• BIST 96.400
  • Altın 144,450
  • Dolar 3,5644
  • Euro 4,0031
  • Samsun 13 °C
  • Ankara 14 °C
  • İstanbul 19 °C
  • SAMSUNSPOR İNANILMAZ BİR İŞ BAŞARDI
  • KENAN KARIŞIK'TAN BÜYÜK FEDAKARLIK
  • GÖKSU MAÇIN STRESİNE DAYANAMADI
  • SAMSUNSPOR İNANILMAZ BİR İŞ BAŞARDI
  • KENAN KARIŞIK'TAN BÜYÜK FEDAKARLIK
  • GÖKSU MAÇIN STRESİNE DAYANAMADI

“600 ŞEHÎD” VAR, “UNUTMA ESAD!..”

Ali Kayıkçı

*“Allah’ın lâneti, zâlimler üstüne olsun!.” (Kur’ân-ı Kerîm; A’râf Sûresi, âyet 44’den)
*“Muhakkak Allah, (…) zulmedenleri ne bağışlar, ne de doğru bir yola eriştirir.”(Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi,  âyet 168)
*“Düşmanınız olan kavmi takip etmekte gevşeklik göstermeyin!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 103)
*“Ey îmân edenler! Kasten öldürülenler için size kısâs yapmak farz kılındı. Ey akıl sâhipleri! Bu kısâsta sizin için bir hayât vardır.  Ümit edilir ki, siz (haksız yere adam öldürmekten) sakınırsınız.”(Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet 178-179’dan)
*“…Allah, insanları kendi işledikleri yüzünden hemen cezalandıracak olsa, yeryüzünde bir kımıldayan hiçbir şey bırakmazdı. Fakat onları, belirlenmiş bir süreye kadar erteler…”  (Kur’ân-ı Kerîm; Fâtır Sûresi, âyet 45’den)
*“…kim size saldırdıysa, siz de ona iki misliyle saldırın; ileri gitmeyin, Allah’tan korkun ve bilin ki Allah, muttakî (takva sâhibi kişi)lerle beraberdir.” (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 194’den)
*“…yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da bulundukları yerden başka bir yere sürgün edilmeleridir.“(Kur’ân-ı Kerîm; Mâide Sûresi, âyet 33’den)
*“Mü’minler, birbirlerinin Allah yolunda dökülen kanlarının öcünü almakla mükelleftirler.”, “Fîsebîlillah (Allah yolunda) Mücâhid olanlar, en ufak bir zorlama ile bir senelik oruç bedeli ve bir senelik gece ibâdeti hak ederler.”, “Allah yolundaki bir mücâhidin misâli, gündüz oruç tutup gece ibâdet eden bir kimseye benzer. Tâ ki dönünceye kadar. “,  “Allah, Peygamberlerin duâsını kabul ettiği gibi, onların duâsını da kabul buyurur.”, “Bir kimsenin, bir mü’mini sebepsiz yere öldürdüğü kat’i delilerle sabit olunca, öldüren hakkında kısâs hükmü tatbik olunacaktır.”, “Ekber-i kebâir (büyük günâhlar): Bir şeyi Allahü teâlâya ortak etmek, adam katl etmek (…)”. (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
*“Her günâh afv edilebilir. Her günâhın cezâsı, muhakkak dünyâda verilmeyebilir, âhirete de kalabilir. Ama zâlimin cezâsı hem dünyâda, hem âhirette verilmedikçe ölmez.” (H. Hilmi Işık “r. aleyh”)
*“Devletler; açıkça ahlakî, hukukî, siyasî sorumluluk ve risk almak istemedikleri durumlarda, rakiplerine karşı çeşitli örtülü yöntemler kullanırlar. Burada temel kural, her şeyi inkâr etmektir. (…)Reyhanlı hadisesinin ardından yaşananlara bakınca bunun tipik bir ‘örtülü operasyon’ olduğunu görebiliyoruz.”  (Nihat Ali Özcan-Türkiye Gzt. 18.5.2013, s. 17)
*24 Temmuz 2015-24 Haziran 2016 döneminde: “Yurt içinde 3.985, yurt dışında 469, hava harekâtlarında 3.415 olmak üzere toplam 7.869 terörist etkisiz hâle getirildi. Kandil ve Suriye’de toplan 2.500-3.000, yurt için ve yurt dışında ise toplam olarak 3.500-4.500 PKK’lı var.” (Batuhan Yaşar-Türkiye Gzt. 25.06.2016, s. 15)
*“Dünyâmızı sorma: hem yeter, hem yetmez/Alçakları var, tartmaya dirhem yetmez!..” (Â. Nihat Asya-Rubâiyyât/2)
*“Savaş dediğin söz değil/Bayrak dediğin bez değil/Vatan için bir kez değil/Bin ölmüşlüğümüz vardır.” (Niyazi Y. Gençosmanoğlu)
*“Vur pençe-i Ali’deki şemşir aşkına/Gülbangı, âsmânı tutan pir aşkına!..” (Y. Kemâl Beyatlı)

Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Tam üç yıl oldu. “Mübârek 3 Ayların ilki olan Receb-i Şerîf”in ilk gününde,  11 Mayıs 2013 tarihinde, bilindiği üzere Hatay ili “Reyhanlı” ilçesinde malûm 2 bombalı saldırı olmuş ve fail adresi olarak da 3 ay kadar önceki “Cilvegözü saldırısını gerçekleştirenler/Esad Yönetimi’nin içimizdeki İşbirlikçi Uşakları’nı” gösterilmişti:
Adı “THKP-C Acilciler” olan ve başlarında da “Dursun Karataş” geberiğinin yerine geçen “H. Fevzi Tekin ile Mihraç Ural” isimli “Şam Beslemesi Kişiler”in bulunduğu “Satılmış/Satın Alınmış Yerli Şebbihalar” olduğu kısa sürede anlaşılmıştı.
“Târihî Hasan Sabbah”çıları dahi çok çok aşmış bu “Şiâ-Nusayri Esad Zülmü ve Cinâyetleri” karşısında milletçe elbette ki hepimiz kin ve öfke ile dolmuştuk. Biz de o gün Şâirin “Bırak beni haykırayım, susarsam sen mâtem et/Unutma ki, şâirleri haykırmayan bir millet/Sevenleri toprak olmuş, öksüz çocuk gibidir…” şeklindeki mısralarını kendimize ser-tâc yaparak haykırıymış ve şöyle demiştik:

Cilvegözü, Reyhanlı’nın hesabı; 
Sorulacak, soracağız Bay Esad!..
Masûm insan, çoluk-çocuk kasabı; 
İran değil, baban gelse bu hesap; 
Sorulacak, soracağız Bay Esad!..

Ya Şebbiha, ister Muhaberat de; 
Döktüğün kan, bu iş sana son vâde; 
Sanma sakın, geleceğiz piyâde; 
Su yerine, aranırsın sen kezzap; 
Ölüm sana, mey olacak hem bâde…

Şebbihalar, Haşhaşîler –Dailer;
Drakula bozuntusu-ayılar;
Birkaç bine, çıkmış sizde sayılar; 
Keser olsan, ele geçer bir gün sap; 
Banyas kanlı, ceset taşır kıyılar… 

Cilvegözü, Reyhanlı’nın adını; 
Hiç unutma, bre Siyon kadını; 
Parça-parça, yutturmazsak tahtını; 
Feryâdlardan, yağlı kurşun-bin mızrap; 
Cehennem’de, hâtırlarsın tadını…

Urus dayın, Çin koruman nafile; 
Acem kolcun, koşsa birkaç kafile; 
Dolar değil, altun saç sarraf ile….
KAYIKÇI der: İşin senin pek kesat; 
Sanma hesap, görülür A’râf ile… 
    = = =  * = = =
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Şimdi o günlerden bugüne geliyoruz ve bir de bakıyoruz ki 24 Temmuz sonrası Hükûmetçe başlatılan operasyonlar sonucunda 7 bin 800’ü aşan sayıda teröristi saf dışı bırakmışız ama bu arada biz de son bir yılda 600’e yaklaşan sayıda şehîd vermişiz…
Adı “PKK”ymış, “KCK”ymış, “PYD”, “YPG”, “DHKP-C”… her ne mendebur ise, öyle veya böyle “cezalandırıldı” ama bunların asıl ağababalarından olan “Kandil Kaçkınları”nı  “Heyheyleyenler”in başında gelen “Esad Domuzu” hâlen daha yerinde duruyor ve milyonları yerinden-yurdundan etmenin ötesinde, Akdeniz ve Ege sularında boğulmalarına sebebiyet veriyor…
“Cenâb-ı  Allah’ın emri” uyarınca onu da bir ân olsun takipten vazgeçmeden ve “kasten öldürülenler için kısâs” hükmünü unutmadan, “iki misliyle” sınırlı kalmak kaydıyla; “Yeter artık!.. Dökülen kanların hesabını mutlaka soralım!..” diyoruz ve bu hatırlatmayı da mısra-mısra hâline gelmiş hislerimizin şu şekilde terennüm eyliyoruz:

“600 şehîd” var, “unutma Esad!..”;
Sanma ki bunları, bizler sormayız!..
“Tahran-Putin” bir gün, olacak kesat;
“Kaf Dağı”na çıkan, burnu kırmayız;
“Mazi” olur sanma, yıllanmış fesât!..

“600 şehîd” var, “yüzlerce yetim”;
“İlâhî adâlet”, elbet niyetim;
“Bire-iki” sana, budur diyetim!..
“Tahran-Putin” bir gün, olacak kesat;
“Yavuz Selim” benim, aidiyetim!..

KAYIKÇ’Ali der ki, bu millî istek;
“Hakk rızâsı” asıl, mânevî destek;
Rabbim “Yürü!..” der mi, biz istemesek?..
“Tahran-Putin” bir gün, olacak kesat;
“ABD” bir başa, olamaz köstek?..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim