• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 8 °C
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 8 °C
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI

Aday belirleme Süreci

Prof Dr.Osman Köse

Aday belirleme Süreci

                Şimden sonra haftada bir veya iki gün sizlerle bu köşede Samsun, Türkiye ve dünya gündemini değerlendirmeye çalışacağız.  Bu vesileyle ilk yazıma başlarken siz değerli okuyucularımızı sevgi ve saygı ile selamlıyorum.  Türkiye ve dünya gündeminin baş döndürücü bir hızla değiştiği bir ortamda, yetişebildiğimiz oranda gelişmeleri beraber yorumlamaya ve değerlendirmeye gayret edeceğiz. Elbette öncelikli gündemimiz Samsun olacaktır. Fakat iletişim ve ulaşımdaki hızlı değişimle Samsun gündemini Türkiye’den ve Türkiye’nin gündemini de dünyadaki gelişmelerden ayırmak mümkün değildir.

***

                7 Haziran 2015 tarihinde yapılacak olan 25. Dönem Milletvekilliği genel seçimleri yaklaşırken siyasi partiler hummalı bir şekilde aday adayları içinden Milletvekili olarak gösterecekleri adayları belirlemek için büyük gayretler sarf etmekteler.  Seçime katılacak siyasi partiler 7 Nisan saat 17’ye kadar geçici aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu’na teslim etmek zorundalar.  Bu nedenle aday adayları kadar kamuoyunda da seçime katılacak adayları bilme ve tanıma konusunda büyük heyecan ve bekleyiş hâkim bulunmaktadır.

II. Abdülhamid’in iktidarının ilk yılarında 1877’de ilk defa Milletvekilliği seçimi ile tanışan Türk toplumu bazı aksaklıklar olsa da halk iradesine dayanan bu sistemi benimsedi. 1908 yılında yapılan seçimlerden sonra, milli mücadele döneminde, Türk tarihinin en kritik zamanlarında bile  parlamento geleneğinden ayrılma olmadı ve 1920 ile 1923 yıllarında ülkede genel seçimler yapıldı. Cumhuriyet döneminde Çok partili hayatın ilk genel seçimi 1946 seçimleriyse de, millet iradesine rıza gösterilen 14 Mayıs 1950 seçimleri Türk tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Bu tarihten sonra zaman zaman askeri idarelerin devreye girmesiyle bazı aksamalar, eleştiriler ve tartışmalar olsa da sonuçları herkesçe kabul gören bir seçim geleneğimiz oluştu.

Osmanlıdan devraldığı 138 yıllık bir seçim geleneği olan Türkiye’de elan siyasi arenada mücadele eden siyasi partilerin yönetim anlayışları ve aday belirleme süreçleri hala ittihat ve Terakki geleneği ve tek parti dönemi CHP’si anlayışı üzerine devam etmektedir. Bu anlayışa göre partilerde kayıtsız şartsız lider hâkimiyeti, halka vaat edilenin aksine sıfır demokrasi ve masa başında lider tarafından seçilen adayların halka tasdik ettirilmesi anlayışı vardır. Bu zamana kadar icra-yı hayat bulan seçim tarihimiz bunun örnekleriyle doludur.

Fakat şunu belirtmekte de yarar vardır. Milletvekili adaylarını belirlemede hiç de mesafe kat etmediğimizi söylemek elbette haksızlık olur. Ebedi ve milli şef dönemlerinde ömründe bir kere dahi olsun ayak basmadığı ve görmediği yerlerden seçilen, seçim bölgesine ayak basmayan ve seçim bölgesini Akdeniz yerine Karadeniz’de zanneden ve bu nedenle farklı yerlere giden milletvekilleri olmuştur. 138 yıllık seçim tarihimiz bu tarz garabet ve bazen de ibretlik hikayeler ile doldur. Bu deneyimler ve tecrübeler ile bu günlere geldik.

7 Haziran’da yapılacak seçimler öncesi aday belirleme yöntemlerine bakıldığında, geçmiş dönemlerin izlerini taşıyan bir sürecin olduğu görülmektedir. İktidar partisi olan Ak Parti, adaylarını teşkilat ve STK’ların katılımı ile temayül yoklaması ve mülakat sonucu genel merkezin son kararı ile belirleyecek. Ana muhalefet partisi CHP bazı yerlerde ön seçim ve bazı yerlerde adaylarını genel merkez yoklamasıyla belirlerken MHP de temayül yoklaması ve genel merkez kararı ile adaylarını belirleyecek. BDP’de ise adaylar genel merkez tarafından belirlenecek.  

Temayül yoklamaları, mülakatlar ve eğitim anketleri aday belirlemede sonuca katkı yapma noktasında önemli faktörlerse de tüm partilerde adaylar, parti liderleri tarafından dar bir kadro ile istişare sonucu belirleneceğe benzemektedir. Liderler tanımadıkları, bilmedikleri ve uyumlu olmayan kişilerle çalışmayı istemeyeceklerdir. Bu nedenle parti üst çevrelerinin iyi bildikleri ve tanıdıkları kişilerin listelere girmesi yüksek ihtimaldir. Partiler için bilgi ve liyakatten önce sadakat önde gelmektedir. Parti politikalarını ve iktidar olunması durumunda hükümet ve parlamento sorumluluğunu taşıyan ve yürütecek olan elit bir kadro zaten listelerin ilk sıralarına konulmaktadır. Bunun dışında aday gösterilenlerden istenilen tek şey parti disiplinine mutlak itaat olgusudur.

Bu nedenle, şu ana kadar gördüğümüz seçim süreçleri ve aday belirleme yöntemleri, 7 Haziran seçimlerinde de uygulanacağa benzemektedir. Bu nedenle kimin temayülde en çok oyu aldığından ziyade, kimlerin parti üst yönetimi ile sağlam ve köklü bağlara sahip olduklarına bakmak gereklidir.

Bu elbette ideal olan değildir.

Fakat realite bu şekildedir.  7 Nisan akşamı sonucu ortaya çıkan aday listelerini hep beraber göreceğiz.

 

Prof. Dr. Osman KÖSE

 

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim