AK Parti'nin görevden almak için her şeyini ortaya koyduğu, eski Gençlik ve Spor Müdürü'nü, getirip Büyükşehir'de Daire Başkanı yapan bir iradenin, AK Partili olması mümkün mü? Bunları neden yazdın derseniz, AK Parti İl Başkanı'nın tespit edileceği şu günlerde, ömrü hayatlarında bu şehre, bu Davaya, bu insanlara en ufak bir hizmeti olmayan Milletvekillerinin  siyasi yaşamlarının bitmesine çok az bir zaman kala, çıkıp bu gerçekleri haykırmaları, onların hem Dünyevi hem de uhrevi en büyük görevleri olduğunu unutmamaları için onlara çağrıda bulunmaktır. İl Başkanı'nın kim  olacağı hiç önemli değil, ama AK Parti felsefesine uygun, toplumun manevi ölçülerini bizatihi hayatında yaşayan, Rotaryen Kulüplerinin isteklerine değil MÜSİAD, TÜMSİAD, Ensar Vakfı, İmam Hatip Camiası gibi camiaların düşüncelerini yaşayan insanların olması, yapılan mücadelede bir zaruret olduğunu unutmamak lazım. Vezir Hazretleri tam onbeş  yıldır bu şehri o kadar enteresan dizayn etmiştir ki anlatamam. TSO'sundan.. AK Partisi'ne, KASİAD'ından.. Kurs ve Talebe Cemiyetlerine varıncaya dek, her yerde yönetebileceği insanları yönetici yapmış, bir yandan Rotaryenlerin samimi ihvanı, diğer yandan Cemaat mensuplarının dostu gözüküp, bu şehirdeki tüm sivil örgütlerini dahi kendi inanç dünyasında şekillendirip, şehrin manevi iklimini perişan etmiştir. Ben bunları sadece ve sadece inandığım ve yaşadığım gerçekleri, siz değerli okurlarımla paylaşmak adına yazdım. Rabbim şahit, ben mücadelemi verdim ama bu iş tek bir kişiyle olmuyor. Diğer etkili ve yetkili insanların da bu hassasiyeti göz önüne alarak, üzerlerine  düşeni yapmadıkları sürece(ki yapmaları, beklentileri nedeniyle mümkün değil) şehrimizin istenilen noktaya gelmesi de mümkün değil. Allah Resulü Veda Hutbesi'ni okuduğunda, sonunda, Şahid ol Ya Rab! Dediği gibi ben de  doğruları söyledim. Şahid ol Ya Rab! Diyerek sözlerime son veriyorum. Kalın Sağlıcakla.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim