• BIST 107.792
  • Altın 151,812
  • Dolar 3,7027
  • Euro 4,3496
  • Samsun 18 °C
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 19 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

“ÂH N’OLURDU KEŞKE, BİR TOPRAK OLSAM!..”

Ali Kayıkçı

 

“Ey îmân edenler!.. Sizden olmayanları dost edinmeyin!.. Sizi şaşırtmakta kusur etmezler, işlerinizin sarpa sarmasını arzu ederler. Görmüyor musunuz buğzları ağızlarından taşmakta… Sînelerinde gizledikleri ise daha büyüktür.”

(Kur’ân-ı Kerîm-Âl-i İmrân Sûresi, âyet 118’den)

* “Ey “imân edenler!.. Yahudiler ile Hıristiyanları dost edinmeyin!.. Onlar ancak birbirlerinin dostlarıdırlar…” (Kur’ân-ı Kerîm-Mâide Sûresi, âyet 51’den)

*  ”Biz Mûsâ’ya kitâb verdik”   (Kur’ân-ı Kerîm-İsrâ Sûresi, âyet 2)

*  ”Biz, Mûsâ için Tevrât’ın levhalarında, mev’izaya (nasîhatlere) ve din hükümlerinin açıklamasına ait her şeyi yazdık.”

 (Kur’ân-ı Kerîm-A’raf Sûresi, âyet 145)

*  “Allahü teâlânın ve Peygamberi Muhammed’in (aleyhisselâm) emirlerine aldırış etmeyenler, beğenmeyenler, asra, fenne uygun değildir, modern ihtiyaçlara kâfi değildir diyenler, Kıyâmette Cehennem ateşinden kurtulamayacaklardır. Bunlara Cehennem’de çok acı azâb vardır.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 13)                                                           

*  “Kâfir olanlara gelince, onlara Cehennem ateşi var. (İkinci defa haklarında hüküm verilip) öldürülmezler ki, ölsünler (de rahata kavuşsunlar). Üzerlerinden Cehennem’in azâbı da hafifletilmez. İşte (Allah’ı ve nîmetlerini inkâr eden) her nankörü böyle cezalandırırız. O kâfirler Cehennem’de şöyle derler: ‘Ey Rabbimiz! Bizleri çıkar (dünyâda şirk gibi) yapageldiklerimizden başka sâlih bir amel yapalım.’ (Allahü teâlâ onlara şöyle buyurur: ‘Size düşünecek kimsenin düşüneceği kadar ömür vermedik mi? Hem size Peygamber de geldi. O hâlde (ateşin azâbını) tadın. Çünkü zâlimleri (Allah’ın azâbından) kurtaracak yoktur.” (Kur’ân-ı Kerîm; Fâtır Suresi; âyet 36-37) 

*  “O gün (Kıyâmet Günü), kişi ellerinin ne hazırlayıp sunduğuna (hayır ve şer ne yapmış olduğuna) bakacak ve kâfir ise diyecek ki: ‘Âh, ne olurdu, keşke ben bir toprak olsaydım (halk olunmayaydım ve bu hesabı görmeyeydim).” (Kur’ân-ı Kerîm; Nebe Sûresi, âyet 40’dan)

*  “…keferetül fecereh. (İşte onlardır o kefere-i fecere (kâfir olanlar, fâcir olanlar)”. (Kur’ân-ı Kerîm; Abese Sûresi, âyet 42)

*  “Muhammed (aleyhisselâm)’in getirdiği İslâm Dîninden başka din isteyenlerin, dinlerini Allahü teâlâ sevmez ve kabul etmez. Dîn-i İslâm’a arka çeviren, âhirette ziyân edecek, Cehennem’e gidecektir.” (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i İmrân Sûresi, âyet 85)        

*  “Ey Müslümanlar topluluğu! Allahü teâlânın sizi teşvik ettiği şeye rağbet ediniz ve O’nun yasak ettiklerinden kaçınınız. Allahü teâlânın korkuttuğu şeylerden korkunuz. O’nun cezasından, azâbından Cehennem’inden korkunuz. Şu bulunduğunuz dünyâda O’nun ateşinden bir damla kıvılcım bulunmuş olsa, bu dünyâyı sizler için yaşanmaz hâle getirirdi.”,  “Cehennem’de deve boynu gibi yılanlar vardır. Öyle zehir akıtırlar ki, harâreti kırk yıllık yoldan alınır. Yine orada öyle akrepler var ki, her biri birler katır gibidir. Onların da akıttığı zehirlerin harareti, kırk yıllık mesafeden alınır.”,  “Şu İsrâiloğulları kendi yazdıkları din kitabına uydular. Mûsa aleyhisselâmın Tevrât’ını terk ettiler.”  (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)

*”Allahü teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’de, Mâide Sûresinin seksenikinci âyetinde, (İslâmiyet’in en büyük düşmanı, Yahûdîler ve müşriklerdir) buyurdu. İslâmiyet’i içerden yıkmak için, ilk fitneyi çıkaran Yahûdî, Yemenli Abdullah bin Sebe’dir. Hakîkî Müslüman olan “Ehl-i Sünnet”e karşı, “Şiî” fırkasını  kurdu. Her asırda, Şiî âlimi olarak ortaya çıkan “Yahûdîler”, bu fırkayı kuvvetlendirdiler. “Îsâ  aleyhisselâm” semâya çıkarıldıktan sonra, “bozuk İncîller” yazılınca, Hıristiyanların çoğu “Müşrik” oldu. Müşrik olmayanlar da, “Muhammed aleyhisselâm”a inanmadıkları için “Kâfir” oldular.”  (İngiliz Câsûsunun İtirâfları ve İngilizlerin İslâm Düşmanlığı-M. Sıddîk Gümüş-Hakîkat  Ltd Şti Yy. İst. 1995, s. 3’den)

 *Tevrât: Mûsâ aleyhisselâma Allahü teâlâ tarafından gönderilen semâvî, ilâhî kitap.

*Talmûd: Yahûdîlerin Tevrât’tan sonra mukaddes kabul ettikleri, hahamlar tarafından yazılmış, sözlü emirlerin toplandığı Mişnâ ve Gamâra olmak üzere iki kısımdan ibâret olan kitap.

*  “A’râf: Cennet ile Cehennem arasında yer alan ve birinin tesirinin diğerine geçmesine mâni olan sûrun (engelin) yüksek kısımları Âhirette, sevâbları ile günâhları eşit olduğundan dolayı Cennet’e veya Cehennem’e alınmayacak olanların toplanacakları, Cennet ile Cehennem arasındaki yerin adıdır. (Sözlük)

*  “Samiriler: Filistin’in Nablus yöresinde oturan, târihi ‘Babil’ devrine kadar uzanan Samî ırkından olan, dîni bakımdan Hz. Mûsâ’yı tek peygamber olarak tanıyan ve Müslümanlara, Araplara yakınlık duyan bir kavim” (Meydan Larousse, C. 10, s. 899)

*  “Cehennem yedi tabakadır. Birinci tabaka, en hafiftir. Fakat dünyâ ateşinden yetmiş kat daha şiddetlidir. Adı ‘Cehennem’dir. Burada Müslümanlardan bir kısmı yanıp, günâhlarından temizleneceklerdir. Cehenem’in ikinci tabakası daha şiddetlidir. Adı ‘Sa’îr’dir. Burada Yahûdîler yanacaktır. Üçüncü tabakası daha şiddetli olup, adı ‘Sakar’dır. Burada şimdiki Hıristiyanlar azap görecektir. Dördüncü tabakanın adı Cahîm’dir. Burada, güneşe, yıldızlara tapanlar azap görecektir. ‘Hutame’ denilen beşincisinde, ateşe, öküze tapanlar, Budistler, Brehmenler yanacaktır. Altıncı tabakasının adı ‘Lazy’ olup burada ise hiç dîni olmayanlar, müşrikler, komünistler, masonlar azâb görüp yanacaklardır. Cehennem’in yedinci tabakası, en dibi, en şiddetli tabakası olup, adı ‘Hâviye’dir. Burada, inanmadıkları hâlde inanmış görünen ve İslâm dîninden ayrılıp mürted olanlar yanacaktır.” (Türkiye Gazetesi Yeni Rehber Ansiklopedisi; C. 4, s. 287-288)   

*  “(Filistin’de) yüz yıl önce İngilizler (Siyonizm)’in egemenliği, işgali başladı. Genişleyerek bu güne gelindi. 1897’de, İsviçre’nin Basel kentinde Theodor Herzl, Siyonist Kongresiyle ‘Büyük İsrail Projesini’ başlattı. Elli yıl içinde, Filistin’de İsrail devleti kurulacak, yüzüncü yıl sonunda (ise) hedefe varılacaktı.”  (Bahaddin Elçi-Millî Gazete; 27.07.2017, s. 9)

*  “İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, ‘Erdoğan’ın İsrail’e öğüt verebilecek en son kişi’ sözlerine yer verilirken, İsrail Dışişleri Bakanlığı da, paylaştığı Twitter mesajında Erdoğan’ı şu sözlerle eleştirmiştir: ‘Osmanlı İmparatorluğu’nun günleri çoktan bitti. Yahudi halkının başkenti Kudüs’tür ve öyle de kalacaktır. Camdan evde yaşayan Erdoğan’ın başkalarının evine taş atmaması gerekir.” (Türkiye Gazetesi-27.07.2017, s. 9)

 

S

aygıdeğer Okuyucularımız!..

Dünkü yazımızda belirttiğimiz gibi; bu “Hem Kel, Hemi de Fodul” arasıra bir güzel “Nodul” isteyen “Tel-Aviv Yönetimi”, başta,  Orta Doğu ve bütün İslâm Coğrafyası olmak üzere; Milletimizi-Memleketimizi ve de bütün İnsanlık Âleminin rahat ve huzurunu bozmakta, onların inanç ve ibadet yapma hürriyetlerini engellediği gibi, “BİP/Büyük İsrail Projesi” kapsamında, maddî servetlerine ve ülke topraklarına da göz koymaktadır…

Ancak,  “Nâr-ı Câhim”in “2. Katı” olan “Sa’îr Tabakası”nın kendilerini beklediğini bilmeyen ve “Peygamberimiz Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)”in “îmân dâvetlerine” kulaklarını tıkayıp O’nun “Medine Dönemi”nde “Taif”te toplanarak İslâm’a muhalefetlerini sürdüren bu şaşkınlar, “Kur’ân-ı Kerîm”in haber verdiği o “Kıyâmet Hâlleri”ni şimdiden şöyle bir ibret alarak acaba akılcıklarına getirebiliyorlar mı?..

Diyoruz ve bu his ve düşüncelerle kaleme aldığımız aşağıdaki mısralarımız ile Siz Saygıdeğer Okuyucularımızı başbaşa bırakıyoruz…

Kalbî sevgi ve saygılarımızla…

                = = = ( 1 ) = = =

Nice bin yalvarsan, o gün “çok geç”tir;

“Taş-toprak olmaya”, çoktan razısın!..

Bu günden “adam” ol, “İslâm’ı seç”tir;

“Samiri”nin, ne “oğlusun-kızısın”;

Bu sana son fırsat, son bir “süreç”tir!..

 

Nice bin yalvarsan, o gün “boşuna”;

Ne bir duyan olur, bakan “koşuna”;

“A’râf”a razısın, gider “hoşuna!..”

“Samiri”nin, ne “oğlusun-kızısın”;

“Mescid-i Aksa”nın, kurban “taşına!..”

 

Nice bin yalvarsan, “faide” vermez;

O gün başka ona, akıl-sır ermez;

Çağırsan imdâda, “Coniler” görmez!..

“Samiri”nin, ne “oğlusun-kızısın”;

“Zâlimler: Ölem” der, lâkin gebermez!..

 

Nice bin yalvarsan, bu son “hesapta”;

“Kâfir-Müslim” ayrı, sanma bi “kapta”;

“Günâhkâr Müslüman”, var bu “nisapta!..”

“Samiri”nin, ne “oğlusun-kızısın”;

Ona da razısın, “nihai babta!..”

 

Nice bin yalvarsan, yakarsan “boş”tur;

“Cümle kâfirlere”, daim “ateş”tir;

“Zâlim Yahûdîler”, “Sa’îr’e koştur!..”

“Samiri”nin, ne “oğlusun-kızısın”;

Onlar da inan ki, Sizlerden “hoştur!..”

                = = = ( 2 ) = = =

“Âh n’olurdu keşke, bir toprak olsam;

Halk olunmayaydım, ebedî ölsem;

Müslüman olurdum, dünyâya gelsem!..”

O günkü pişmanlık, faydasız iştir;

“Sa’îr’e-Sa’îr’e”, bu bir gidiştir!..

 

“Âh n’olurdu keşke”, “Kur’ân-ı” bilsem;

Kur’ân’ın içinde, “îmânı” bilsem;

“Rahmet Peygamberi, Zişan’ı” bilsem!..

O günkü pişmanlık, faydasız iştir;

“Sa’îr’e-Sa’îr’e”, bu bir gidiştir!..

 

KAYIKÇ’Ali der ki, “Ey Siyon kulu:

Rabbimiz bildirdi, en doğru yolu;

Talmûd-Mişnâ imiş, kalbinin molu!..”

O günkü pişmanlık, faydasız iştir;

“Sa’îr’e-Sa’îr’e”, bu bir gidiştir!..

 

 

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim