• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Samsun 14 °C
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 16 °C
  • TFF'DEN SAMSUNSPOR'A REKOR CEZA !
  • SAMSUNSPOR'UN TRASNFER TAHTASI KAPANDI
  • ESKİ TAKIM ARKADAŞLARI BİR BİRLERİNE RAKİP OLDU
  • TFF'DEN SAMSUNSPOR'A REKOR CEZA !
  • SAMSUNSPOR'UN TRASNFER TAHTASI KAPANDI
  • ESKİ TAKIM ARKADAŞLARI BİR BİRLERİNE RAKİP OLDU

Açık Mektup:DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI’NA/ANKARA

Ali Kayıkçı

                                    (Hutbe Hazırlama Hey’eti Başkanlığı)

                *   “Kul lev kânelbahrü midâden likelimâti rabbiy lenefîdel bahrü… kelimâtü                                                                       rabbiy…” (De ki: Rabbimin kelimeleri/sözleri’ni yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadarını da katsak, Rabbimin kelimeleri/sözleri tükenmeden denizler tükenirdi.)     (Kur’ân-ı Kerîm; Kehf Suresi, âyet 109)

                *   “Hayât, âhiret hayâtıdır.”, “Hikmetli söz müminin yitiğidir. Onu nerede bulursa, hemen alır.”, “Büyüleyici sözler gibi, hikmetli şiirler de vardır...”, “Şâir Hassan’ın sözleri, düşmana ok yarasından daha tesirlidir…”, “Şiir, bir söz ki, güzeli daha güzel, çirkini  daha çirkindir...” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi vesellem”)

                Efendim;

                Zaman zaman “… Haftası” vesilesiyle Hey’etinizce hazırlanıp İl/İlçe Müftülüklerine de gönderildiği ve buradan da Câmi İmamlarına ulaştırıldığı anlaşılan bâzı hutbe metinlerinde; “Yaşayan Türkçe” yerine, bir kısım edebiyatçı ve fikir adamlarımızın “Uydurukça” dediği, bir kısım Dil Kurumcusu’nun ise “Arı Dil” diye nitelediği “sözcükleri”ne yer verildiği görülmekte ve bu durum halk arasında haklı olarak “Diyanet yoluyla dil tahripçiliği” yapıldığı tezini kuvvetlendirmektedir…

                Özellikle de “hayat” kelimesi karşılığı kullanılan arsız ve hayâsız malûm o “sözcük” ile “gâye” kelimesi karşılığı kullanılan, aynı tiksindirici ve kaba “sözcükler”in minberlerden cemaatın üzerine boşaltılması; o kürsülerin nezâketi ve letâfeti ile bağdaşmamakta ve nezîh dinleyicileri oldukça üzmekte, üzmektedir…

                Bu “Uydurukça/Arı dil sözcükleri”ni ortaya atıp cihanşümul Türkçemize darbe vuranlar kimlerdir? Diye sorulacak olursa, geriye dönüp şöylece bir baktığımızda, karşımıza iki isim çıkmaktadır:

                Biri (A. Dilaçar) diye yazılarlına imza atan “Agop Martayan”, diğeri de sohbet, makâle ve dil denemelerini (N. Ataç) diye imzalayan, ancak babasının koyduğu “Nurullah” ismini “İslâmi” olduğu için ret eden, dahası Ulus Gazetesi’nin muhabirine bir röportajı sırasında iftiharla “Ben ateistim” diyen bir “mürted”dir. 

                Bakınız; bu kalemşorlar, “hayat” kelimesini öylesine aşağılıyorlar ve kendi uydurukçalarının kullanılmasını dolaylı olarak teşvik için, o pespâye kimseler için sıfat olan “hayat kadınları” ifâdesini özellikle tercih eyliyorlar… 

                Peki; bu “hayat” kelimesini dilimizden çıkarıp attığımızda 1. Sultan Mahmud Hân’ın sertabibi olan“Hayâtizâde M. Emin Efendi ”nin ismini nasıl söyleyeceğiz?.. Milâdî 1185 yılında vefât etmiş bulunan Endülüs İslâm Üniversitesi Astronomi Profesörü Nûreddîn Batrûcî’nin “El-Hayât” ve  zamanımız âlimlerinden Muhammed Yûsuf’un yazdığı “Hayât-üs Sahâbe”  isimli eserin adını ne koyacağız?..  “Lozan Görüşmeleri” ile ilgili çok önemli bilgiler ihtiva eden Dr. Rızâ Nur’un “Hayat ve Hatıratım” adlı eserini bu “uydurukça” ile nasıl yazacağız… Cadde, sokak veya kalabalık bir mecliste karşılaştığımız ve candan çok sevdiğimiz bir arkadaşımıza “Hayatım!..” yerine bu uydurukça “sözcüğü” yüzümüz kızarmadan nasıl telâffuz eyleyebileceğiz?...  Kız-erkek karışık  eğitim verilen bir sınıfta; bir öğretmen kız öğrencisini tahtaya kaldırıp, “Kızım hayatını anlat!” yerine bu “uyrukça sözcük” ile nasıl soru sorabilecek?..

                Ve de Peygamberimiz Efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”in, yukarıda “serlevha” hâlinde sunduğumuz ve 11 Ocak 630 günü Mekke’nin Fethi günü söyledikleri “Hayât, âhiret hayâtıdır” hadîs-i şerîfini bizler,  bu uydurukça “yaşam” sözcüğü ile nasıl yazıp konuşabileceğiz?..

                Diğer taraftan, Teşkilâtınız bünyesinde “FETÖ”cü örgüt mensuplarına karşı başlatmış olduğunuz “Süpürme Hareketi”nin bir benzerinin de bu “Uydurukçacı/Arı Dilci Dil Yobazları”na karşı da en kısa zamanda müspet bir icraat niçin başlatılmasın? Diye de soruyoruz ve bundan sonra hazırlanacak “Hutbe metinleri” için 3.400 kelimelik “Arı Dil Sözlüğü” yerine 120 bin kelimelik zengin “Büyük Türkçe Sözlük”teki kelimelerin seçilerek kullanılmasını arz ve talep eyliyoruz efendim.

                Kalbî sevgi-saygı ve başarı dileklerimizle!..                                                                                                                              - * - * - * - * - *

 “Uydur-uydur” yaz-söyle, nerde kaldı “nezâket”?..

“Kibâr-ı kelâm” nerde, nerde “ecdât” sevgisi?..

“Arı dil”e bulaşma, “Agop’ça” bir “felâket”!..

“Dil-i Kur’ân” ne diyor, “millet” nasıl söylüyor?

“Hak dîni-Kur’ân dili”, “iyilerin iyisi”…

 

“Uydur-uydur” yaz-söyle,”kibarlık” hak getire;

“Ar-hayâ”dan yoksunlar, hedef “ahlâk” bitire;

“Üç-beş kelime n’eymiş?”, diyerek verme “fire”!..

“Dil-i Kur’ân” ne diyor, “millet” nasıl söylüyor?

“Hak dîni-Kur’ân dili”, “iyilerin iyisi”…

 

“Uydur-uydur” yaz-söyle, hedef “millî bütünlük”;

Millet “parça/bölünsün”, kalmasın hiç “üstünlük”;

“Aşiretler” savaşsın, hep “düşmanlık-küskünlük”!..

“Dil-i Kur’ân” ne diyor, “millet” nasıl söylüyor?

“Hak dîni-Kur’ân dili”, “iyilerin iyisi”…

 

“Uydur-uydur” yaz-söyle, “talimât” malûm yerden;

“Dede-torun” ayrılsın, “birlik” yıkılsın ferden;

“Madde-mânâ” sarsılsın, yoksun kalsın “zaferden”!..

“Dil-i Kur’ân” ne diyor, “millet” nasıl söylüyor?

“Hak dîni-Kur’ân dili”, “iyilerin iyisi”…

 

“Uydur-uydur” yaz-söyle; “oyun” bu, “talimât” bu;

“Okullarda-TV’de”, kurarlar onca pusu;

KAYIKÇ’Ali uyandı,  vardır  “Allah korkusu”…

“Dil-i Kur’ân” ne diyor, “millet” nasıl söylüyor?

“Hak dîni-Kur’ân dili”, “iyilerin iyisi”…

Not:Siz saygıdeğer okuyucularımızın mubârek kurban bayramını canı gönülden tebrik eder.Milletimize ve tüm İslam alemine hayırlara vesile olmasını canâb-ı Allahtan niyaz eyleriz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim